TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Kıymeti bilinmeyen değerler

İnsan bu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş, çok kıymetli istidat ve kabiliyetlerle donatılmış, o kabiliyet ve istidata göre de kendisine ehemmiyetli, önemli vazifeler tevdi edilmiştir.

Böylesine kıymet ve değer ifade eden bu hazine çürüyüp yok olup gitmemesi için, Allah (cc) ona kıymetini, mesuliyetini hatırlatan kanunlar vaz etmiş, rehberler tayin etmiş, hedefi, çizgisi belirlenmiş, yol haritası eline verilmiş, ta ki yolunu şaşırmasın, kendisine hatırlatılan sorumluluğun, şuurun hakkını versin diye.

Rehberimiz, Efendimiz (s.a.v) “Beş şey gelmeden evvel şu beş şeyi ganimet bil değerlendir.” buyurmaktadır.

Bunlardan birincisi; “İhtiyarlık gelip yakanı tutmadan evvel gençliğinin kıymetini bil.”

Kudsi hadiste Cenab-ı Hakk: “Şehevani arzularını benim rızam için terk eden genç bir mü’min, katımda bir kısım meleklerimin derecesindedir” buyurmaktadır.

Efendimiz (s.a.v) de, gençliğini iffetiyle yaşayan, hakka gönül vermiş gençleri, Allah (cc) mahşerde özel himayesine alacağını ferman buyurmuştur.

Yaz ve güzün arkası kıştır. Gençlik yazı, ihtiyarlık güzünün arkası da berzah kışı olduğu unutulmamalıdır.

İkinci olarak; “Hastalıktan evvel sıhhatin kıymetini bil.”

Sağlık ve boş zaman gibi iki nimet vardır ki, insanoğlu bu nimetlerden çoğu zaman gafil olur.

Üçüncü olarak; “Fakr-u zarurete düşmeden evvel zenginliğin kıymetini bil.”

Meşru, helal dairede çalışmak, kazanmak, çoluk çocuğunun rızkını temin etmek ibadettir. Dilencilik, hırsızlık, israf haramdır, yasaktır. Zekat sadece mala ait bir emir değildir. Her şeyin zekatı vardır. Ondan herkes istifade etmelidir. İnsan kendi çıkar ve menfaatinde boğulmamalıdır. Alim de ilminin zekatını vermek zorundadır. Fakir ataleti terkedip, zekat verecek seviyeye gelebilmesi için çalışmaya teşvik edilmektedir.

Dördüncü olarak; “Meşguliyetler yakanı tutmadan evvel boş zamanın kıymetini bil.”

Cenabı Hakk Fatır suresi 37. ayette “Biz size düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin, düşüneceği (değerlendireceği) kadar bir ömür vermedik mi?…” buyurmaktadır. Peygamberlerin gönderilişi, kitapların verilişi, afaki ve enfüsi deliller insanlara bir şey anlatmalı ve dünyaya niçin geldiğinin farkında olmalıdır.

Beşinci olarak; “Ölüm yakanı tutmadan evvel hayatın kıymetini bil.”

İnsan öbür tarafta, Hakimler Hakimi Allah huzurunda keşke dememek, pişman olup perişan olmamak için, bunlar üzerinde derin derin düşünmeli, hesabını burada iyi yapmalı ve bunların hakkını vermelidir. Yoksa orada yani ahirette nedamet, pişmanlık bir işe yaramayacaktır.

Aklı, iz’anı ve şuuru yerinde olan her insana bu nimetlerin her birinin yaratılış gayesine uygun kullanılması emredilmiştir.

“Keşke, Rabbimi tanıyıp itaat etseydim, keşke kainatı, Kur’an’ı iyi okuyup anlasaydım, keşke Resulullah’ı tanıyıp yolunu izleseydim, keşke Allah yolunda koşanlar gibi ben de koşup hizmet etseydim. Gönüllere girip Allah ve Resulullah’ı sevdirseydim, keşke Allah’ın dinine hizmet eden, Allah’ı insanlara sevdirenlere engel olmasaydım, yollarını kesip tuzak kurmasaydım, gıybet etmese, yalan söylemese, iftirada bulunmasaydım.” feryatları orada bir işe yaramayacaktır.

Allah Resulü (s.a.v) “Allah’ı kullarına sevdirin ki, Allah da sizi sevsin.” buyuruyor. Vazifemiz Allah’a kulluk, insanlara Allah’ı sevdirmek, fitne ve fesada karşı ıslahçı olmaktır.

Üstad Mesnevi’de “Eyvah, aldandık! Şu hayat-ı dünyeviyeyi sabit zannettik. O zan sebebiyle bütün bütün zayi ettik. Evet, şu güzerân-ı hayat bir uykudur; bir rüya gibi geçti. Şu temelsiz ömür dahi bir rüzgâr gibi uçar, gider.” sözleriyle konuyu ne güzel özetliyor ve ne muhteşem anlatıyor.

04.03.2016 17:04