TAKİP ET

Seçim palavrası

Geçen Pazar günü yapılan üç eyalet seçimlerine yönelik değerlendirmeler esasen çok ilginç. Bu seçimlerde geçen yazdan bu yana konuşulan tek bir konu vardı. O yüzden bulgular çok açık:

Bu seçimler Berlin’deki büyük koalisyonun yenilgisinin bir göstergesidir, zira Almanya’da bulunan yaklaşık 64 milyon seçmenin neredeyse yüzde 20’si oy kullandı. Oy kullananlar başbakanın mülteciler politikasına oy vermediler. Birçoğu kısa bir zaman önce politika sahnesine çıkmış, pek tanınmayan, bilinmeyen bir partiye açık çek vermeyi yeğledi. Bir kısmı da, Baden Württemberg Eyaleti’nde söylendiğini gibi “Onlar başarırlar“ diyerek bir umutla karizmatik liderleri seçti.

Ülkenin gidişatı konusunda endişelenenlere endişelerini giderecek iyi bir haber vermek istiyorum. Almanya sağlam bir demokrasi ülkesidir ve öyle de kalacaktır. Siyasi partiler, seçmenler için akıllı politikalar yapacak ve üretecek durumdadır ve de protesto sebebiyle AfD’yi seçmeyi tercih edenleri yeniden kazanmayı başarabilecek yetkinliktedirler.  Ama AfD’yi aşırı sağcı bir parti olarak görenleri de uyarmak gerek. Dışişleri Bakanı Steinmeier AfD’nin ülkenin itibarını zedelediğini söyledi. Mülteci krizi devam ettiği ve Merkel hükümeti çaresizlik mesajı yaydığını müddetçe AfD’ye ilgi devam edecektir. Ne var ki, seçimlerden sonra atmaya başladıkları palavralarla hem CDU hem de SPD, AfD’nin gelecek seçimlerde daha da büyümesini sağlayacak.

ARD’de geçen Pazartesi akşamı yayınlanan bir talk şovda moderatör daha önce Yeşiller Partisi’ni seçen ancak bu kez oyunu protesto amacıyla AfD’ye vermiş olan bir seçmeni kamuoyu ile tanıştırdı. Çok tuhaf bir atmosfer oluştu. Ortalık iğne atsanız yere düşmeyecek kadar sessizleşti. Kadın seçmen önce bir tutuk şekilde seçmen olarak yaşadığı süreci anlattı. Sarih cümlelerle korku ve endişelerini sıraladı. CDU ile SPD’nin ileri gelen politikacıları, Başbakanlık Şefi Altmeier ile SPD Federal Meclis Grup Başkanı Oppermann kayda değer derecede çaresizlik görüntüsü verdiler. Gayet inandırıcı konuşan kadın seçmenin durumu tekil bir duruma indirgediler. Kadın; içsel parçalanmışlığını, bu bağlamda da ülkedeki birçok seçmenin konumunu çok iyi ifade ederken politikacılar onun parçalanmış duygularına merhem olamadılar. Savunma Bakanı von der Leyen’in seçim akşamı yaptığı gibi seçmenin kararını Angela Merkel’in mülteciler politikası ile gerekçelendirme kolaylığına kaçmamak gerek. Bu tehlike arz eder. Bu tür bir değerlendirme seçmende daha büyük hayal kırıklığına sebebiyet verir.

Angela Merkel’in siyasi kaderi –görülebilir gelecekte – AB, Türkiye ve Suriye krizindeki aktörlerin elinde. Seçim sonuçları Başbakanın Brüksel’de yapacağı görüşmelerde kendisini güçlendirmedi. Birçok kişi Almanya’da iç politikadaki gelişmelere bakarak değerlendirme yapacak. Türkiye, mülteci sorunun çözümünde Başbakan Merkel için ‘kilit ülke’ konumunda. Türkiye ise eski sorunların girdabında peş peşe gelen saldırılarla cebelleşiyor. Başka sözlerle söylersek, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu kriz menejerliği yapmak durumundalar. AB ile ve Almanya ile görüşmeler yan alanları oluşturuyor aslında. Öte yandan Suriye’deki gelişmeler ile çok hızlı değişen Rus dış politikası da takip edilmek durumunda. Rusya’nın dış politikası Suriye’den askeri gücün bir kısmının geri çekilmesi gibi şaşırtıcı gelişmeleri de içeriyor.

Öte yandan büyük göç Suriye’nin dışındaki kriz bölgelerinden devam ediyor ve ne AB’den ne de Almanya’dan, Avrupa’nın geleceğini etkileyecek aktörler ortalıkta görülmüyor. Yakında görevinden ayrılacak olan Amerika Başkanı Obama Avrupalıları ‘Beleşçiler’ olarak nitelendirdi ve Avrupalıların kendi sorunlarını Amerika’nın çözmesini uzunca bir süre beklediklerini söyledi. Esasen Merkel hükümetinin artık kaçamayacağı mülteci sorunu da böyle başladı ama nedenlerini adlandırmak ve aktif bir Avrupa dış politikasına işlerlik kazandırmak için henüz vakit geç değil. Askeri güçlerden başlayarak tüm güçlerin birlikte hareket etmesiyle tüm sorunlar çözülebilir ve AfD ile Nasyonal Cephe veya bunların isimleri her neyse kısa sürede ortalıktan kaybolmak zorunda kalırlar ve Avrupa yeniden görünür olur.

18.03.2016 15:38