TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Bugün ne öğrenelim?

Öğrencilerin okula niçin geldiklerini, derse niçin girdiklerini hiç düşündünüz mü? Dışarıdan bakınca tabiî ki öğrenmek için dersiniz.

Burada bizim ne düşündüğümüz, ne dediğimiz o kadar da önemli değil. Nasıl olsa son noktayı öğrenecek kişi, yani öğrenci koyuyor. İşte, “Bugün ne öğrenelim?” sorusuna verilen cevaplar, öğrencilerin okula niçin ve hangi motivasyonla geldiklerini resmediyor.

Evet, herhangi bir konuya ilgilerinin olup olmadığını tespit etmek için öğretmenin yönelttiği soru şu: “Bugün ne öğrenelim arkadaşlar?”

Önceki derslerde alışık olmadığımız parmaklar bile birbiri ardına kalkar ve teklifler yağar:

-Gar nichts! (Hiçbir şey!)

-Lass uns Fußball spielen! (Top oynayalım!)

-Draußen gehen. (Dışarı çıkalım!)

-Spielplatz (Oyun yeri)

-Schönes Wetter (Hava güzel)

-Vitamin-D (Vitamin-D)

-Bitte, raus gehen! (Lütfen, dışarı çıkalım!)

Sakın bu cevapları sadece havanın biraz güneşli olmasına bağlamayın. Dışarıda sağanak yağmıyorsa her zaman, her derste alınabilecek cevaplar. İçlerinde öğrenmek isteyen birkaç kişi olsa da onlar da sessiz kalmayı tercih ediyor, neticede nefis cümleden âlâ.

Bu soru şöyle bir ikazı da nazara veriyor: Öğrenciler derse hazırlıklı olarak, “bugün şunları şunları öğreneceğiz” gibi bir istek veya iç motivasyonla gelmiyor. Öğretmen, sanki zorla bir şeyleri bize öğretecek gibi bir algıyla derse girince öğrenmeye karşı ilk bilinçaltı tepkisi de kendini ele veriyor.

Malûm eskiden öğrencilere ‘talebe’ denirdi. Yani ‘talep eden.’ Talep etme, iç motivasyon açısından son derece önemli. Hele hele “men talebe vecedde vecede” sözünden hareketle, insan ciddi olarak bir şeyi talep ederse, onu elde eder, düşüncesi motivasyonun ayrı bir buudu. Bu ilim öğrenmede de böyle. İlim veya faydalı bilgi… talep etmeden zihne girmiyor.

Peki bu talep etmeyi nasıl uyaracağız? Öğretmenlerin genellikle üstesinden gelemediği bir konu. Ki onlar ancak bir noktaya kadar derse ilgiyi çekebiliyorler. Kanaatimce evvela ailenin deruhte edebileceği bir süreç talep etme işi. Öğrenmenin, bilginin, bilincin, zihnî ve duygusal gelişimin ana hatları ailede neşvünema bulmuyor mu? Bunlar zayıf kalınca öğrenciler öğrenme dışında herşeye meyledebiliyor kolayca.

Ekseri öğrenciler okulun insan hayatı için oynadığı rolü sanki tam kavrayamıyor. Öğretmenlerde zamanla böyle bir izlenim de oluşuyor. Esasen annebabanın üzerinde düşünmesi ve tahşidat yapmasında büyük faydalar bulunan bir görev de çocuklarına okula ve derse gelirken biraz olsun öğrenme iç motivasyonunu kazandırmak…

Eğer öğrencilerin birçoğu böyle bir iç motivasyona sahip olsaydı, okulda öğrenme, beceri kazanma ve düşünme faaliyeti dışında faydasız, malayani işlerle meşgul olmayı değil, sınıfta kalıp iç donanımına artı değerler katacak şeyleri öğrenmeyi tercih ederdi.

Keşke her gün büyük umutlarla okula gönderdiğimiz evlatlarımıza bir de bu yönde telkinlerde bulunup, vicdanlarında öğrenme çerağını veya aşkını tutuşturabilsek…

“Beşikten mezara kadar ilim öğrenme” gibi bir kültür havzasından gelen çocuklarımızın yeni bir heyecan ve anlayışla bu işe eğilmelerini bekliyoruz.

21.08.2015 16:18