TAKİP ET

VELİLERE DÜŞEN GÖREVLER

‚Kindergarten’lar ve beslenme hassasiyetlerimiz

Anne baba olmak zor ama bir de buralarda hakkınca anne baba olmak daha da bir zor. Hele de çocuğunuz artık yavaş yavaş büyüyüp sosyal kurumlarla ister istemez sıkı bir muhatabiyet söz konusu olmaya başladıysa. Ama her şeyin bir çaresi var. Bu durumda da çözüme dair yapılabilecek en iyi şey, kurumun yetkilisine kendinizi ifade edip çocuğunuzun yemesini izin verdiğiniz gıdaların yazılı bir liste halinde ellerine vermekten geçiyor.

Sebiha Çolak Pedagog (Offenbach)

Kindergarten’a giden çocuklarımızın karşı karşıya oldukları birçok tehlikelerden bir tanesi de helal olmayan gıdalarla beslenme. Bu durum veliler için oldukça can sıkıcıdır. Nasıl olmasın ki, kendisiyle ayni hassasiyeti paylaşmayan insanların eline teslim ettikleri, en kıymetli varlıkları: çocukları.

Çocuklara anlatmaya kalksalar, çocuğum sunu ye bunu yeme, sunu içme gibi. Çocuk daha küçük nasıl anlasın ve kendisi için çok cazip olan bu yiyeceklerden nasıl olsun da uzak durabilsin? Velhasıl konu geniş ve üstesinden gelmek bayağı zahmetli.

Bu günkü yazımıza konu edeceğimiz mevzu resmi kurumla bu sorunu nasıl aşabileceğimiz ve nasıl bir iletişim kuracağımız.

İnsan dışarıdan aldığı iki şey ile beslenir, birisi bilgi, diğeri ise aş, yani yiyecek ve içecek. Her ikisinin de helal olması insani ahlaki yönden etkilemesi açısından son derece önem arz eder. Bilgiyi bir nebze kontrol edebilir düzeltebilirsiniz ama yenen yendikten sonra bu durumu düzeltmenin geriye döndürmenin mümkünâtı yok. Tüm bunlara rağmen bu hususta velilere önemli görevler düşmekte.

Üzerinde yazmasa da haram olan maddeler içerebiliyorlar

Birçok gıdanın içerisinde üzerinde yazmadığı halde hayvansal maddeler olabiliyor. Yasal olarak, bir yiyeceğin veya içeceğin üzerinde bulunan, içeriğini belirten açıklamalarda, ürünün içinde bulunan maddelerin miktarı ancak belli bir orana ulaştıysa yazılması gerekiyor. Bu oranının altında ise ürünün içerisinde bulunan herhangi bir maddenin, üzerine açıklama olarak yazılmasına dair bir mecburiyet yok. Mesela bazı meyve sularında jelatin ve cipslerde hayvansal yağlar bulunmakta. Bu tarz yiyecekler zaman zaman kindergarten’larda da çocuklara yedirilmekte. Özellikle doğum günlerinde çocuklar tarafından, yine çocuklara dağıtılan bazı tatlı yiyeceklerde ve pastalarda da yenilmemesi gereken maddeler bulunabilmekte. Ayrıca öğlen yemeğine kalan çocukların yedikleri yemeklerde domuz eti bulunmasa da, bu yemeklerde bulunan etin sığır eti olmasına rağmen, bu et dini usullerimize göre kesilmemiş olabilmekte.

Çözüm görevli kişiye kendini yazılı ifade etmek

Çocuğu Kindergarten’a giden velilerin en başından – kindergarten müdürü ile çocuğun ilk Kindergarten sözleşmesini imzalarken buradaki yeme içme kültürüyle, velilerin kendi yeme içme anlayışıyla alakalı bilgi alışverişinde bulunmaları son derece önemlidir. Veliler çocuklarının yememelerini istedikleri gıdaları ve maddeleri detaylı bir şekilde belirtmeleri gerekir. Böylece Kindergarten müdürü tüm çalışanlarını yeni gelecek çocuğun yiyebileceği ve yememesi gereken ürünler hakkında bilgilendirir ve çocuklarının yememelerini istedikleri gıdaları yemelerinin önüne geçilmiş olur. Eğer bastan bu konu görüşülmediyse, sonradan da öğretmenleriyle (erzieherinler) ile görüşülebilir.

Dolayısıyla da velilerin bu konulardaki isteklerini çocuklarının ögretmenleriyle görüşerek isteklerini net bir şekilde ifade etmeleri gerekiyor. Aksi takdirde veliler tarafından bu konuda herhangi bir sınırlama gelmediği için, çocuklara bu tarz yiyecekler veriliyor ve çocuklarımızın ahlakını ve maneviyatını menfi yönden etkileyebiliyor.

10.12.2012 11:57