TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Artık her yer Sakarya!

Eskiye göre var mı bir eksiği? Ne gezer… Ya fazlası? Hem de nasıl… Hakikaten göz dolduruyor, gözler doluyor. Buruk yürekler ümitle hopluyor.

Salonların, sahnelerin birbiriyle yarışırcasına câzibedar güzelliğine takılacak değilim. Muhteva her zamankinden daha muhteşem. Öğrencilerin performansı dillere destan. Kriko efektiyle her yıl bir öncekine göre iki adım ileride.

Arka fondaki fedakâr öğretmenler daha da özverili ve enerjik. Sahnenin muhteva ve muhteşemliği, sahne arkasındakilerinkinin birebir yansıması değil de nedir?

Dil ve kültür festivallerini seyrederken her nedense aklımdan yer yer Necip Fazıl’ın meşhur beyti geçti:

“Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;

Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.”

Ne yerinde döktürmüş Üstad… ‘İnsan ve fikir’ akar diyor. Akmasına akıyor da… nereye? Anadolu topraklarından fışkıran sevgi ruhu köy haline getirdikleri bütün dünyaya. Hem de her köşesinde birbirinden farklı toplumlara ışıktan hüzmelerle yağarak… Sevgi ve barış mesajlarıyla sağanak sağanak…

Peki kendileriyle birlikte Anadolu’yu da kirletenlerden ne akıyor: Nefret! Haset ve nefretin temsilcilerine kulak veren var mı? Üç maymunları oynayanlar dışında hiç kimse. Birleşmiş Milletler’den, Unesco’dan irili ufaklı ülkelerin devlet başkanlarına kadar tebrikler yağıyor bu altın çocuklara, bu muhteşem organizasyonlara. Böylesine tertemiz çocukları “terörist, haşhaşi” diye yaftalayacak kadar iz’an ve vicdan yoksunlarından ne akar ki kirden başka… Ülkenin her yanına kabûs gibi çöken çakal ve kurt ulumalarının gölgesinde dünya kültürlerinin ritmik güzelliği böylesine berrak duyulamazdı zaten… Yerellikle evrenselliğin armonisi böylesine geniş kitleleri büyüleyemezdi… Ne Anadolu ne de Adriyatik’ten Çin’e kadar… Türkçe’nin vatanı artık bütün dünya.

Ve bu tarihi süreçte hepimiz akıp gidiyoruz. Bir vadide sevgi, barış soluklayanlar, diğer vadide kin ve nefret salgılayanlar… Bir gün salgıladıkları irinin içinde boğulup gideceklerinden hiç şüphem yok. Fakat bu dünya çocukları, güzellikler vadediyor insanlığa. İnsanlığın muhtaç olduğu barış adına… Çevirmek için nazarları huzur adalarına…

Her gün çatışmaların, savaşların, zulümlerin milyonlarca insanı yerinden yurdundan ettiği, hele hele İslam dünyasının terör ve yolsuzluk batağına saplandığı günümüzde ne kadar da ihtiyacımız var bu nağmeye. Dil ve kültür festivalleri böyle anlamlı ve hayatî bir boşluğu dolduruyor işte. Mûsiki, sanat gibi evrensel bir dille sesleniyorlar dünya kamuoyuna. Kanaatim o ki, dünyanın sağduyulu ve barıştan yana kamuoyu bu sese kulak verecektir, veriyor da.

Varsın ışığın yansıdığı bazı kırık aynalara takılıp kalanlar, elaleme parmak ısırtan bunca sanatı görmezden gelsinler… Varsın ışığa düşman, aklını algıya, arsaya kaptırmış nâdânlar kem sözlerle savaş açsınlar… Dünya kem sözlere değil, sevgiyle coşan yüreklere gönlünü açıyor, ayakta alkışlıyor. Ruhunu çimentoyla harca karıp taşlaşan vicdanlara aldırmayın… Anadolu’nun manevi zenginliğiyle dünya kültür coğrafyasını bir kaneviçe işçiliğiyle ilmik ilmik işleyen sevgi kuşaklarının pâk yüreklerine bakın.

21.05.2016 17:02