TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

İnsan değerlerine sahip çıkmalıdır

Allah (cc) insanı yaratılan mahlukların en eşrefi, en mükemmeli olarak yaratıp, kulluğunu devam ettirmesi mevzuunda da iradesinde serbest bırakmıştır. İnsan iradi olarak sürekli kullukta, ibadette derinleşmeli ve terakki etmelidir. 

Kullukta hedef Allah’ın rızası olduğuna göre, o hedefe ulaşmak ciddi bir muhasebe, murakabe ve tefekkür istemektedir. Hayır hasenatla, nafile ibadetlerle takviye ederek, ezkar ve efkarla imanı tecdit etmek yenilemek için, aklını ilimle aydınlatmaya, kalbini imanla donatmaya gayret göstermelidir.

İnsan için en büyük kazanç, dünyadan ahirete giderken, Allah’ın huzuruna götürdükleridir. Hz. Üstad, dünyayı hususiyle insanın yolunun üzerine kurulan bir ahiret pazarı olarak gösterip ve dünyanın üç yönüne dikkatimizi çekmektedir.

Birinci yönü: Cenab-ı Hakk’ın isimlerine bakar demekle, kainatı Allah hesabına okuyabilmemiz için teşvikte bulunmaktadır.

İkinci yönü: Ahirete bakar. Efendimiz (s.a.v) “Dünya ahiretin tarlasıdır.” buyuruyor. Binaenaleyh insan burada ağaç dikmeli ki, meyvesini orada elde edebilsin.

Üçüncü yönü ise dünyanın fani, geçici hevesine bakar. Bu ise aldatıcıdır. İnsanı Allah’dan uzaklaştırır. Öyle ise ölümle sona erecek hayatın, fani lezzetlerine kalbimizi bağlamadan, nefsin kulu kölesi esiri olmadan, rızayı ilahiye gönlünü kilitleyebilmesi için, rehberlik yapmaktadır.

Hepimiz Allah’ın kullarıyız. Şu dünya gemisinin yolcularıyız. Hiçbirimiz bu dünya gemisine kendi irademizle binmedik. Unutmayalım, gemiyi batıran da, yüzdüren de “su”dur. İnsan da bir gemidir. Onu günah ve haramlarla batırmaya hakkımız yoktur. Dünyada, bir gemidir. Birileri gemiyi batırmaya çalışırken biz oturup seyredemeyiz. Meşru dairede ikaz etmek zorundayız.

Durgun sular, kokuşur, buharlaşır yok olur gider. Akan sular pırıl pırıl tertemizdir. Sen temiz su kaynağı ol, bağrı yanıklar gelsin hararetlerini gidersinler. Sen akan temiz su ol, çevreni yeşerterek, zümrüt hale getirme gayreti içinde olmaya çalış.

“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, (Allah) ona (her darlıktan, sıkıntıdan) bir çıkış kapıları açar. Onu hiç hesap etmediği, ummadığı yerden rızıklandırır. (Talak suresi 2-3)

Ey nefis dünkü gün senin elinden çıktı. Yarına muktedir değilsin. Öyle ise bugünün kıymetini bil, ahiretin adına değerlendirmeye çalış.

“Ey insanlar! Hem sizi, hem de sizden önceki insanları yaratan Rabbinize ibadet ediniz. Böyle yapmakla her türlü zarardan korunmayı ümit edebilirsiniz.”

O Rabbiniz ki, yeryüzünü size bir döşek, göğü de bir kubbe yaptı.

Gökten yağmur indirip onunla size rızık olarak çeşitli mahsuller çıkardı. Öyleyse siz gerçeği bilip dururken sakın Rabbinize eş koşmayın.” (Bakara suresi 21-22)

Kul’u Allah’a yaklaştıran farzlardır.

Kulun Allah’a en yakın olduğu an secdedir.

Mümin namazda nerede, kimin huzurunda olduğunun farkında olmalıdır.

Sel gibi akan zaman içinde yapılan bütün ameller, seni Allah’a götürmelidir.

Kalbimiz yanımızda mı, kontrol etmeliyiz. Dilini hapseden esaretten kurtulur.

Mü’min bakıldığı zaman Allah’ı hatırlatacak şekilde kalbini kontrol altına almalı, dilini göz ve kulağını sahibine teslimiyet içinde nefsinin esaretinden kurtarmalıdır. Gönül insanı, hakkı tutup kaldırmaya çalışırken, sinesini sevgiyle, herkese açık tutarak şefkatle kucaklamalıdır.

Hak ve gerçekleri temsil eden aksiyon insanı, inandıklarını yaşayan, yaşadıklarıyla başkalarına örnek olan ve hadiseler karşısında telaşa kapılmadan, Allah’a tevekkül ve teslimiyetle tedbirli ve temkinli yürüyendir.

Ağızdan giren her lokmayı ve çıkan her sözü kontrol edebilen beyin kadroya ihtiyaç olmanın yanında, bu kadro güven ve emniyeti temsil edecek nesillerin yetişmesine vesile olacak ışık yuvalarına, ilim irfan saçan kurslara, okullara, üniversitelerle medya ve diyalog yoluyla iman zaafı yaşayan, fikir bataklığında boğulan herkese rehberlik yaparak, küfür ve levsiyattan arındıracak ve insanı kemalata yönlendirecek şekilde, en ağır şartlar altında dahi olsalar ciddi sahip çıkmalıdırlar.

08.01.2016 15:39