TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Hocaefendi bir barış insanıdır

Fethullah Gülen Hocaefendi daima orta yolu gözetmiş bir barış insanıdır. Bütün insanları ortak noktalarıyla ele almış, herkesi kendi konumu itibariyle kabul edip değerlendirmiştir. İnsanın hayat tecrübesi ve entelektüel görüşüyle değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamış, farklı insanları potansiyel düşman olarak değil, arkadaş, dost, kardeş ve yoldaş olarak görülmesi gerektiği noktasından teşvik etmiştir.

Hocaefendi’ye göre; Allah’ın insanları farklı farklı yaratması, farklılıkları olası ayrılık sebebi olarak değil, aksine güzellik, zenginlik ve birlik vesilesi haline getiriyordu. Hocaefendi’nin tasavvuf düşüncesi de, Allah’ın insanın ve tabiatın birbiriyle ilişkili olduğu üzerine kuruludur.

Hocaefendi bilim ve teknolojiye önem verir. Vahiy ile bilim arasında hiç bir çelişki olmadığına, Kuran’ın ilim öğrenmeyi teşvik ettiğine sık sık vurgu yapar. Kafaları ilimle aydınlanan gönülleri iman ahlak ve faziletle donatılan, maddi manevi değerlerin sahibi ülke ve dünya barışına katkıda bulanacak, hayırlı hayrül halef bir neslin yetişmesine çok önem verir. Hocaefendi böyle bir nesli yetiştirecek öğretmenlik mesleğinin modernleşmede önemli bir yer tuttuğuna inanmaktadır. İslam dünyasının  geri kalışını, Müslümanların İslam’ın ruhundan mahrumiyetlerine ve çağdaş bilimi ihmallerine vermektedir.

Gülen, sevenlerine, dünya huzuru adına imanlı, ahlaklı, ilimle donatılmış bir neslin yetiştirilmesinin şart olduğu tavsiyesinde bulunmakta, bu kişilerin diyaloğu, teknolojiyi ve iletişim yöntemlerini insanlığın huzuru adına çok iyi değerlendirmeleri gerektiğini vurgulamakta, toplumsal huzur adına da zenginleri, fakirlere yardıma teşvik etmektedir. O, insanların yaşamak için değil, yaşatmak için yaratıldıklarına inanmaktadır.

Gülen’in dünya hayatı adına hiçbir beklentisi yoktur. Yılarca ve halen yapmakta olduğu vazifesinin dışında, yaşadığı evden dışarı hemen hemen hiç çıkmamakta, sadece ziyaretine gelen kişilerle görüşmekte, adeta münzevi bir hayat yaşamaktadır. 21 Mart 1999’da sağlık nedeniyle Amerika’ya gitmesiyle başlayan bu sürgün hayatı yıllardır bu şekilde devam etmektedir.

Onun şahsi karizması, mesajının cazibesi ve iyi işlere imza atan gönüllüler hareketine mensup olanlar birbirini tamamlamakta ve ortaya güzel ve ümit veren bir tablo çıkmaktadır. Bir çok kişi “Gülen sonrası ne olacak?” sorusunu sorsa da, gönüllüler hareketi; Hocaefendi’nin (Allah uzun ömür versin) vefatından sonra da, Onun kitap ve sünnet çizgisindeki düşüncelerini yaşatacak, Allah’ın takdirine rıza gösteren, vahdeti ruhiyeyi, vefa ve sadakati, ihlas ve samimiyeti esas alan anlayışını hayata geçirecek bir potansiyele sahip olduklarını ve bunu da aynen devam ettirebileceklerini bugüne kadar yaptıkları güzel faaliyetlerle ortaya koymuşlardır.

Hocaefendi hayatı boyunca şiddetten uzak durmuş ve sürekli barışı savunmuştur. Hocaefendi devrimci değil, toplumda eşitliği sağlamaya çalışan ve şiddetten uzak duran cami kadar eğitime, okula da ihtiyaç olduğunu savunmuş ve savunmaktadır.

Gülen hakkında bu güne kadar demokrasi ve sivil hakların savunuculuğunu yapmasından başka bir şeye rastlanmamıştır. Buna rağmen böylesine üzücü hadiseler ve sıkıntılar; bu hareket ve hizmetin ve benzer faaliyetlerin genellikle mevcut düzenin varlığına ve devamına muhalif, tehdit olarak algılandığı, hayallerde olmayan yalan, iftira ve kumpasların yapıldığı dönemlerde gerçekleşmektedir.

Hukuka güvenmek lazım. Daha evvel de bir çok defa politik bir yargılamaya tabi tutulan Hocaefendi ve sevenleri yıllarca sancılı bir dönem geçirdiler. Bu dönemler beraatle sonuçlandı. Hocaefendi kendini akladığı gibi, temsil ettiği davanın, hareketin güçlenmesini sağladı ve Türkiye’de demokrasi ve insan haklarının çıtasının yükselmesine de vesile oldu.

İnancımız odur ki, bizleri üzen bu hadiseler ülkemizde ve dünya kamuoyunda bu hasbi, fedakar, hiçbir beklentisi olmayan fikir işçilerinin, gönül mimarlarının tanınmasına vesile olacaktır. Kıyamet kopmadan, ahir zamanda insanlığın bir defa daha yüzünün güldürülmesine namzet olan bu kahramanları Allah (cc) mağdur ve mahcup etmeyecektir.

12.02.2015 20:30