TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Değer mi?

Bu gün insanların en muhtaç olduğu hususlardan birisi de barıştır, huzurdur. Çoluk çocuğu ile, akrabayı taallukatıyla mutlu ve güven içinde yaşamaktır. Bu barışın müstakbel temsilcileri ise; dini, dili, kültürü ve rengi farklı olan, geleceğin ümit nesli gençlerimizdir.

Dünyanın yüzünü güldürecek bu küre-i arz bahçesinin gülleri, en iyi niyetlerle, tertemiz duygu ve düşüncelerle kültür ve olimpiyatlar vesilesiyle bir araya geliyor, sevgiyle kucaklaşıyor, en güzel performanslarıyla muhtelif ülkelerde sahnelere çıkıyor, “Yeni bir dünya’nın, yani “Sevgi dünyası”nın kurucusu olduklarını bütün samimiyetleriyle ilan ediyor, bu vesileyle dünyaya seslerini duyurmaya çalışıyorlar.

Dünya markası haline gelmiş, istikbal vadeden, bu kahraman nesli herkes bağrına basıyor, salonları yıkacak alkışlarla destekliyor ve hep beraber topluma şu mesajı vermeye çalışıyorlar. Kısa vadeli misafir olarak bulunduğumuz şu dünyada sevgi varken, kardeşçe huzur içinde yaşama varken, değer mi vampirler gibi kanla beslenmeye, çocuk, hasta ihtiyar hatta hayvanları bile öldürmeye, ortalığı yakıp yıkıp cehenneme çevirmeye…

Değer mi? Karıncayı bile incitmeyen insanları; ülkelerinden, aile ortamından uzaklaştırmaya, gözünü dünyaya yeni açmış yavruyu hapse tıkmaya.

Değer mi? Hayır işledi, bir yetimin karnını doyurdu diye annesini hapse atıp yavrusundan mahrum etmeye…

Değer mi? Her gün evimiz basılacak endişesiyle çoluk çocuk aileleri rahatsız etmeye…

Değer mi? Alın teriyle gece gündüz her türlü sıkıntılara katlanarak kazandığı malına, servetine el koymaya, milyonlarca insanın alın teri ile kazandığı kendi rızası ve iradesiyle yardım yaparak, yapılan eğitim kurumlarını kapatmaya…

Değer mi? Devlete vergilerini verdikleri, milyonlarca gençliğimizin imanının kurtulmasına vesile olan ilim ve irfan yuvalarına kilit vurmaya, gidin anarşist olun, ortalığı yakın yıkın düşüncesiyle sokağa atmaya…

Ey kalbinde iman taşıdığına, mahkeme-i kübra’da hesap vereceği güne inandığını iddia eden insanlar, kendilerine bu kadar zulüm yapılan imanlı insanları mahzun ve mükedder hale getirmenin zulüm olduğunu söylemeniz gerekmez mi?

Bugüne kadar dünyanın her yerine Allah için hicret etmiş, hiçbir beklentisi olmadan hizmet veren, ülkesinden, ana babasından mahrum, gurbet ellerde çoluk çocuğunun ilacını bile bulamayan bu mazlum, mağdur, mahkum insanlar kime ne zarar vermiş, kimi öldürmüş, kimin malına, canına, namusuna yan bakmış, hangi silahla, nerede teröristlik yapmışlardır?

Adili mutlak olan her şeyi görüp gözeten zerre kadar hayır ve şerri zayi etmeyen Allah (cc)’ın bu zulmün hesabını sormayacağını mı zannediyorsunuz?

Böylesine irtikap edilen zulmü aklım kabul etmiyor, imanım vicdanım reddediyor. Her zalim, zulmünün cezasını mutlaka görecektir. Büyük suçlar ağır cezalarda görülür. Allah (cc) bu dünyada imhal eder, mehil verir ama, asla ihmal etmez. Bir gün mutlaka mazlumun hakkını zalimden alır ve mazlumun yüzünü güldürür.

17.06.2016 18:15