TAKİP ET
Mahmut Çebi

Mahmut Çebi

ODATV ve Soner Yalçın iftirası ile mücadele

Çok aramama, telefonla konuşmama rağmen Odatv benim ev adresimi yayınlamaya ve beni hedef göstermeye devam ediyor. Onlara dün (Çarşamba) aşağıdaki maili attım. Maili Twitter ve Facebook’da paylaşacağımı da Odatv Yayın Yönetmeni Barış Pehlivan’a söyledim. İnsanın sözünde durması lazım. O yüzden maili paylaşıyorum…

Arkadaşlar başka yazı yazacaksan yine yaz ama bu maili aynen köşene al dediler. Onları kırmak istemedim. Dünkü e-mailim bugünkü yazım oldu.

Barış Pehlivan bey,

Almanya’da yaşıyorum. Günlerdir sizinle uğraşıyorum. Mesaj attım dönmediniz. Sitenize yorum yazdım hiç görüntülenmeden sildiniz. Bana en küçük bir cevap hakkı ve fırsatı bile tanımadınız. Zekeriya Öz’ün benim evimde kaldığına dair belgeniz varsa gönderin diyorum hiç bir belge ortaya koymuyor ama iftiranızı yayınlamaya devam ediyorsunuz.

İftira haberinize kaynak gösterdiğiniz Hürriyet benim görüşümü yayınlamasına ve haberini düzeltmesine rağmen siz düzeltmiyorsunuz. Kaynak gösterdiğiniz Fevzi Kızılkoyun’un haberinde bana ve ev adresime dair bir ifade olmamasına rağmen siz oradan aldığınızı ileri sürüp yazıyorsunuz. Olmayan şeyi nasıl alıyorsunuz. Bunu yaparken hem komik duruma düştüğünüzü hem de salakça bir iftirada bulunduğunuzu nasıl farketmiyorsunuz?

Künye’nizde tek cep telefonu numarası avukatınız Tugay Topbaş’a ait. Onu 20.11.2016 saat 16.14’de aradım. Açmadı. Geri de dönmedi. Maille Soner Yalçın’a ve size ulaşmaya çalıştım. Cevap vermediniz.

En son Odatv künyesinde yazan 00902164493202 nolu telefonu 21.11.2016 saat 13.58’de aradım. Nihayet açan oldu. Sizinle görüşmek istediğimi söyledim.

Nihayet beni bağladılar ve konuştuk. (Ne sizi ne sesinizi tanımıyorum. Konuştuğum kişi siz olmayabilirmişsiniz. Odatv böyle numaralar da yapabiliyor diyorlar. Sen Barış zannetsen de o Savaş veya editörlerden biri olabiliyormuş. Bunu da ilk kez duydum. Umarım doğru değildir. Yalnız sizin haber sitesine has bir özellik galiba)

Durumu anlattım. Fakat konuştuğum kişi mağdur ettiği bir vatandaşa karşı bir gazeteci nezaketini göstermek yerine “Ne rahatsız ediyorsun lan” havasındaydı. 5 çocuğumla kaldığım evimin adresini açıkça yayınlayıp niye beni hedef gösteriyorsunuz” diyorum o bana “biz kimseyi hedef göstermiyoruz” diyordu. Yazdığını anlamayan ne manaya geldiğini bilmeyen bir gerizekalı gazeteciye ne anlatabilirsiniz ki!

“Mailini aldık kardeşim. Okuyup gereği neyse yaparız. Niye uzatıp duruyorsun” deyince aynı üslupla cevap vermemek için telefonu kapatmak zorunda kaldım. Kaç gün geçmesine rağmen hiç bir şey yapmadınız.
Konuştuğum kişi bana “Biz Odatv olarak mahkeme kararı olmadan hiç bir haberimizi yayından kaldırmayız.” dedi. Resmen yalan konuştuğunu söylememe gerek yok herhalde. En son Soner Yalçın’ın attığı ve gerçekten çok adice olan bir başlıkla yayınlanan “Cemaat Aydın Doğan’a belden aşağı vurdu” haberinizi yayından kaldırış hızınız bunu ispatlamaya yetiyor. Kopyasına bile ulaşamıyorum.

Hürriyet’e de yazmıştım. Sözden, insanca konuşmaktan anlamıyorsunuz. Eğer bana attığınız bu iftirayı silmez ve evimi hedef haline getirmekten vazgeçmezseniz size anladığınız dilden yani sizin kullandığınız gazetecilik dilinden cevap vereceğim. Soner Yalçın ve onun kanalizasyonu Odatv bir zamanlar Aydınlık dergisinin ve Doğu Perinçek’in yaptığı operasyonel gazeteciliği ve insanları hedef göstermeyi birebir uyguluyor. O yüzden başlığı şöyle düşünüyorum.

“Operasyon Çocuğu Soner Yalçın ve iftira kanalı Odatv”

Yazıyı yazmaya çalışacağım… Bana yarım saat içinde geri dönmezseniz size attığım bu maili yine yarım saat sonra aynen sosyal medyadan Facebook’tan da paylaşacağım. Bende söz bitti. İnsanca davranıp davranmamak size kalmış artık.

Size Hürriyet’te çıkan cevabımı ve iftira haberle ilgili açıklamamı gönderiyorum.

Umarım yazmak zorunda bıraktığınız yazıyı beğenirsiniz!

gönderen: Mahmut Çebi
alıcı: barisp@odatv.com,
sonery@odatv.com
tarih: 23 Kasım 2016 10:48
konu: Zekeriya Öz ve iftiracı gazetecilik

23.11.2016 21:33