TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

İlahi gölgede gölgelenecekler

Peygamber Efendimiz (s.a.v) “Size Allah’tan korkmayı tavsiye ediyorum ve başınızda bulunan siyahi bir köle dahi olsa, dinleyip itaat etmeyi de… İçinizden ömrü olanlar ilerde pek çok ihtilaf görecektir. Siz benim yolumu ve raşid halifelerin yolunu yol edinin ve bu yolu, azı dişlerinizle tutar gibi sımsıkı tutun. Bid’alardan ise sakının. Muhakkak her bid’at dalalettir.” buyuruyor. (Tirmizi, ilim; E. Davut-sünnet)

Efendimiz (s.a.v) burada üç haktan bahsediyor.

1-Takva ki, Allah hakkıdır.

2-Dinleyip itaat etmek ki, o da devleti idare edenlerin hakkıdır.

3-Sünnete sımsıkı sarılmak ki, bu da dinin hakkıdır.

Maide suresi 3. Ayette Allah (cc) “Bugün dininizi tamamladım.” buyurmaktadır. Böyle ilahi bir beyandan sonra artık dinin içine hiçbir şey sokulamaz. Dine girecek her bid’at bir sünnetin öldürülmesi demektir. Onun için Allah Resulü (s.a.v) ve O’nun Raşid halifelerinin ve sahabelerinin (r.anhüm) yoluna, sünnetine sımsıkı sarılmak icap etmektedir ki, Efendimiz (s.a.v) “Azı dişlerinizle tutar gibi sıkı tutun” buyurmuşladır.

Allah (cc) Yusuf suresi 108. ayette Nebiler Sultanı’na “Habibim de ki; Bu benim yolumdur. Ben ve bana tâbî olanlar, insanları basiretle Allah’a davet ederiz.” buyuruyor. Basiret, yapılan işin bilerek yapılması şuurlu yapılmasıdır.

Terbiyede karakterleri tespit, çok önemli ve mühimdir. Terbiye, insanların ruhen ve cismen yükselmesini, kemale ermesini sağlamaktır.

Efendimiz (s.a.v) Buhari ve Müslim’de “Allah, zalime mehil verir. Bir de onu yakaladı mı, artık iflah etmez, buyuran Allah Resulü (s.a.v) Hud suresi 102. ayetle şöyle devam eder. “işte Rabbinin yakalaması böyledir. O zalim ahaliyi böyle yakalar. Zira O’nun yakalaması çok can yakıcı, çok şiddetlidir.”

Yapılan zulümler, bardağı taşıran son damla gibi, Gayretullah’a dokunacak noktaya geldiği an, Allah (cc) öyle bir yakalar ki, artık iflah etmez, necat, kurtuluş vermez.

Allah’ın değişmeyen kanunu: Tarih mezarlığına bakıp ibret almak lazım. Dünyaya gelip de ölüme meydan okuyan kim vardır? Meydan okuma cüretinde bulunan firavun, deccal ve nemrutlardan kim kalmıştır?

“Her nefis ölümü tadıcıdır, tatmaktadır.” Bu ilahi beyandan peygamberle, hususiyle insanlığın iftihar tablosu efendiler Efendisi, Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) de kurtulamamış, o emre teslim olmuşlardır.

Ölüm yok olmak değil, inananlar için o , ebedi var olmaktır. Dünyaya gözünü kapayanlar, ebedi aleme gözünü açacaklardır. Açacaklardır ama, birileri kazanırken, diğerleri kaybedecektir.

Merhum Osman Hoca “Ey dünyaya sığmayan Firavunlar, Deccallar, Nemrutlar sesiniz, soluğunuz çıkmıyor bir metrelik toprakta yatıyorsunuz.” deyip feryat etmişti.

Nedamet, pişmanlık dünyada geçerlidir ama, ahirette faydası yoktur. Dünyada yalan, avukat işe yarar fakat, ahirette bunların hiçbiri geçerli olmadığı gibi, dostlar anne baba, evlatlar herkes birbirinden kaçacak, kendi derdine düşeceklerdir.

Orada çaresiz kalan insanlar, karşısında gördükleri şeytanı suçlamaya çalışacaklar, şeytan da “Ben sizin boynunuza ip takmadım, vesvese vererek vazifemi yaptım. Siz beni suçlayacağınıza, kendinizi suçlayın” diye cevap verecektir.

23.06.2015 19:30