TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Çocukları bağnaz ve politize edeceğinize…

Galatasaray, evvelsi gün kupa maçını kazandı ama geçen yıl bir Avrupa takımıyla oynadığı maçı kaybetmişti. Derste konu açılınca öğretmen, beklentilerin çok altında kötü oynayan Galatasaray’ı eleştirir. Bir kız öğrencinin söz isteyerek sorduğu soru oldukça düşündürücüdür:

Öğretmenim siz niye bu kadar Türkiye’ye karşısınız? Belki soruyu “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diye geçiştirebilirsiniz. Oysa bu soru, her türlü eleştiriyi doğrudan kendine ve kutsadığı her şeye saldırı olarak algılayan bir ruh haletini ve politize bir beynin nasıl işlediğini ortaya koyuyor.

Maalesef son zamanlarda Türk kökenli birçok çocuk/genç farklı derslerde ve bağlamlarda oldukça bağnaz partizan bir görüntü veriyor. Bu fanatik zaviyeyi neredeyse hayatlarının merkezine oturtuyor veya etrafına sadece bu noktadan, yani siyah-beyaz bakıyorlar. Dini değerlere bile politik ağızla yaklaşabiliyorlar. Halbuki siyasi, dini, ahlaki alanların kendine göre ilkeleri var ve okul zaten bu ilkeler doğrultusunda öğrencilerin düşünmelerini salık veriyor. Bu ilkeler ailelerin yanlış tutumuyla karıştırılır ve politize edilirse gençlerin zihin dünyasının karmaşıklığına ve davranış yozluğuna sebebiyet verilmiş olur.

Halbuki Müslüman kimliğimizi öne çıkarıyorsak, öncelikle Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerden sudur eden prensipler bizi bağlar. Hem de hadiseleri, insanî ilişkileri ve dünyayı okuma, tavır ve düşüncelerimizin inandığımız değerlerle örtüşmesi adına. Hele hele çocuklarımızın sağlıklı bir ahlak anlayışına, düşünce ve kişilik yapısına sahip olmasını istiyorsak…

İslamiyet insanı yüce ahlakla donatmak içinse, bu değerleri gençlerin karakteri haline nasıl getireceğiz? Asıl soru bu. Elbette dil kabiliyetini geliştirme yanında zihin, ruh ve duygu dünyasını da inşa ederek…

Mesela hırsızlık, rüşvet, yalan, vergi kaçırma gibi ahlaksız davranışlara karşı tutumumuz ne olacak? Ya kendisi gibi düşünmeyen Müslümanlara kin ve nefretle bakmaya, hatta onları tekfir etmeye karşı. Gençler bunların Kur’ân’a aykırı olduğunu bilmiyorlar mı? Tabii ki biliyorlar… Tepki gösteriyorlar mı! Bir tarafta Kitap ve Sünnet kaynaklı ahlakî ölçüler, diğer yanda tamamen politik bakış açısına endeksli yanlış tutum ve davranışlar… Tam bir paradoks.

Şu ayetlere bir bakalım: “Hep birlikte Allah’ın İpi’ne sımsıkı sarılın ve asla ayrılığa düşmeyin. Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın ki, siz bölük pörçük birbirinize düşman idiniz; derken Allah kalplerinizi birleştirdi de, O’nun nimeti sayesinde kardeş oluverdiniz. Bir ateş çukurunun tam kenarında bulunuyordunuz, fakat Allah sizi oraya düşmekten kurtardı.” (3:103)

“Ey insanlar! Sizi bir erkek ile bir kadından yarattık ve (birbirinize karşı soy ve renginizle övünesiniz, birbirinize düşman olasınız diye değil, bilakis) birbirinizi (karakter ve kabiliyetlerinizle) tanıyıp kaynaşasınız (ve dostane sosyal münasebetler içinde yardımlaşasınız) diye ayrı kavimler ve kabileler haline getirdik. Bilin ki, Allah katında en şerefliniz, en değerliniz, takvada (O’na saygıda ve imanda) en ileri olanınızdır.” (49:13)

Bu ayetler ne diyor bize: Hep birlikte Allah’ın İpi’ne sımsıkı sarılın… Asla ayrılığa düşmeyin… Kalplerinizi sevgiyle birleştirin… Kardeş olun… Allahın nimetlerine şükredin… Birbirinizle tanışıp kaynaşın… Takvada en ileri olmaya çalışın ki Allah katında değerli olasınız…

Peki ya Müslüman ülkelerdeki politikacılar?.. Onlar gücü elinde tutmak istiyor. Kendilerine inanan kitleleri diğer Müslümanlara karşı düşmanca bir tavır içine çekebiliyor. Yani Kur’ân-ı Kerim birbirinize düşmanlık etmeyin derken, politikacı düşmanlık tohumları saçıp, taraftarlarına kin ve nefret öğütleyebiliyor. Ve böylece demokrasi kültürü ve hukuktan yoksun siyaset, toplumu derinden bölen bir araç haline gelebiliyor.

Tarihte olduğu gibi günümüzde de Müslümanların siyasi mülahazalarla başka Müslümanlara karşı kavgaya, çatışmaya, hatta savaşa girdiği, onlara kin ve nefret kustuğu, düşmanlık beslediği, gıybetini yaptığı nadirattan değil. Halbuki İslâm, bunlarla birlikte ırkçılığı ve ayrılıkçığı da şiddetle menediyor. Allah katında en değerli insan olmayı, şu veya bu siyasi görüşe değil, takvada en ileri olmaya bağlıyor. Buna rağmen bazı siyasi İslamcıların hiçbir ilke ve ölçü tanımadığına ve her cürmü mübah gördüklerine şahit oluyoruz.

Şimdi hakikat böyleyken, çocuklarımızı kimlik ve kişilikleri oturaklaşmadan türlü manipülasyonlarla politize etmek, onlarda ciddi bağnazlığa, zihin karışıklıklarına ve radikal eğilimlere yol açmaz mı? Bilhassa anne-babaları bu konuda daha hassas ve sorumlu davranmaya çağırıyoruz. Ne olur, onlara da yazık etmeyelim… Yoksa futbol eleştirisini bile ülkeye düşmanlık sayma gibi absürt tavırlar sergileyen bir nesille karşı karşıya kalırsınız.

27.05.2016 15:19