TAKİP ET
Mehmet Ali Şengül

Mehmet Ali Şengül

Mü’minin hedefi ve sorumluluğu

Allah insanı, paha biçilmez kıymet ve değerde maddi-manevî kabiliyet ve uzuvlarla donatmıştır. Bu kabiliyetler insan iradesine bağlı, ilimle-imanla inkişaf edecektir. Ne var ki sermaye bizim değil, her an emanetin sahibi olan Allah geri emaneti alabilir. Öyle ise yarın yaparım değil, bu gün ölümsüz, ebedi aleme hazırlanmak esas olmalıdır.

Mümin gururdan, kibirden, gösterişten uzak, makamı, rütbesi, şan ve şöhreti olmayan bir askerdir. Ne var ki, mümin bu lütuflara mazhar olursa, nimetleri şükür nevinden kabul eder onları hiçbir zaman kalbine koymaz. Bir emanet olarak hakkını vermeye çalışır.

Kim olursa olsun kendisi gibi insan olan herkese değer verir, onlara hizmet etmeyi, yardım da bulunmayı kendisine şeref kabul eder.

Onun en büyük derdi, çile ve ızdırabı, yeryüzündeki Allah kullarına gerçekleri duyurabilme, barış ve huzur adına bir katkıda bulunma ve böylece insanlara ölümsüzlüğe giden yolu kazandırmaktır.

Mü’min, denge insanıdır. İfrat ve tefritten uzak, izzet-i İslamiyeyi korumakla mükellef olduğunun şuurundadır.

O, bütün imkanlarını insanın mutluluğu ve ahiret hayatı adına değerlendiren insandır.

Peygamberimiz (s.a.v) “Mü’minlerin en kâmili ve olgunu; ahlak bakımından en güzel olanı, başkaları ile en iyi geçinendir.” buyuruyor.  (İbn-i Mace-Ahmed bin Hanbel) Mü’min, insanlığın, hususiyle gençliğin kararmış kalbini, iman, inanç ve ahlakla nurlandırmak, kafalarını ilimle aydınlatmak suretiyle neslimizi cevherlerimizi topluma kazandırmak için çırpınır.

Mü’min, gönül insanı; hakkı tutup kaldırma peşindedir. Bu yolda alabildiğine sabırlı ve temkinlidir. Mü’min, inandıklarını yaşayan, başkalarına örnek olan insandır. O herkese sinesini açan, herkesi şefkatle kucaklayan, hadiseler karşısında telaşa kapılmayan, darılmayıp dayanan, dünyayı bir ücret yeri değil, hizmet mahalli olduğunun şuurundadır.

Mü’min, özünden uzaklaşmış, düşünce ve ruh dünyası iflas etmiş nesli, ruh yüceliğine ulaştırmak için çırpınır.

İnsanlığın en büyük düşmanlarından birisi de cehalettir. Cehaletin mutlak manası küfürdür. Mü’min; küfür ve dalâlet içinde, zillet ve sefâlete mahkum perişan neslin ıslahı için koşturur.

Mü’min, sevmeyi, affetmeyi ve sabretmeyi vazife bilir, murakabe, muhasebe ve tefekkür merdiveniyle rıza makamına talip olandır.

Mü’min, ezilmemek, üzülmemek için kendini teftiş edip kontrol altına alan, teşri ve tekvini emirlere riâyet eden nefsinin esir ve kölesi olmayan, şeytana baş kaldıran insandır.

Mü’min, yaptığı her hizmeti Allah için yapan, karşılığında beklenti içinde bulunmayandır. Özlenen bu neslin yetiştirilmesi inananlar üzerine bir vebaldir. Bu yolda koşturanların yolunu kesmektense, destek olmak bu sorumluluktan mü’minleri kurtaracaktır.

15.01.2015 21:30