TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Bütün sıkıntıların reçetesi

Hakimi Mutlak olan Allah’ın koyduğu hudutlara karşı çıkan, baş kaldırıp isyan edenler, her şeyden evvel kendi fıtratlarıyla çatışırlar.

İnsanın huzursuzluğu, depresyon geçirmesi, bunalıma girmesi, kalbiyle Allah arasındaki bağın kopması, iradesini kötüye kullanması sonucudur.

Huzurlu bir dünya iman’a bağlıdır. İman, Allah korkusu, ahiret ve hesap endişesi bütün sıkıntıların reçetesidir.

Şu kısa vadeli dünya hayatında, gizli açık, büyük küçük bütün günahlardan uzak kalma, mutlak bir yarın olan ahirette hakimler hakimi Allah huzurunda zerre kadar hayır ve şerrin hesabının sorulacağına inanmaya ve böylece nefsin arzu ve isteklerini frenleyip Allah’a sağlam inanmaya bağlıdır.

İmanın, ahlak ve faziletin adalet ve hukukun sevgi, şefkat ve merhametin olmadığı yerde, ahlaksızlık, zulüm, gayz, kin ve nefret, gurur ve kibir hakim olacaktır.

O zaman depremler, sel felaketleri, tsunamiler, kıtlık, açlık iç ve dış çatışmalar, göçler, mülteci akınları, bulaşıcı hastalıklar toplumu saracak, en acısı toplumun birbirine düşmesi, gayz, kin ve nefretle birbirine bakması, iç çatışma ve savaş yapar hale gelmesi olacaktır.

Hafizanallah!

İnsanların bu tür musibetlerden, sıkıntılardan korunabilmesi için evvela kendisini maddi manevi nimetlere boğan, merhameti sonsuz olan Allah ile kalbi bağını güçlendirmesine, emir ve yasaklarına itaat etmesine, saygıda kusur etmemesine, birlik beraberlik şuuruyla hareket etmesine, adalete, kadeşlik ruhuna bağlı kalmasına, dünyanın fani, ölümün hak, ahiretin baki, hesabın gerçek olduğuna, zerre kadar hayır ve şer hesabının sorulacağına inanmasına bağlıdır.

Bunlarla ilgili olarak Rabbimizin ayetleri şunları seslendirmektedir:

Şura suresi 30. Ayet: “Başınıza gelen her musibet, işlediğiniz (ihmal ve kusurlarınız) sebebiyledir, hatta Allah günahlarınızın çoğunu da affeder.”

Hud suresi 117. ayet: “Rabbin, halkı dürüst hareket eden, hem kendi nefislerini, hem de birbirlerini düzeltmeye çalışan diyarları, haksız yere asla helak etmez.”

Nisa suresi 79. ayet: “Ey insan sana gelen her iyilik Allah’tandır. Başına gelen her fenalık ise nefsindendir….”

Nur suresi 31. ayet: “… Ey mü’minler! Hepiniz toptan Allah’a tövbe ediniz ki, felaha eresiniz!.”

Hud suresi 113. ayet: “Bir de sakın zulmedenlere meyletmeyin, sempati duymayın. Yoksa size ateş dokunur. Aslında sizin Allah’tan başka yardımcınız yoktur. Sonra  O’ndan da yardım göremezsiniz.”

115. ayet: “Sabret zira Allah iyi davrananların mükafatını zayi etmez.!”

Zumer suresi 53. Ve 54. ayet: “Ey günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmede ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah bütün günahları affeder. Çünkü O, gafur ve rahimdir. (Çok affedicidir, merhamet ve ihsanı fazladır.) Size azap gelip çatmadan önce, Rabbinize dönün ve O’na teslim olun, O’na itaat edin. Yoksa yardım göremezsiniz.”

Böylesine rahmeti bol, affı geniş, merhameti sonsuz Rabbül alemin olan Allah’a karşı nankörlük yapmak, insan gibi şerefli bir varlığa doğrusu yakışmıyor.

06.05.2016 15:37