TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Kadınların hava alması dinen caiz mi?

Haber ne kadar doğru bilmiyorum, ama kaynak güvenilir. Bugüne kadar duyduklarımıza, okuduklarımıza da uyuyor.

Suriye’de IŞİD denilen örgüt var malum.

Bunlar din adına ortaya çıkıyor, ama dinden soğutmak için, korkutmak için yapmadıkları yok.

Bunların kontrolü altında bulunan bölgeler var.

İşte o bölgelerin birinde köyü bulunan bir Suriyeli gazeteci anlatıyor:

IŞİD her gün duvarlara afişler asıyor. Yapılacakları ve yasakları sıralıyor. Madde madde.

Maddelerin birinde şöyle bir yasak görüyorlar:

Kadınların iskemleye (veya sandalyeye) oturması yasaktır.

Tabii, buna anlam veremiyorlar. Soruyorlar: Neden?

Şu cevabı alıyorlar:

İskemlenin harfitarifi (Artikel) erkek, o nedenle üzerine kadınların oturması dinen caiz değil; ahlaka da sığmaz.

Şimdi.. Bu noktada şunu bilmek lazım. Arapça dilinde tıpkı Almanca, Fransızcada olduğu gibi kelimelerin harfitarifleri var. Kiminin harfitarifi erkek (maskülin), kimi dişi (feminin). Hatta Almancada üçüncü bir harfitarif daha var, cinsiyetsiz, DAS.

***

Görüyor musunuz anlayışı?..

Bu mantık Almanya’da olsa neleri yasaklardı diye düşündüm:

Kadınlar otomobile binebilirdi (DAS Auto, harfitarifi cinsiyetsiz), ama arabaya binemezdi (DER Wagen, erkek).

Uçağa binebilirdi (DAS Flugzeug), ama havaalanına inmesi caiz olmazdı. Zira: DER Flughafen (erkek). Ama diyelim tanıdık bir müteahhit yaptırdı, arada nikah düşmez, o zaman değişebilir..

İçlerine hava çekmesi caiz (DIE Luft, dişi); ama bu da tartışılır. Zira – ben hiç görmesem de – kimyagerlere göre havanın içinde oksijen var, onun da harfitarifi erkek (DER Sauerstoff).

Kadınların şehre gitmesi caiz, zira (DIE Stadt), ama giderken trene binmesi caiz değil. Trenin harfitarifi erkek (DER Zug).

Ama şehre vardı mı bir kere metroya binmesi mümkün. Zira onun harfitarifi dışı (DIE U-Bahn).

Şehirde çocuğunu alıp da oyun parkına gitmesi caiz değil (DER Spielplatz). Aynı şey hayvanat bahçesi için de geçerli (DER Zoo).

Diyelim ki denizi olan bir yere gitti, çok rahat gemiye binebilir (DAS Schiff, DIE Fähre).

Ama – Allah göstermesin – gemi batacak oldu, o zaman iş kötü. Kendine atılan kurtarma halkasına sarılamaz. Çünkü harfitarifi uygun değil: DER Rettungsring.

***

Değerli okurlar…

Size de absürt geliyor değil mi? Böyle saçma şey olur mu diyorsunuz.

Ama bu çağda insanların kafasını kesen, ellerine geçen zavallı kızları cariye diye kullananlardan böyle şeyler de beklenir.

Artı:

O kadar da gerçek dışı değil bu mantık.

Avrupa’da da yaşandı benzer dönemler.

Mesela İngiltere’de Kraliçe Victoria (1819-1901) dönemi yaşandı. Bu dönem de ahlaken katı kuralların geçerli olduğu bir dönemdi.

Bu dönemde mesela kadınların bırakın pantolon giymesini bu kelimeyi ağızlarına almasına bile hoş bakılmazdı. Pantolon yerine ’Bacak Kıyafeti’ veya ’Adı Söylenmeyen’ gibi ifadeler kullanılırdı.

Belki inanmayacaksınız ama ben kaynakların yalancısıyım:

Bu dönemde kadınlar evlerindeki kütüphanelerinde kadın ve erkek yazarların kitaplarını ayrı yerlere koymak zorundalardı. Malum.. Ateşle barut bir arada olmaz..

Bunun bir istisnası vardı:

Eğer kadın ve erkek yazar evliyse, aralarında nikah bağı varsa, işte o zaman kitapları da yan yana konabiliyordu.

***

Cahil dostun olacağına akıllı düşmanın olsun demişler. Bu başka şeyler için de, dinler için de geçerli. Cahil bir müntesibin neler yapabileceğini yukarıdaki örnekler göstermiyor mu?

10.12.2014 18:30