TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Kontrollü yaşama

Hem iyiliği, hem fenalığı hem hayrı, hem şerri yaratan Allah’tır. Fakat şerre sebebiyet veren, davet eden insan iradesi olması itibariyle şerler insanlara; hayırlar, güzellikler Allah’a izafe edilir.

Allah (cc), ateşi, elektriği yaratmış, onların insanlara faydası var. İnsan iradesiyle elini ateşe sokarsa, çıplak elektriğe değerse, insan kendi hakkında şer yapmış olur. Nitekim Cenab-ı Hakk; “Ey insan, sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise nefsindendir.” (Nisa 79) buyurmaktadır.

Hayırda, şerde, zorda kolaylıkta, sebeplere riayet edip Allah’a tevekkül ve teslimiyet içinde olanlar için, Kur’an’ı Kerim “Kim Allah’a ve Resülüne itaat ederse, işte onlar; Allah’ın nimetlerine mazhar ettiği nebiler, sıddıklar, şehitler ve salih kişilerle beraber olacaklardır. Bunlar ne güzel arkadaşlar.” (Nisa 69) buyurmaktadır.

Hadiselere Allah hesabına bakıp değerlendirilince şer gibi görünen şeylerde bile ne kadar güzellikler olduğunu insan görebilir.

Dil insanlar için diğer uzuvlar gibi Allah’ın büyük bir lütfudur, bir nimetidir. Aynı zamanda iyi kullanılmazsa, hayır ve güzelliklerde istihdam edilmezse şerdir, musibettir, insanın dünya ahiret mahvına sebeptir.

Dil, niyet ve nazar ve bütün uzuvlar güzelliklerin, hayırların anahtarı olarak kullanılmalı. Yoksa şerrin, günah ve küfrün postacılığını yaparlar. Hazreti Üstad “Her günahta küfre giden bir yol vardır.” buyuruyor.

İmanda derinlik, tahkikat, araştırma mü’minin vazifesi olmalıdır. Fitne döneminde şu üç şeye dikkat etmelidir. Dil, dünyada da, ahirette de insanı sorumlu hale getirir. Öfke ile söylenen sözler, cinayetlere, hapis ve ölüme kadar götürür. Mümin dilini, Kur’an yörüngeli, ahiret sorumluluğu ile kontrol altına almalıdır.

İnsan gayz, kin ve nefretini yutmalı, hiddetin öfkenin, muvakkat bir cinnet olduğu şuurunda olarak Allah’ın emanet ettiği her şeyi, Mevla’nın hoşnutluğu ve razı olacağı yolda kullanmalıdır.

Dil beyt-i hüdadır, ânı pak eyle sivadan. Kasrına nüzul eyleye Rahman gecelerde.

Peygamber Efendimiz (s.a.v) ademoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları dile temenna edip, bizim hakkımızda Allah’tan kork, zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan bizde istikamete oluruz. Sen sapıtırsan biz de sapıtırız” derler. (Tirmizi)

Süfyan ibn-i Abdullah (r.a) Ey Allah’ın Rasülü (s.a.v) uyacağım bir amel tavsiye eder misin? diye soruyor. Allah Rasülü (s.a.v) de “Rabbim Allah’tır de, sonra doğru ol.” cevabını veriyor.

Ey Allah’ın Rasülü (s.a.v)  benim hakkımda en çok korktuğunuz şey nedir? deyince de, eliyle dilini tutup sonra da işte “şu” buyuruyor.” (Tirmizi)

Ebu Hureyre (r.a)’den rivayet edilen bir hadiste “Allah’a ve ahiret gününe inanan kimse, ya hayır konuşsun ya sussun.” (Tirmizi)

İbn-i Ömer’in rivayetinde ise “Kim susarsa kurtulur” (Tirmizi) hakikati aktarılıyor.

22.01.2016 16:20