TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Temsil keyfiyeti

Anadolu’da yaygın olarak kullanılan bir söz vardır “insan bilmediğinin düşmanıdır” diye. Eğer bir gerçeği, bir hakikati, bu hatta Kuran kaynaklı, sünnet kaynaklı bile olsa, eğer insanlar bilmiyorlarsa, insan bu bilmediği şeye düşmanı olur.

Nitekim bunun en açık delili Allah’ın inkarıdır. Bu kadar muhteşem yaratılmış bir kainatta zerreden, kürelere, semekten sistemlere kadar canlı cansız bütün varlıklar Allah’ın varlığına birer delil olmasına rağmen, herşey O’ nu gösterip O’nu anlatmasına rağmen insanoğlu Allah’ı tanıyamadığı, okuyamadığı zaman O’na düşman oluyor, inkar ediyor.

Binaenaleyh bir gerçeği insanlar bilemiyorlarsa, tanımıyorlarsa dolayısıyla o insanları kandırmak, yanlış yollara sevketmek, batılı hak göstermek ve gerçeği hakikati yanlış yorumlamak ve onlara inandırmak gayet kolay olur.

Bunun bir örneğini Hocaefendi’den dinlemiştim. Hikayeyi Hocaefendi’ye Mim Kemal Öke bey anlatmış. Mim Kemal beylerin bir tanıdıkları varmış. Müslümanlar hakkında “Bunların ellerine fırsat geçse, bizleri asarlar keserler, işimizi bitirirler” şeklindeki kanaatini Mim Kemal beye de dahil olmak üzere hep izhar edermiş. O ailenin hususiyle hanımı, “evde bunlar böyledir” diye konuşurlarmış. Bir gün bir vesile ile Mim Kemal bey’in evine ziyarete geliyorlar. Mim Kemal beyin evinde, kendisine Hocaefendinin kendisine hediye ettiği bir kılıç varmış. Hediyelik olarak satılan türden bir kılıç. O da o gün hatıra olarak değer verdiği kılıcın paslanmaması için temizleyip, yağlayıp tekrar yerine asmak için uğraşıyormuş. Onlar da tam o anda gelmişler. İçeri girince kadın başlamış bağırmaya, “bak bey ben sana demedim mi, bak işte kılıçlarını biliyorlar, bizim işimizi bitirecekler” diyor. Mim Kemal bey kadına işin hakikatini anlatana kadar akla karayı seçmiş.

Onun için bu gün dünya maalesef böyle bir karma karışık bir hava içerisinde, kim ne yaptığını bilmiyor, kim nereye gittiğini doğru dürüst bilmiyor… Nice kalbi safi insanlar var ki, öndeki inanmamış ama inanmış görünen münafık tipli veyahut ta tamamen küfür ve dalalet içinde olmasına rağmen inananlara dünya hayatı adına parlak istikballer vaaden insanları takip ediyorlar. Maalesef onlar yüzünden böyle bölük pörçük, parça parça hale geliyorlar.

Herkes kendi rahatını temin etmek için guruplar kuruyor ve o guruplardan istifade etmeye çalışıyorlar. Bunun bir örneğini de Amerika’ya ilk gittiğimde görmüştüm. Kemal bey’le karayolu ile geziyoruz, dolaşıyoruz. Arkadaşların olduğu yerleri ziyaret ediyoruz. Virginia tarafına doğru gidiyoruz. Radyoda birisi konuşma yapıyor. Konuşmada Allah, peygamber lafızları geçiyor. O kadar etkili konuşuyor ki, ben çok İngilizce bilmediğim halde konuşmadaki heyecan beni bile etkiledi, tesir etti. Arada bir peygamberimizin adı geçiyor. Ben Kemal beye “Çok heyecanlı, çok güzel konuşma yapıyor herhalde. Bana ne anlattığını özetleyebilir misin?” dedim.

Arkadaşımız tebessüm etti, hocam duyma daha iyi dedi. Hayrola, niçin dedim. Kemal bey bana “Adam cemaatine, siz benim hanımıma işte milyon değerinde bilmem ne hayvanı kürkü almazsanız, benim altıma modelli en lüks araba çekmezseniz, şunları yapmazsanız Allah sizi cehenneme atacak, sizin iflahınızı kesecek” diyor. Anlayacağın onları soymaya çalışıyor” dedi. Dünyada maalesef Allah adına, Resulullah adına din adına çok korkunç istismarlar var. Cenab-ı Hak bütün ümmeti Muhammedi korusun.

Böyle bir ortamda bize düşen vazife bellidir. Bizler insanları kandırmayacak, aldatmayacak Allah’ın ismiyle asırlar seneler geçse inşallahü teala çizgimizi koruyacağız. Allah’ın, Resulullah’ın kitap ve sünnetin emri doğrultusunda insanlığa güzel ve doğru örnek olma yolunda bu işi temsil etmeye gayret edeceğiz. Yoksa böyle bir örnek ve numune olacak, şuurlu bir sistem geliştirilmezse çok masum insanlar bile Allah korusun çok şey kaybedebilirler.

21.01.2015 22:30