TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Kışta bahar ümidi

İman ve Kur’an hizmetine gönül veren ehli imanın en büyük sorumluluğu ilay-ı kelimetullahtır. Yaratılan varlıkların en şereflisi insan olarak bizi var eden Rabbül alemini kullarına tanıtmaktır.

Dertleri, çile ve ıztırapları; dünyada sulhu umumiyi, demokrasiyi, huzur, güven ve adaleti ve hukuku tesis etmek, ebedi ve gerçek hayatı insanlığa kazandırmak, herkesi kendi konumunda kabul ederek, hangi milletten, hangi renkten olursa olsun bütün evrensel değerlerin, mal, can, nesil, akıl ve din gibi mutlaka korunması gereken kıymetlerin muhafazasını sağlamaktır.

İnsanlık ciddi bir erozyon geçiriyor. İnsan olmanın esrarı çözülmeden, meleki duygular inkişaf ettirilmeden, beşeri duygular kontrol altına alınmadan, huzur güven ve emniyet ortamı oluşturulmadan, dünyanın neresinde olursa olsun fitne ateşini söndürmek, terörist faaliyetleri durdurmak mümkün değildir.

Kime karşı yapılırsa yapılsın ortaya konan zulmü durdurmak, saldırgan güç ve kuvvetleri sindirmek dünyadaki genel ahenk ve huzuru bozanlara mani olmak insan olmanın gereğidir.

Şu anda içinde bulunduğumuz dünya çapında hergün tırmanma gösteren olumsuz şartlar, meydana getirilen bu fitne ateşleri ortalığı kasıp kavuruyor, yuvaları tarumar edip, aileden topluma bütün bir milleti ve milletleri birbirine düşman haline getiriyor.

Hususiyle müslüman görünümlü, kimliğiyle davay-ı İslam’a hizmet ediyorum mülahazasıyla, bilerek veya bilmeyerek İslam’a düşmanlık yapan, hukuku hiçe sayan, her türlü iftirayı rahatça yapan, makam, para, şöhret, şehvet ve rahat yaşama isteği gibi saltanat sürme adına kendilerine engel gördüklerini, kin nefret ve kıskançlık duygusuyla, kuvvet kullanarak bertaraf etmeyi mahzurlu görmeyerek saldırıyorlar. Bütün bu menfi, hukuksuz yapılan zulümlere karşı hasbi, fedakar, cefakar gönül erleri, hak dostları, ye’se düşmeden, nefse esir olmadan kusur araştırmadan, engellere takılmadan, aşkla, şevkle muhtaçlara gerçekleri duyurmada, açları doyurmada, gariplerin yetimlerin yüzünü güldürmede yarışmaktadırlar.

Dünyevi hiçbir çıkar ve menfeat düşüncesi olmayan, kendilerini insanlık hizmetine adayan gönüllüler hareketi, muhakeme birliği içinde hem akla, hem kalbe, hem beden ve ruha, hem dünya hem ahrete, hem ilme, hem imana sahip çıkan, yapılan bütün hizmetleri Allah’ın rızasına bağlayan bir düşüncedir.

İmanda imkansızlık yoktur.

Mutlak güven kaynağı olan iman’ın, insana kazandırdığı murakabe ve muhasebe, kalbi ve ruhu hayata derinlik kazandırır. Bunanla beraber önemli olan, kitap ve sünnet çizgisi içinde müminin rolünü iyi oynaması, muhtaç gönüllere hakikati duyurması, kışta bahar tohumlarının ihmal edilmemesidir.

Dünkü inişe karşı bugün tırmanıyoruz. Dünkü koşmaya karşı bugün zorlanıyoruz. Vazife ve sorumluluğumuz kul ile Allah arasındaki engelleri, perdeleri kaldırmaktır.

Kimseye karşı rakip değiliz, alternatif de değiliz. Derdimiz dünya sulhüne ve barışına katkıda bulunmak, güven ve emniyetini sağlamak, maddi manevi değerlerimize sahip çıkacak kıvamda hayrül halef nesiller yetiştirmek en büyük idealimizdir.

Hedefimiz marziyat-ı ilahi olduğu mülahazasıyla, sıkıntılar ne kadar büyük olursa olsun, yolun erkanı bu olduğundan dolayı, sebeplerde kusur eksik yapmama kaydıyla dişimizi sıkıp, sabretmeye, katlanmaya çalışmalıyız.

Allah’ın lutfettiği, yapmaya muvaffak kıldığı bunca hizmetler karşılığında, Allah’ın rızasına kalblerimizi kilitleyerek, ye’se düşmeden aktif sabır ile alternatifler üreterek hak bildiğimiz yolda yürümek, olmazsa olmaz vazifemiz olduğu unutulmamalıdır.

08.04.2016 16:49