TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Misafir oldukları evde kavga edenler

Hayatı ahenk içinde düzene koyma, fert, aile ve toplum huzurunu temin etme Allah’a imandan sonra, “zerre kadar hayır ve şerrin” hesabının Hakimler Hakimi Allah huzurunda sorulacağı ölüm ötesi hayata inanmaya bağlıdır.

Böyle bir hayata inanan, davranış ve hareketlerini hesap verme havası ve hassasiyeti içinde tanzim eden, Allah korkusu ile nefeslerini alıp veren, ihsan şuuru ile ibadet ve taatlerini ifa etmeye çalışan, katip meleklerin gizli açık her şeyini kaydettiğine inanan fertlerin, teşkil ettiği bu toplum huzur içindedir. Onların yuvaları bir Cennet bahçesidir.

Bu toplum mutludur, müstakimdir. Bu toplumu meydana getiren fertlerin, kimsenin malında, canında, namus haysiyet ve şerefinde, makam ve servetinde gözü yoktur. Onların gözü ölümsüz ebedi alemde, namütenâhi Allah’ın lütuflarında ve O’nun rızasındadır.

Yaşadığı hayatın, yaptığı işlerin hesabını vereceği o aleme inanmayan bir insanın, müstakim olması düşünülemez. Gizli açık büyük küçük her yaptığı işin tesbit edildiğine, hesabının sorulacağına inanmayan fertlerin kontrol altına alınması, böyle bir aile ve toplumun huzurlu ve mutlu olması mümkün değildir.

Bu gün dünyanın her yerinde hususiyle İslam coğrafyasında ortalığı fitneye veren, sürekli yangın çıkaran, yuvaların sönmesine yavruların boynu bükük yetim kalmasına, hanımların hususiyle anne babaların ciğerlerinin yanmasına sebep olan çılgınlıkların, hırçınlıkların, hezeyanların durdurulmasının tek yolu var. İnsan öldükten sonra dirileceğine, zalimin zulmünün cezasını göreceğine, mazlumun mahkumun, mağdurun hakkının alınacağına “Mahkeme-i Kübraya” büyük mahkemeye, Hakimler hakimi Allah huzuruna çıkartılıp hayatının hesabının sorulacağına inanmasıdır.

Bugün ailelerin, ülkelerin, dünyadaki sulh ve huzurun alt üst edilmesi şuna benziyor. Misafir olduğumuz bir evde, ev sahibini tanımadan saraydaki eşyalar yüzünden kavga eden misafirlere benziyor. Mülkün Sahibi Allah’tır. Sen ben misafiriz. Dünya zinetleri başında kavga ederken, Azrail gelip emaneti almak üzere kapıyı çalacak ve seni-beni herkesi dünyanın her şeyinden mahrum bırakıp, bir kefenle, seyyiat ve hasenatımızı yüklenerek Allah huzuruna davet edecektir.

Asırlardır insanlığın en büyük derdi, sıkıntıların kaynağı imandan ve ebedi ölümsüz alemden habersiz yaşamasıdır. Bütün sıkıntıların altında iman zâafı, zayıflığı ve ölüm ötesi aleme gerçek mânâda inanmama yatmaktadır. Olup biten hadiseler, insanlığın rahmeti sonsuz Allah’a, emniyet ve güveni temsil eden insanlığın iftihar tablosu, Efendiler Efendisine, hesap günü olan âhiret inancına, herkesi kucaklayan ve evrensel barışa davet eden İslama, ne kadar muhtaç olduğunu açıkça göstermektedir.

Davayı İslama kaderini adamış İnsanlığın iftihar tablosu Efendimizden bu güne bütün büyüklerimizin, ehl-i imanın, dünyanın şarkında ve garbında muhtaç gönüllere iman hakikatlerini duyurabilme adına, Resulullah’ın (sav) rehberliğinde dünya ve ahiret hayatının mutluluk ve huzur kaynağı olan Kur’an’a sımsıkı sarılıp,  küfür ve dalalet yangınından nesilleri kurtarma, zillet ve sefalete mahkum beşeri şu dünya hapishanesinden kurtarıp, ölüm ötesi alemde yüzlerini güldürebilmek için, gülmeyi unutmuş sinesi çile ve ıstırap dolu her türlü engellere rağmen ye’se düşmeden, ümitle şahlanmış bütün mü’minler, Allah’ın rızasının dışında bu davayı hiç bir şeye alet etmeme niyetiyle hayatlarını bu işe adamışlardır.

Böylece cihan sulhunun gerçekleşmesi adına kendilerini ilim ve irfana vermiş bu fedakar insanlar hakkında ister içtihad hatası, isterse kasıtlı olarak her devirde olduğu gibi zaman zaman yolları kesilmek istenmiştir ama Allah murat etmeden dünya birleşse bu iman ve Kur’an fedâilerinin vefa ve sadakat erlerinin, kılına dokunamazlar. Hakim olan Allah (cc) bir hikmete binaen yollarının kesilmesini takdir buyurmuş ise,  bütün dünya yardım etse yine de engel olamazlar.

“Gel sevelim sevilelim

Dünya kimseye kalmaz.” (Yunus)

“Akıbet müttakilerindir.” (Kasas suresi-83)

30.10.2015 17:15