TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Çocuk ve gençlerimizin yetişmesinde kurumların ve ZAMAN’ın rolü

Yıllar evvel ZAMAN Gazetesi Avrupa temsilcisi sorumluluğunu üzerime aldığımda tiraj oldukça düşüktü. Alt yapı adına kadro önemliydi. Benimle beraber üç beş kişinin gayreti ile gazetemiz çıkartılıyor elden dağıtılıyordu. Muhabir, temsilcilik diye bir şey yok. Gönüllülerle götürülmeye çalışılıyordu.

Okuyucularla tanışma adına ziyaretlerimde yer yer üzücü hadiselerle karşılaştığım anlar da olmuştu.

Gittiğim bir bölgede beş-altı talebe ile tanıştırdılar. Sevinmiştim, onlara bir şeyler anlatayım dedim ama dinlemiyor ve şamata yapıyorlardı. Bir arkadaşımız, “Hocam sen onların kusuruna bakma, onlar seni anlamıyorlar çünkü; Türkçeleri çok zayıf” demişti. Bundan sonra gazetemizi okuyup anlayabilmeleri için okullarda okuyan Türk çocuklarına Türkçe Kursları verebilmek için resmi kurslar açmaya teşebbüs edildi.

Aileler çocuklarına sahip çıkmada zorlanıyordu; çocuklar, anne baba çalıştığı için sokakta, başıbozuk, sahipsiz kalıyorlardı. Bu gün dahi hâlâ, âdi suçlardan, uyuşturucudan binlerle çiçeği burnunda gençlerimiz hapishanelerde yatmaktadırlar. Gençlerimizin ülkemize, Avrupa’ya, hususiyle Almanya’ya, topyekün insanlığa faydalı hale gelmesi, cehaletten kurtulması, ilimle kafalarının aydınlanması, ahlak ve faziletle gönüllerinin donatılması gerekiyordu.

Bundan dolayı o günlerde henüz mevsimi gelmediği için kolej açmada başarılı olamadık. Bir defasında yetkili Başmüfettiş: “Bu okul açma fikrini kim verdi sana” diye sorunca, “Gençliğimiz hapishanelerde, sokaklarda size, ülkenize zarar vererek çürüyeceğine ilimle kafalarını aydınlatıp insanlığa yararlı hale getirsem sen ve ülken ne kaybeder” dedim; alkışlamaya başladı ve “Ben emekli olunca beraber çalışalım” dedi. Buna rağmen o zaman izin çıkmadı.

Mecburen kurslara yönelme oldu. Gönüllü arkadaşların gayreti ve fedakarlığı ile üçer, beşer çocuğun velisi olarak o kurslarla çocukları sokaktan kurtarmaya, gençliğe sahip çıkılmaya gayret edildi.

Allah (c.c.) ihlasla yapılan hiçbir işi, neticesiz bırakmaz. Bu mevzuda halisâne hizmet edenleri başarılı kıldı. Tam hakkı verilmese de bu gün dahi binlerce neslimiz bu kurumlardan maddi manevî istifade etmektedirler.

Kendilerini insanlık hizmetine adamış, hiçbir beklentisi olmayan fedakâr arkadaşların, hanımefendilerin gayretlerini Rabbimizin boşa çıkarmadığını dünyanın her yerinde görmekteyiz.

Acı ama gerçek 1988 yılında Avrupa’ya misafir olarak gittiğimde bir camide konuşmuştum, daha sonra birisi yanıma geldi, mecnun gibiydi. Dedi ki; “Konuşmak kolay, ama benim derdime çare bulmak zor. Benim dört kızım var. Üçü evi terkedip polise sığındı. Evde bir tane kaldı. Onu nasıl koruyacağım lütfen bana yol göster.” Bunları söylerken ağlıyordu.

Şükürler olsun, bütününe olmasa da eğitim kursları, kültür ve diyalog merkezleri, aynı zamanda kolejlerle bir çok ailenin ciğerpare evlatlarına, hatta kendilerine (karşılıklı) sahip çıkarak istikbal vâdeden hizmetler veriliyor. Cihan sulhune destek olunuyor.

Bu mevzuda kalb ve gönüllerin açılmasında Zaman Gazetesi anahtar rolü oynamaktadır.

Çocuklarımız ve gençliğimizin kendi kültür değerlerine ulaşmasında, ahlak ve faziletle gönüllerinin donatılmasında, Türkçe ve Almancayı da mükemmel öğrenmelerinde, kafalarının aydınlanıp, ruhlarının, duygu ve düşüncelerinin şekillenmesinde, yaptığı rehberlikle büyük bir misyonu deruhte etmektedir. ZAMAN gazetesinin, bu gün eksik ve kusurlarıyla beraber, profesyonel, samimi ve ciddi bir kadro ile umuma hizmet veren, herkesin rahatlıkla evine götürüp ailesine, çocuklarına okutabileceği, edep ve ahlakımıza uygun, mazbut, mükemmel bir fikir gazetesi, bir ilim-irfan çeşmesi olduğunda hiç şüphemiz yoktur.

20.11.2015 15:46