TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Hakkı tutup kaldırma

Taşınması zor bir hazine var sırtımızda. Allah’ın sırtımıza koyduğu bu emaneti namusumuz bilip korumakla mükellefiz. 

Her ne kadar şartlar ağır, yollar dikenli, sarp kayalar, geçilmesi zor engeller de olsa, bu emaneti sahiplerine devredeceğimiz ana kadar taşımakla mükellefiz.

Milyarlarca insan küfür ve dalalet içinde ebedi cehenneme sürüklenip giderken yollarımız kesiliyor, hayallerde bile olmayan isnatlarla suçlanıyor, muhtaç olanlara gerçekleri hakikatleri ulaştırmakta zorlanıyoruz.

Buna rağmen mazlum, mağdur mahkum yetim ve garipleri güldürebilmek için çırpınmak koşmak yorulmak, ye’se düşmeden ümitle şahlanmak, yolun erkanı bu deyip, Hakkı tutup kaldırmak, ölmüş ruhları diriltmek yolunda gayret göstermemiz gerekiyor.

Karşımıza çıkan her türlü sıkıntıları, engelleri en büyük teselli kaynağımız, yaratılış vesilemiz, Efendimiz Hz. Muhammed (sav) ve O’nun vefalı sadık dostları sahabe efendilerimizi şefaatçi yaparak Allah’ın inayetiyle aşacağız inşallah.

Bu yüce kutsi davaya sahip çıkma var oluş gayemizdir. Bu davaya dünyanın kabirle sona erecek hiç bir şeyini alet etmeme, ilahi huzurda bizi mahcup etmeyecek bir ahlakın, hayatın yaşanması, sevgiyle, şefkatle kavli leyyin, tatlı dil güler yüzle hakikatlerin muhtaç gönüllere ulaştırılması en büyük idealimizdir.

Derdimiz servet, şöhret makam mevki dünya değildir. Derdimiz kardeşliktir, sevgidir yardımlaşmak, kaynaşmaktır.

Farklı düşünce ve anlayış farklı yaratılışın neticesidir. Farklı güllerin güzelliği gibi.

İttifak, anlaşma, uzlaşma kardeşçe huzur ve güven içinde yaşamayı, iftirak ise kendi irademizle tükenişimizi, kalbi hayatımızın fesada, yuvaların yıkımına, toplumun kin ve nefretle gerilimine sebeptir. Vifak ve ittifak Rahmeti ilahinin celbine vesiledir. Müsamaha, hoşgörü, sevgi, şefkat, merhamet ve adalet olmazsa, yerini gayz, kin ve nefrete, adavet ve zulme bırakır. Kin ve nefretle, adavet ve zulümle zarardan başka hiç bir hayır elde edilemez.

Aynı dinin, aynı milletin mensupları, aynı pınar ve kaynaktan beslenen Müslümanlar olaraktan yıkıcı, kırıcı ve küstürücü değil, ıslahçı yapıcı, kardeşlerimizin meziyetleriyle iftihar etmeli, güzel hasletleri ve başarılarıyla sevinmeliyiz.

Mü’min kardeşlerimiz hakkında alay etmeyi, kaş göz hareketleriyle eğlenmeyi, arkadan çekiştirip gıybet etmeyi, aleyhte söz getirip götürmeyi, iftira ve su-i zanda bulunmayı Kur’an men ediyor.

Çünkü bunlar aile ve toplum hayatının güvenliğini sarsıyor.

“Hepiniz toptan Allah’ın ipine (dine-Kur’ana ) sımsıkı sarılın, bölünüp ayrılmayın” Al-i İmran -103 onun için Kur’an “ Fitne, katl’den daha şiddetlidir.” Buyuruyor. Hucurat suresi-6

“ Ey iman edenler, her hangi bir fasık (çizginin dışına çıkmış biri) size bir haber getirecek olursa onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa gerçeği bilmeyerek bir takım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz “, Efendimiz  (sav) de

“ Yarın pişman olacağın bir işi yapma” buyuruyor.

26.02.2016 15:55