TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Ailede huzur

Varlık sebebimiz bir kadındır. Bu kadın bizim anamızdır. Varlığımızı Allah ona bağlamıştır. Kadın, varlığın en önemli halkalarından biridir. Onun makamına kimse yükselemez. Ona bu yüce ve yüksek mevkiyi İslam, yani Allah vermiştir.

Allah Resülü (s.a.v) “Cennet anaların ayakları altındadır.” (Nesai) buyurmuşlardır. Kadın ve erkek bir vahidin iki parçası gibidir. Onlar iki ayrı ceset ama bir tek ruhturlar. Ne zaman? Kalbi iman, ahlak, fazilet ve haya duygusu ile donatıldığı zaman.

Kadın ve erkeğin fiziki yapısında farklılık olmakla beraber, birinin diğerine üstünlüğü yoktur. Üstünlük takva iledir. Yani Allah’tan çok korkup, yaptığı her icraatın hesabını Allah’a vereceği şuurunda olmaktır.

Adem (as) Havva’sız, Havva da Adem’siz olmaz. Onlar hidrojen ve oksijen gibidir. Allah (cc) hayatımızı, neslin devamını bu iki varlığa bağlamıştır. Kadın geleceğin ümit nesli çocukların talim ve terbiyesi, hanenin huzur güven ve ahengi, insanlık mektebinin, yuvanın ilk muallimesidir.

O varlık sebebi olan anamız, ne zaman eğlence mevzu, reklam malzemesi haline getirilip, imandan, ahlaktan, iffet ve haya duygusundan mahrum bırakılır. İşte o zaman zillete ve sefalete mahkum hale gelmiştir. O bozulduğunda herşey altüst olmuştur.

Kadın hayatın hassas dengesidir, ona sahip çıkıldığı, hakkı verildiği, mevkisi korunduğunda içtimai denge sağlanmış, toplum huzura kavuşmuş olacaktır.  Bu mevzuda başka suç ve suçlu aramaya lüzum yok. Kendi değerlerimize sahip çıkmamız bize yetecektir.

Kıyamete kadar ümmeti Muhammed’in annesi olma şerefine mazhar olmuş, Hz. Hatice validemiz Mekke’nin en asil ve en zengin ailesinden olmasına rağmen, insanlığın İftihar Tablosu ile yuvasını kurduktan, nübüvvetle şereflenen Nebiler Nebisi’nin davasına iman edip şahadet getirdikten sonra insanlığın kurtuluşu adına, Allah’ın huzuruna giderken bir kefen dahi bulamayacak kadar herşeyini davayı İslam’a ve Allah’ın rızasını kazanmaya feda ederek ruhunun ufkuna yürümüştür. Kadınlık alemi onun gibi gelecek nesillere örnek olacak isimlerle doludur.

Uhud’da babasını, kocasını ve çocuklarını hep şehit verdikten sonra, iş başa düştü deyip “Resulullah nerede?” diye savaş meydanında cesetler arasında yürüyen ve Efendimizi bulunca da “Sen sağsın ya, kıyametler kopsa bana hafif gelir Ya resülallah” diyen Nesibet-ül Maziniye.

Ebu Hüreyre (r.a)’den sonra en çok hadis rivayet eden, Kuran’ın canlı tefsiri Allah Resülünden (s.a.v)  dini mübini islamı ümmete öğretme şerefine mazhar olan anneler annesi Aişe-i Sıddıka validemiz. Kıyamete kadar gelecek velilerin, kutupların annesi olma şerefine mazhar Hz. Fatıma validemiz. Suçu sadece Allah’a ve Resulullah’a iman etmek olan ve işkencelerle şehit edilen Yasir ailesine mensup Sümeyye validemiz.

Hz. İbrahim (as)’ın zevceyi muhteremesi, Allah’ın emrine teslimiyette, kıyamete kadar devam edecek örnek davranışın sahibi Hz. Hacer validemiz.

Firavun’un hanımı olması, sarayda lüks bir hayat içinde firavuna tapan insanlar arasında yaşamasına rağmen, mümine olarak dişini sıkıp Hz. Musa’yı (as) himaye edip yetiştiren Hz. Asiye validemiz. Allah hepsinden razı olsun.

İslam’ın bayraklaştırdığı ve tarihi süsleyen bu şerefli annelerimiz teslimiyetin, aşkın, bağlılığın, imanın, güvenin, gayretin, ümidin ve iradenin sembolü olmuşlardır. Kur’an kadınlık aleminin bu yıldızlarını, kıyamete kadar, kadınlık alemine örnek rehber ve yol göstericiler olarak bizlere anlatmaktadır.

Bunlar ve günümüzde hak yolunu temsil eden kadınlarımız, annelerimiz, bacılarımız, dünya metaını ahiret karşısında elinin tersi ile iterek, her türlü sefalet karşısında, saf, tertemiz ve nezih kalabilen, her türlü dünya cazibesine karşı gerçek manada insan olabilmenin, insan kalabilmenin en büyük örneğini vermişler ve vermeye devam etmektedirler.

Nebi değil ama nebilerin resullerin en büyüklerinden Hz. İsa (as)’ın annesi olma şerefine mazhar, iffet, nezaket ve nezahetin en büyük örneği, Hz. Meryem validemiz de, kadınlarımıza sönmez bir ışık, bir kutup yıldızı olarak kıyamete kadar itibarı devam edecektir.

Bütün yıkılışların altında kadın olduğu gibi, dirilişlerin önünde de kadın vardır. Kadın ihmal edilip, manevi değerlerden mahrum bırakıldığı dönemlerde, bir bomba, bir dinamit haline gelmiştir. İslam ve iman sayesinde kadın cennet köşesi bir yuvanın hanımefendisi, evin pırlantası, çocukların terbiyecisi, anaokulunun muallimesi ve milletlerin de anası olma şerefini kazanmıştır.

Kadınına sahip çıkan, onu gözü kadar koruyan milletler daima yükselecek ve ömürleri uzun olacaktır.

26.03.2015 19:30