TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Bu melankoliyi hekimler paklar!

Empati, kulağa hoş gelen bir kavram. İnsanların birbirleriyle anlaşmalarında sihirli sözcük. Kısaca bir başkasının duygularını anlamak ya da kendi duygularını başkalarına yansıtmak demek.

Doğuştan verilen bu kabiliyet canlandırılmaya muhtaç. Onu aktif hale getirmek, geliştirmek ise bizim elimizde. Empatik olmanın yolu evvela kendi davranış ve düşüncelerimizi anlamaya çalışmaktan geçiyor. Galiba insanın kendini tanıması bütün insanî illetlerin panzehiri hükmünde. Hani “ilim kendin bilmektir” sözünü hatırlayalım.

Ancak kendimizle yüzleştiğimizde kendimizi karşımızdakinin yerine koyup, onun duygu ve düşüncelerini, hatta tepkilerini doğru anlayabiliriz. Karşımızdakini anladığımız ölçüde de baltayı taşa vurmadan, pot kırmadan veya çam devirmeden davranışlarımızı ona göre daha dengeli ayarlayabiliriz. Çünkü empati aile içi eğitimden, dış dünyadaki ilişkilerimize kadar hayatımızda vazgeçilmez bir yere sahip.

Tabii ki her olumlu hissiyat, kötüye de kullanılabilir. Nasıl empati, olumlu maksatlar için kullanıldığında mutluluğu arttıran, işbirliğini geliştiren ve birlikte yaşamayı destekleyen bir rol oynuyorsa, kötüye kullanıldığında da manipülasyon işine yarıyor.

Art niyetli insanlar bu duyguyu kolayca manipüle edebiliyor. En büyük manipüle aracı ise medya. İnsanların dünyaya bakışındaki tesiri muazzam. Son zamanlarda yaşandığı gibi sağ gösterip sol vurma şeklinde tezahür eden hadiseler empatinin kötüye kullanılmasına çarpıcı bir örnek. İçinde yaşadıkları durum ve tepkileri iyi analiz edilen kitleler, algı operasyonlarıyla manipüleye açık hale getiriliyor. Ne olup bittiğinin farkına bile varmadan adeta uyutulabiliyor. Hatta öyle efsunlu yaklaşıyor ki kitleler sıcağını hissettiği ampule, farkına bile varamıyor bu kadar açıktan etmesine rağmen manipüle. Siz siz olun empatinin sınırlarını iyi belirleyin bu yüzden.

Şahsi ilişkilerde olumlu manada bir fonksiyon görse de, siyaset empatiyi daha çok manipüle yoluyla kitleleri etkilemede kullanıyor. “Ben seni anlıyorum. İhmal edilmiş problemlerini ben çözeceğim!” dediğinde aklımızı kullanarak, sözlerdeki tutarlılığa ve bununla neyi hedeflediğine mutlaka bakmak icap eder. Neticede saf duyguların kötüye kullanılması insana koyar, acı verir. Maalesef böyle bir vicdan azabını büyük kitleler acı acı çekecek. Böylesine açık manipülasyonlara maruz kalıyorsa insanlar yapacak da pek bir şey yok. Bilhassa siyasette empatik yaklaşımlara dikkat etmek gerekiyor. Çünkü politik kararlar bir insan tarafından değil, bir grup, hatta vatandaşın hakları konusunda hiç de sempatik gelmeyecek bazı insanlar tarafından alınıyor. Empatik ve karizmatik görüntüler burada yanıltıcı olabilir.

Velhasıl empati, hem iyiye hem de kötüye kullanılabilen bir potansiyel taşıyor içinde. Mühim olan onunla neyin hedeflendiği. Karşımızdaki insanın his ve düşüncelerine muttali olduğumuzda onu kendi hesabımıza mı, yoksa onun adına da kullanacağız? Şahsî planda iyi yönde işe yarasa da, politik cenahtan gelen empatik yaklaşımlara temkinli durmak, en azından manipüle gayretlerini boşa çıkarır.

Bizim dinî, ahlakî değerlerimiz karşımızdaki insana zarar vermeye, onun içinde bulunduğu durumdan faydalanarak çıkar elde etmeye engel. Muhatabımıza sadece karınca kararınca yardımcı olma, pek beceremesek de gönül kırmama ve ilişkilerin sağlıklı seyretmesi istikametinde gayret gösteririz. Keşke bütün varlığa empatiyle yaklaşıp, aynı hoşgörü ve saygıyı atfedebilsek, ilkeli bir duruş sergileyebilsek… Empatik davranma konusunda zengin değerlere sahibiz, ama onları yerli yerince kullanma biraz maharet istiyor o kadar.

Siyasi manipülasyonlara gelince, Allah akıl ve vicdan vermiş, biraz düşünelim, güzeli çirkini, doğruyu yanlışı ayırt edelim diye. Sinir uçlarına dokunana kadar tahammül ediyorsan, bu melankoliyi ancak hekimler paklar…

15.05.2015 18:30