TAKİP ET

Brexit ve daha fazlası

Avrupa için kara bir gündü. Demokrasinin beşiği olan bir ülke Avrupa Birliği’ni terk etti ve Avrupa Birliği’ni sonuçları tahmin edilemeyen bir krize soktu. Şu andan baktığımızda Avrupa için bir erozyon sürecinin başladığını anlayabiliyoruz. Birlik ülkelerinin güç toplayıp krizi şansa dönüştürebileceğine dair emareler ne yazık ki pek görünmüyor.

Büyük Britanya bir Ada Krallığı olarak tarihten de kaynaklanan özel rolünü Avrupa için oynamış bulundu. Ülke, Manş Tüneli aracılığıyla Avrupa kıtasına bağlantısı olduğu halde ve AB üyeliğinden ekonomik anlamda çok büyük faydalar sağladığı halde Avrupa’ya hayır dedi. Ama sonucun da gösterdiği gibi İngilizler sadece aşırı eleştirilere maruz kalmış tüccar, esnaf ve bankacı değiller, onlar aynı zamanda duygusallar ve kırsalda yaşamak gibi rüyaları var.

İşte AB’den çıkma kararında da üniversite şehirleriyle kırsal bölgeler etkili oldu. Büyük Britanya ulusal bir devlet olmaktan yana tavır koydu. Büyük Britanya ulusal devlete inanıyor ve Brüksel tarafından yönetilmek istemiyor, buna bağlı olarak da refah kayıplarını göze alıyor. Başkent Londra’da en fazla işverenin yaşadığı ve refah ile zenginliğin buluştuğu London City semti geçen Cuma sabahından bu yana artık eski London City değil.

Öte yandan İngilizler için AB’den çıkış süreci kolay bir süreç olmadı. Değişken sürelerle bu konu üzerine sık sık tartışıldı. AB’de kalmanın veya çıkmanın artıları ile eksileri tartışıldı ve bu tartışmalar çok yüksek seviyede yapıldı. BBC tartışma adabının sergilendiği yayınlarıyla yeniden göz kamaştırdı ki BBC’nin bu tartışma formatının Avrupa’da başka bir örneği yoktur. Aynı ciddi tartışmalar Avrupa’nın içinde bulunduğu durum üzerine de yapıldı. İngiltere’de bütün bu gelişmeler olurken, AB’de ciddiye alınmadı. Londra’nın AB’ye yönelik haklı eleştirilerine kulak asan olmadı.

İngilizlerin yaptığı bu ciddi tartışmalara AB katılmadı. Halbuki 1970’li yıllarda Helmut Schmidt muhteşem İngilizcesi ile İngiltere’nin AB’ye katılması için mücadele etmiş, espri ve mizah gücüyle İşçi Partisi’nin kurultayına katılanları etkilemeyi başarmıştı. Günümüzde Avrupalı politikacılar sık sık buluşmalarına, bir araya gelmelerine rağmen ülkelerle ve insanlarla olan bağlarını yitirdiler. İngilizlerin AB’den çıkma kararında Merkel’in mülteciler politikasının payı var, bunu görmek lazım. Bu durum Polonya’daki seçim sonuçlarında da etkili oldu. İngilizlerin Brexit’i mültecilerin AB ülkelerine eşit şekilde dağılımına da karşı çıkış anlamına geliyor. Hatırlanacağı gibi Merkel, Avusturya’nın yeni başbakanıyla buluştuğunda da bu talebi dile getirdi.

İngilizlerin Avrupa Birliği’nden çıkması birlik içindeki dengeleri de değiştirecek. Almanya’nın ağırlığı artacak, birlik içinde oylama süreçleri zorlaşacak. Almanlarla Fransızların çıkarları birbiriyle çatışacak ve iki ülke arasında dengeyi sağlayan İngiltere’nin eksikliği hemen anlaşılacak. Ulusal Cephe’nin lideri Marine Le Pen ile Avrupa’nın diğer ülkelerindeki popülist sağ partiler yeniden ellerini ovuşturmaya, kendileri için yeniden şans görmeye başladılar.

Londra gibi bir finans merkezinin eksikliğinden Almanya ve en fazla da Frankfurt am Main kenti faydalanacak ancak öte yandan merkezin yokluğunun faturası ki bu fatura muhtemelen çok yüksek olacak,  Berlin’e kesilecek.  Uzun zamandır tasarruf politikası talep eden, daha yumuşak bir Euro isteyen ve sosyal harcamalarına daha fazla para ayırmayı arzu eden  “Güneydeki devletler” bir falanks ile karşı karşıya bulunuyor. Almanya’da ekonomi patlama yaşarken, özellikle AB’nin güneyindeki ülkelerde gençler işsiz kalıyor.

Beklendiği gibi Başbakan Cameron referandumda ortaya çıkan sonuçların faturasını kesti ve istifasını açıkladı. İngiltere’de polemiklerle yürütülecek bir seçim kampanyası yaşanacak. Bu esasen Avrupa’da da böyle. Avrupa’da da; polemik, siyasi muhalife iftira atılması, popülizm, genel ahlak anlayışının acımasızlaştırılması almış başını gidiyor. Gözlerin Angela Merkel’e çevrileceği Almanya’da da durum farklı değil esasında. Merkel birliği krizden çıkaracak, İngilizlerin AB‘den çıkmasına sebep olan büyük plana sahip mi sizce?

28.06.2016 16:58