TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Zafer Allah’tandır

Sonsuz kudret ve hikmet sahibi Allah (cc), icraatını sebepler dairesinde, her şeyi hep küçükten yaratmak suretiyle kudretini ve hikmetini göstermekte ve bizlere de yapacağımız işler mevzuunda rehberlik yapmaktadır. Bütün canlıları sperm’den, meyveleri küçük birer çekirdekten yaratmıştır.

İlk yaratılıştan bugüne kadar bütün beşeri Hz. Adem’le, nebiler zincirinden sonra, kıyamete kadar hükmü devam edecek İslam davasını kainatın yaratılış vesilesi Efendimiz’le (sav) başlatmıştır.

Asrımızın çilekeşi, gece gündüz küfür ve dalalet içinde boğulan insanlığın kurtuluşu adına,  aynı mahrumiyetler ve sıkıntılar içinde davasını sürdürmüştür. Yarım asır evvel bir cami hariminde Hocaefendi’nin başlattığı ve bugün dünyanın büyük çoğunluğunda hayr-ul halef nesillerin yetişmesi, sulhun ve  huzurun gerçekleşmesi adına fütühatlar gerçekleştiren Hizmet Hareketi de, bugünlere kolay gelmemiştir.

Muazzez Üstadımız Hizmeti imaniye ve Kur’aniyeyi helaket ve felaket asrında, “saçlarım kadar başım olsa hergün birini alsanız küfrü mutlak’a bu baş teslim olmayacak.” diyerek üç beş talebesi ile başlatmıştı. Şu an itibariyle milyonlarcası Cennet’in küçük bir nümûnesi olan berzah, (kabir) aleminde bulunuyor. Bu güzide davada onlarla birlikte şu an itibariyle her türlü mahrumiyete, sıkıntılara rağmen davasını temsil eden, granit gibi, diklenmeden davası adına dimdik duran, geriye adım atmayan, Hakk’ı temsil eden gönül erleri’nin ve ruh mimarları’nın hakkı ve emeği vardır.

İnsanız, çürümeye mahkum etten kemikten zayıf bir varlığız. Buna rağmen enaniyet galebe çalıp, bazen başarı ve muvaffakiyetleri kendimizden bilme gibi zaaflarımız olabiliyor. Bu insanın yapısında, karakterinde var olan bir şey. Halbuki; “Bütün başarılar, bütün güzellikler Allah’dan, bütün eksikler, kusurlar insanın kendi kusurlarındandır.” (Nisa-4)

Hani “Andolsun ki; Allah size bir çok yerlerde ve Huneyn gününde zafer ihsan etti. Çokluğunuz sizi ‘ucb’e sevketmişti de hiç bir yarar sağlamamıştı. Yeryüzü bütün genişliğine rağmen başınıza dar gelmişti, nihayet gerisin geri dönüp gitmiştiniz.”

“Sonra Allah, Resulünün ve mü’minlerin üzerlerine sekinetini, güven veren rahmetini indirmiş, sizin göremediğiniz ordular göndermişti de kendisini tanımayan o kafirleri azaba uğratmıştı. İşte kafirlerin cezası budur.” (Tevbe-25-26)

Bütün varlıkları hikmetle yaratan, sisteme, düzene koyan Kudret-i sonsuz Allah’ın, mezkür surede beyan ettiği gibi her şeyi yapan, evirip çeviren O’dur. Buna rağmen bütün dünyanın bir çok yerinde Allah’ın lütfettiği hizmette, bizim de bir payımız, hakkımız var deyip, makam, itibar, işe vaziyet etme ve öne geçme gibi mülahaza ve düşünceler hayallerimizden bile geçti ise, Hz. Allah mülkün hakiki sahibi benim buyurdu. Zalimleri başımıza musallat ederek, böylece Allah bizim de elimizden bir çok imkanları aldı ve bizi de sıkıntılara soktu. Neticede dünyayı bütün genişliğine rağmen bize de dar etti.

Allah Resulü (sav) Bedir’de daraldığı bir anda: “Allah’ım, zafer vaadini gerçekleştir. Bu cemaat helak olursa artık yeryüzünde Sana ibadet edecek kimse kalmayacak.” diye dua ettiğinde, Allah lütfedip mü’minleri muzaffer ettiği, Huneyn’de görünmeyen ordularla kafirleri tersyüz ederek azaba uğrattığı gibi, biz de aczimizi, zaafımızı, fakrımızı itiraf eder, halimizi Rabbimize arz ederek, ‘Allah’ım zillet ve sefalet içinde asırlardır ayaklar altında ezilen ümmet-i Muhammed’i (sav) yeniden ihya etme gayret-i içinde çırpınan şu gönül erlerini, ruh mimarlarını yok edersen, Sen’in davana sahip çıkacak kimse kalmayacak’ diyerek yalvarıp yakarmalıyız. İşte o zaman Allah’ın inayeti bizimle beraber olacaktır. Bunda hiç şüphe etmemeliyiz.

Allah muttakilerle beraberdir.

Evet mülkün sahibi Allah verdiği bazı imkanları geri aldı. Zahiri hoşumuza gitmeyen bu hadiseler bizleri üzdü üzüyor. Fakat neticesindeki gizlediği hayırları zamanla bir bir gösterecek bunda şüphemiz yok.

Sebeplere takılıp te’siri hakiki vermemeli. Müsebbibe’l Esbap olan Allah’ın neticedeki icraatına gözlerimiz dikmeliyiz.

18.11.2016 18:29