TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Daha iyi bir dünya için

Hayat bir emanettir. Hikmet ve sırlarla doludur. İnsan ise o sırları, hikmetleri anlayacak uzuvlar ve kabiliyetlerle donatılmıştır. Her canlı iradesi dışı dünyaya gelir ama insan iradi olarak belli sorumluluklarla tavzif edilir ve belli bir dönem hayatını sürdürür ve nerede, ne zaman, nasıl öleceği belli olmayan bu dünyadan ayrılır gider. 

Sani-i muhteşem olan yüce Allah’ın, bu kainatın şaşırtıcı sistemi, mükemmel düzeni, hikmetle ve sırlarla dolu varlıkları, insanı aciz bırakacak delilleriyle müzeyyen olduğunu görürüz.

Bütün peygamberler hususiyle efendiler efendisi Efendimiz (s.a.v) ve şerefli ashabı (r. anhüm) bu kainatın ve insanın yaratılış amacını anlatmak, küfür ve delalet içinde kıvranan insanlığı uyarmak ve Allah’ı sevdirebilmek için çile, ızdırap içinde, her türlü hakaretlere maruz kalmış olmalarına rağmen, sabredip katlanmışlardır.

A’dan Z’ye bütün varlıklar, hayatın devamına vesile olan, güneş, su, hava ve toprak insanın emrine, yararına arzedilmiştir. Toplum, çocuk genç, yaşlı yetim, fakir zengin, zalim mazlum gibi farklı kesimlerden oluşur. Her sınıf insanın adalete, sevgiye, şefkat ve merhamete ihtiyacı vardır. Bütün bunlar imanla, inançla, zerre kadar hayır ve şerrin hesabının sorulacağı ahiret inancıyla, mesuliyet duygusuyla gerçekleşir.

Allah (c.c) bütün dinleri, insanların dünya ve ahiret saadetini mutluluk ve huzurunu temin için göndermiştir. Ne yazık ki, bu toplum ahlak ve faziletten mahrum olanların, gayesi dünya olan, çıkar elde etmek isteyenlerin istismarına maruz kalmaktadırlar.

Bu istismarcı ve çıkarcılar kendi menfaatleri adına tüm dünyada, medeniyetler ve dinler arası çatışmalar oluşturmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle hangi dinden ve ırktan olursa olsun, yüksek ahlaki değerlerle donatılmış insanlar ve idarecilerin, bu tür olumsuzluklar karşısında devreye girmesi, aile ve toplumun huzurunu bozacak her hadiseyi engellemeye ve önlemeye çalışmaları gerekmektedir.

Kuran ve Sünnet ışığında insanları, rehberlik yaparak doğruya ve gerçeğe yönlendirmek her zaman mümkündür.

Allah’a ve ahirete gerçekten inanan, mesuliyet duygusuyla mücehhez hiçbir insandan zarar gelmez. Efendimiz (s.a.v) “Gerçek mümin elinden ve dilinden herkesin emin olduğu kişidir.” buyurmaktadırlar.

İlimden imandan, ahlak ve sorumluluk duygusundan mahrum cahil insanlar, her zaman her dönem bu tür istismarcıların aleti olmuş, tamiri çok zor krizlere sebebiyet vermişlerdir. İnsanlar inançları ve umutları ile mutlu ve huzurlu olurlar ve hayatlarını bu temel dinamiklerle devam ettirirler.

Beşerin küçümsenmeyecek büyük bir kısmı yaratıcısını aradığı bu dönemde, kötümser ve ümitsiz olmak için hiçbir sebep yoktur. Dünya bir mekteptir, insanlar seviyelerine göre bu mektebin talebeleridirler. İmtihansız başarı tespiti yapmak mümkün değildir.

İnsan hak ve doğru bildiği ve inandığı en doğru benimki dediği davasından, hiçbir zaman vazgeçmemeli ama başkalarının doğru ve güzelliklerini de inkar etmemeli. Herkesi şefkat ve merhametle kucaklamalıdır.

Dişimizi sıkar, sabreder, sebeplerde kusur etmez isek, güzel bir geleceğin bizi beklediğini düşünebiliriz. Bu güzelliklerin bizim ihmallerimizin neticesinde gecikmiş olmasının önemini ruhumuzda her zaman duymalıyız.

Gelecek hayrül halef neslimize, sevgi, şefkat, barış ve huzur dolu bir dünya bırakabilmek için karşılıklı anlayış, hoşgörü ile muamelede bulunarak hayallerimizin gerçekleşeceğine inanabiliriz.

15.01.2016 16:21