TAKİP ET

Türkiye’nin enerji politikası pahalı ve ölümcül (2)

Önceki yazımda, bu seçim kampanyasında neden hiçbir partinin, AKP’nin başta kömür olmak üzere fosil yakıtların kullanılmasına dayandırdığı mevcut ve müstakbel enerji politikasına yüklenmediğini sorgulamıştım. Bu sorgulamayı yapmanın birkaç önemli nedeni var, fakat bunlardan bilhassa ikisi dikkat çekici.

Biri, daha önce de yazdığım üzere, çok fazla kömür, petrol ve doğalgaz kullanımının muazzam finansal maliyetleri. 2001-2011 arasında Türkiye doğrudan tüketici ve üretici sübvansiyonlarına neredeyse 7 milyar TL harcadı. Bu, rüzgâr ve güneş gibi, diğer daha az kirleten ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırılabilecek çok büyük bir meblağ.

Bugün, halihazırdaki enerji politikasını durdurmanın ikinci önemli nedeni üzerinde duracağım: Milyonlarca Türkiye vatandaşının sağlığı üzerindeki yıkıcı etki ve bunun maliyetleri. Geçen hafta, alanında önde gelen Avrupalı bir sivil toplum kuruluşu olan Sağlık ve Çevre Birliği (HEAL), ‘Ödenmemiş Sağlık Faturası – Türkiye’deki kömür santralleri bizi nasıl hasta ediyor’ başlıklı bir rapor yayınladı. Raporun ortaya koyduğu bulgular, meclise girmek için yarışan tüm partiler için alarm zillerinin çalmasına yol açmalı. Raporun vardığı temel sonuç şu: “2012’de faaliyet halinde olan 19 kömür santralinden kaynaklanan hava kirliliğinin yılda 3,6 milyar Euro sağlık maliyetine yol açtığı tahmin ediliyor.” Burada, tamamına kömür kullanımının yol açtığı, erken ölümler, kronik akciğer hastalıkları ve kalp hastalıklarına harcanması gereken, akıl almaz miktarda bir paradan, yıllık 10 milyar TL’den bahsediyoruz. Bu, bugüne ait veri. Ama hükümetin hayata geçirmeyi amaçladığı planlar (yani ülke çapında 80 yeni kömür santrali inşa etmek suretiyle kömür enerjisi kapasitesini dört katına çıkarmak) değişmezse durum çok daha kötü bir hal alacak. Şimdiki ve gelecek nesiller için sağlık maliyetlerinde nasıl bir sıçrama yaşanacağını tahayyül edebiliyor musunuz?

Bir kömür santralinin ortalama hizmet süresi en az 40 yıl. Eğer tüm bu yeni santraller inşa edilirse, onlarca yıl sürecek, milyonlarca ton tehlikeli kirli havaya, muazzam sağlık hasarına ve iklim değişikliğine neden olan seragazı emisyonlarına yol açacak. Bu yüzden HEAL, Türk yetkilileri, taş kömürü ve linyit madenciliğiyle, kömürle enerji üretimine ayrılan tüm doğrudan ve dolaylı sübvansiyonlara ve vergi muafiyletlerine son vermeye çağırıyor. Yeni enerji tesislerinin inşasıyla ilgili olarak bir moratoryum gerektiğini belirtiyor.

Bu dikkat çekici çağrı, daha önce Türk Tabibleri Birliği (TTB) öncülüğündeki beş Türk sağlık örgütünün ortaya koyduğu kaygılarla tamamen bağdaşıyor. Ekim 2014’te beş örgüt kömür santralleriyle ilgili endişelerini ifade ettiler ve bu santrallerin Türkiye nüfusunun sağlığı üzerinde ciddi etkisi olacağını vurguladılar.

Türk politikacıların Türkiye’nin kömüre olan ölümcül bağımlılığını yeniden gözden geçirmesi için daha ne olmalı? Cevabı biliyoruz: Türkiye’nin, sözgelimi Almanya ya da İngiltere gibi kömürden vazgeçmeye maddi gücü yetmez, zira kömür rüzgâr ya da güneş enerjisi gibi alternatiflerden daha ucuz. Yukarıda bahsi geçen meblağlar, yaygın kullanımıyla bağlantılı olan tüm maliyetler –doğrudan sübvansiyonlar ve sağlık maliyetleri– hesaplandığında kömürün varsayıldığı gibi ucuz bir enerji kaynağı olmadığının tartışmasız bir kanıtı olarak ortaya çıkıyor.

Ayrıca, kömürün basit bir şekilde çok pahalı ve zararlı olduğu sonucuna varmak için zengin bir ülke olmanıza gerek yok. Halihazırda Çin, elektriğinin çoğunu esas olarak kömür olmak üzere fosil yakıtları yakarak sağlıyor. Bu durum ülkeyi dünyanın bir numaralı kirleticisi kılıyor. Ama Çinliler bunun böyle gidemeyeceğinin farkına vardılar ve bu yüzden enerji üretimlerini çevre dostu yapmaya başladılar. Geçen iki yılda, Çin, enerji üretiminde fosil yakıt kaynaklardan fosil olmayan yakıt kaynaklarına (su, rüzgâr ve güneş) yöneldi. Ülke, muazzam bir şekilde elektrik üretimi için çevre dostu kaynaklara yatırım yapıyor, zira kömüre bağımlı bir geleceğin hiç de makul ve arzu edilir bir şey olmadığını anladılar.

Hadi CHP ve HDP, Türkiye toplumuna mevcut durumu AKP’den daha iyi okuyabildiğinizi gösterin ve Türkiye’nin karanlık bir geleceğe doğru gidişini önlemek üzere yeşil alternatifler ortaya koyun.

27.05.2015 10:00