TAKİP ET

Merkel ve hukuk

Alman Anayasasının temel bir özelliği var. Devlet otoritesinin tüm eylemleri kayıtsız şartsız sadece hukuk devleti ilkelerini temel alan bağımsız yargı denetimi altındadır, hatta bu ilkelere “ilelebet” geçerlilik de tanınmıştır. Temel Yasa (Grundgesetz) olarak adlandırılan Anayasanın ilk maddesi ise insanlık onurunu anayasal düzenin en üstün değeri olarak tanımlamaktadır. Birinci madde: “İnsanlık onuru dokunulmazdır. Her tür devlet erki insanlık onuruna saygı göstermek ve onu korumakla yükümlüdür.”

Dün Berlin’deki Federal Basın Evi’nde gazetecilerin karşısına çıkan Başbakan Angela Merkel’in başta Suriyeli mültecilerle ilgili olarak sarf ettiği insanlık onurunun dokunulmazlığı mesajları manidardı. Aşırı sağcıların saldırılarına maruz kalan insanları savunurken, yine aynı zihniyet tarafından geçtiğimiz haftalarda şahsına yapılan sözlü hakaretle ilgili soruyu da cevaplarken hukuk devleti ilkesinden bahsetti. Bir basın toplantısında neredeyse tüm konularda o kadar çok hukuk dedi ki bir ara saymayı bıraktım, en son 7 rakamını not etmişim. Kendisine hakareti ‘olabilir’ diye geçiştiren Merkel, mülteci yurtlarına yapılan saldırılarla ilgili ise sert konuştu: “İnsanlara saldıran, kin-nefret saçan, insan onurunu sorgulayanlarla Anayasamızın tüm gücüyle mücadele edilecek.”

Ülke zor günler yaşıyor. Başta Suriyeliler olmak üzere yerlerini yurtlarını terk eden insanların çoğu Almanya’ya gelmek istiyor. Alman toplumunun bir kısmında ise (doğu eyaletlerinde yoğun olmak üzere) yabancılara karşı önyargılar mevcut. Marjinal aşırı sağcı gruplar ise Federal Hükümeti endişelendiriyor. 90’lı yıllarda Solingen, Mölln gibi katliamlarda vatandaşlarımız hayatlarını kaybetmişlerdi. Acıları hala unutulmadı. Rostock’ta mülteci yurdunu ateşe verenlerin alkışları hafızalarda canlılığını koruyor. Nasyonal Sosyalist ırkçı ideolojilerle mücadele etmek kolay değil. NSU cinayetleri aydınlatılamadı. Çoğunluğu teşkil etmese de beyinleri ırkçılık vebasıyla yıkanmış bir nesil var. Doğu eyaletlerindeki bazı köylerde konut satın alan Neonaziler kendi aralarında yaşıyorlar.

Gelelim Merkel’in açıklamalarına: Almanya’ya 800 bin mülteci göçü beklediklerini kaydeden başbakan, savaştan kaçan insanlara hukuk devletinin kapılarının açık olduğunun altını çizdi. Anayasal hak olduğunu söylediği sığınma hakkının insan onurunun korunmasıyla ilişkili olduğunu belirten Merkel, “Kimin nereden geldiği önemli değil, bizim için her bir bireyin insan haklarının korunması önemli.” dedi. Irkçıların propagandaları karşısında vatandaşlara “uzak kalın” çağırısında bulunan Merkel, “Bunların kalplerinde nefret ve önyargı dolu.” diye konuştu. Suriyelilerin yaptıkları sığınma başvurularının hızlı biçimde sonuçlandırılarak bu insanlara perspektifler sunulacağını duyuran başbakan, ‘güvenli ülkeler’ olarak adlandırdığı Balkan mültecilerin ise hızlı biçimde ülkelerine geri gönderileceği mesajını verdi. Mültecilerin Müslümanlığına dikkat çekenleri eleştiren Merkel, Almanya’da yaşayan göçmenlere de dikkat çekerek İslam’ın Almanya’nın bir parçası olduğu görüşünü yineledi ve Müslümanların Almanya’ya katkılarından övgüyle bahsetti.

Oldukça ilginç bulduğum için değinmeden geçmek olmaz. Merkel’e meşhur Filistinli kız da soruldu. Merkel’le bir podyum programında konuşurken ağlayan küçük mülteci kız. Merkel kızın Almanya tarafından getirildiğini, kendisinin “müthiş derecede” entegre olduğunu anlattıktan sonra “Sadece benimle yan yana göründü diye bir kişinin mülteci başvurusunun hallolacağını beklemek olmaz. Hukuk devletinde hukuk işler.” Bundan kasıt şu idi: 20 yıldır Ürdün’deki bir mülteci kampında kalanla Suriye’den sıcağı sıcağına kaçarak Almanya’ya sığınan bir kişinin durumu aynı biçimde ele alınamaz. Öncelik Suriyelilere. Neyse ki küçük kızın Almanya’da kalmasının önünde bir engel olmadığı da öğrenildi. Dedim ya her şeyin başı hukukun üstünlüğü. Türkiye’deki hukuk tanımazlara duyurulur.

01.09.2015 14:46