TAKİP ET

Erdoğan sarsıldı, fakat sahneden inmedi

Böylesine önemli bir seçimden sonraki ilk günlerde, bilhassa Türkiye vatandaşlarının AKP’ye oy vermeyen çoğunluğu için doğru dengeyi bulmak kolay değil.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darmadağın olan yenilmezliğiyle ilgili bir sevinç ve rahatlama söz konusu. Halk Türkiye demokrasisinin diriliğinden dolayı gurur duyuyor, zira çoğunluk şu açık mesajı verdi: Türkiye’nin tek adam rejimi haline gelmesini istemiyoruz. Hatta bazıları AKP’nin yenilgisinin Erdoğan döneminin sonunun başlangıcı olduğunu iddia ediyor. Kısa süre sonra çok erken olduğu ve olsa olsa aşırı iyimserlikten kaynaklandığı görülebilecek bu tür sonuçlara niye varmamamız gerektiğine dair birkaç kelam etmek isterim. Evet, Erdoğan sarsıldı, fakat kesinlikle sahneyi terk etmiş değil.

Sarsıldı, çünkü muğlak bir tarifle halka sunduğu başkanlık sistemi önerisi reddedildi. Meclis’teki yeni çoğunluk bunu istemiyor ve belki daha da mühimi, birçok AKP yetkilisi, mevcut şekliyle başkanlık sisteminin partiyi böldüğünün farkında. AKP, Erdoğan’ın Meclis’i gözü kapalı bertaraf ederek yürüttüğü pervasız kampanyanın bedelini ödedi. Partinin aynı yanlışa düşeceğini tahayyül etmek güç.

Erdoğan’ın imajı da zedelendi, çünkü taktik ve stratejik hatalar yapan normal bir siyasetçi olduğu görüldü. Pek çok Türkiye vatandaşının düşündüğü şekilde parlak bir kampanya yürütücüsü ve yanılmaz bir usta taktisyen değil artık. Azametli sarayının olumsuz etkisini yanlış hesapladı ve anayasal sınırlarını ihlal ederek doğurduğu öfke ve hoşnutsuzluğu azımsadı. Nefret söylemleriyle AKP seçmeninin hatırı sayılır bir kısmını uzaklaştırdı ve MHP ile HDP’ye yönelmelerine yol açtı.

Fakat Erdoğan sahneden inmiş değil. Bunun en basit sebebi, normal şartlarda 2019’a kadar cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturacak olması. Bu da hâlâ güç sahibi olması anlamına geliyor; hemfikir olduğu bir hükümetin işlerini kolaylaştıracak, hoşlanmadığı her tür hükümetin ise işini zorlaştıracak yetkileri var. İkincisi, Erdoğan hâlâ Türkiye Meclisi’ndeki en büyük partinin fiili lideri. Öngörülebilir gelecekte AKP, Erdoğan’ın hilafında hiçbir şey yapmayacaktır. AKP içindeki hakim konumuna yönelik iç anlaşmazlıklar ve muhtemel karşı çıkışlara dair pek çok spekülasyon söz konusu, fakat şu an için bunlar söylentilerden ibaret. Önümüzdeki 45 gün zarfında Erdoğan’ın kilit aktör özelliği sürecek.

Pek çok şey, Erdoğan’ın yaptığı hatalardan ders alma kabiliyeti ve istekliliğine bağlı olacak. Birçok gözlemci, böyle davranma kapasitesi olmadığını, zira bunun genlerinde olmadığı ve eleştirileri kabul etmeyecek kadar burnu büyük olduğu kanaatinde. Ben o kadar da emin olmazdım.

Benim tahminim, neticede AKP ile MHP’nin bir koalisyon hükümeti kurmaya çalışacağı yönünde. Hangi koşullar altında olacağını şu an kimse bilmiyor; keza bu yöndeki çabaların başarılı olup olmayacağı da meçhul. Fakat gelecek 45 gün zarfında yapıcı bir rol oynamayı reddettikten sonra yeni seçimlere gidemeyeceklerini her iki parti de biliyor. AKP kendisini terk eden seçmenlerden gelen mesajı anladığını göstermek için elinden geleni yapacak. MHP’yi tek bir ana görevi olacak bir koalisyona ikna etmeye çalışacak: O görev, Türkiye ekonomisinin daha da aşağı doğru gitmesini engellemek. MHP lideri Devlet Bahçeli’yi hükümete çekmek için AKP’nin Kürt sorununa çözüm sürecini kurban etmeye razı olması gerekecek. Eğer Erdoğan akıllıysa, en azından geçici olarak geri çekilir, o dönem zarfında başkanlık arzusundan vazgeçer ve normal, tarafsız bir cumhurbaşkanı olarak davranma sözü verir.

MHP teklifi kabul etmezse ya da sallantılı bir koalisyon daha ilk anlaşmazlıklarda çökerse, Erdoğan ülkeyi tekrar seçime götürebilir. O zaman da AKP kendisini yegane yapıcı ve sorumlu seçenek, istikrarın tek garantisi olarak sunabilir. Erdoğan kampanyanın dışında durursa ve AKP’nin odağını rejim değişikliğinden bozulan ekonomiyi düzeltme planına kaydırmasına izin verirse, AKP’nin bir sonraki seçimde net bir çoğunluk elde etmeyi başarması kimseyi şaşırtmamalıdır. Böyle olduğunda da, Erdoğan’ın bu kez sarih bir model ortaya koyarak ve tehdit yerine ikna yolunu deneyerek her zaman istediğini elde etmek için bir daha hamle etmesine hiçbir şey mani olamaz. Neticede Roma da bir günde kurulmadı.

10.06.2015 18:30