TAKİP ET

Medeni hukuk davalarında usul hakkında

Hukuk davaları Almanya’da, ceza hukuku hariç, benzer bir sistemde işler. Ceza davalarında asıl olan daima duruşmadır ve orada alınan sonuçlardır.

Fakat medeni hukuk davalarındaki usul bundan farklı işliyor. Medeni hukuk davalarında en önemli fark, davaların daima iki şahıs (veya özel şirketler) arasında olmasıdır.

Bir tarafta özel kişi veya şirket diğer tarafta kamu idaresi olunca, mesele kamu hukukuna giriyor. Kamu hukukundaki usulün, medeni hukuktan yine pek farkı yoktur. Bu haftaki yazımız, medeni hukuk prosedürü üzerinde olacaktır.

Öncelikle bu tür davalarda daima davacı olan kişi, önceden dava dilekçesini yazılı olarak mahkemeye iletir, sonra dava ücretini ödemek zorundadır ki, mahkeme davasına baksın.

Ücret ödendikten sonra mahkeme dilekçeyi karşı tarafa gönderir. Burada hakim ya hemen duruşma tarihi belirler yada yazılı süreci başlatır. Yazılı süreçte öncelikle duruşmaya hazırlık yapılması için, iki taraftan da yazılı açıklama talep edilir.

Mahkeme, davanın uzamaması için bu yazışmalara belirli süre tanır. Bu süreleri kesinlikle kaçırmamalısınız. Avukat tutsanız bile, sürelerin kaçırılması sizin aleyhinize olur. Kısacası, davayı kaybedebilirsiniz.

Gelelim medeni hukuktaki en önemli noktaya; yazışmalar süresi hukukta en önemli dönemdir, bunlara dayanarak bütün gidişat belirlenir.

Mahkeme duruşmasında “Mahkeme beni dinlemedi veya ciddiye almadı” gibi bir durum olmaması için, bütün taleplerinizi yazılı olarak yapmanız gerekiyor.

Avukatınız varsa, onun üzerinden yapmanız gerekir. Medeni hukukta geçen bu prensibe “Mahkeme kişiler tarafından gelen taleplere uymak zorundadır” denilir. Bazen dava esnasında “Mahkeme delil arasın” gibi talepler geliyor. Bunun medeni hukukta yeri yoktur. Kişiler talep edecek ki, mahkeme işleme alsın.

Yazışmalar yapıldıktan sonra genelde duruşma olur. Duruşma esnasında, şahit dinlenilmeyecekse şayet, yazışmaların üzerine durulur ve buradan yola çıkarak sonuç alınır. Ya kişiler uzlaşır ya da mahkeme davayı karara bağlar. Bu tür davalarda sizlere vereceğimiz tavsiyeler;

-Avukat tutarsanız muhakkak duruşmadan önce avukatınızla davanın bütün detaylarını görüşün.

-Talepleriniz varsa, onları önceden belirleyin. Şahit olabilecek kişilerin isim ve adreslerini avukatınıza erkenden iletin.

Unutmayın, bu tür davaların süresi uzun olabileceği için, sonuç almayı sabırla beklemelisiniz. Davalar vardır, 1-2 ay sürebilir, davalar vardır 2-3 seneye kadar uzayabilir. Bu olayın kapsamına bakar.

SORU:

İlk mahkeme kararından memnun değilim. Bir üst mahkemeye nasıl çıkabilirim?

CEVAP:

İlk davanın kararına karşı sadece belirli şartlar altında üst mahkemeye çıkabilirsiniz. Mesela hukuk davalarında, davanın 600 Euro’yu aşması gerekir. Diğer davalar için yine kendine göre şartlar olabilir.

Medeni hukukta kararı aldığınız günden itibaren bir ay içerisinde yetkili olan mahkemeye yazılı olarak itirazda bulunmanız gerekiyor. İtiraz ettikten sonra yine bir aylık zaman zarfında itirazınızı yazılı olarak açıklamanız lazım.

Burada ilk mahkemenin nerede nasıl yanlış yaptığını açıklamanız gerekiyor. İkinci mahkemenin, ilk mahkemenin kararındaki hata iddiası ile kararı yeniden incelediği unutulmamalıdır. Yani dava yeniden başlatılıp, tekrar deliller değerlendirilmiyor.

25.05.2015 21:00