TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

İtalyan dondurması, Türkçe dili ve devletten beklentiler

Berlin’de Zaman bürosunun yer aldığı caddenin üzerinde birçok çatı kuruluşunun temsilciliği var. Federal Meclis’in yakınında siyasi gelişmeleri yakından takip eden bu kuruluşların içinde bir tanesi önünden her geçtiğimde dikkatimi çekiyor: Uniteis.

Almanya’daki İtalyan dondurma üreticileri tarafından 1969 yılında kurulan derneğin hedefi üye şirketler için meslek eğitimini örgütlemek, devlet ve sigortalar başta olmak üzere üçüncü şahıslarla sektör adına anlaşmalar yapmak, sektörü hükümete karşı temsil etmek ve kendi işlerini kolaylaştıran mevzuatın hazırlanmasını sağlamak gibi konular oluşturuyor. Uniteis sitesinde kuruluş amacı ve hedefi hakkında şu bilgilere yer veriyor: “Kurum Almanya ve AB’de yürürlükte olan kanun ve yönetmelikleri dikkate alarak üyelerinin farklı farklı hukuki, sendikal ve sosyal sorunlarının çözümü için mücadele eder. Ayrıca sosyal gelişme ve demografik değişim ile tüketicilerin alışkanlıklarını, trend ve yeni tat temayüllerini dikkate alarak yeni pazarlama ve şirket yönetim şekilleri ile ilgili piyasa araştırması yapar.”

Uniteis’a 2 bin 200 dondurma satış dükkanına sahip 1000 şirket üye. İtalyan dondurması Almanya’ya 1950’li yıllarda – yani Türklerin göçünden önce – başlayan İtalyan iş göçü ile geldi. Bu yönüyle belki hikayesi dönerin hikayesine benziyor. Ancak konum sektörleri birbiri ile kıyaslamak değil, demokrasilerde ihtiyaç ve taleplerini kabul ettirmek için örgütlenmenin önemi olduğundan karşılaştırmayı dönerden daha önemli gördüğüm başka bir konuyla yapacağım: Türkçe.

Türkçe Alman okullarında okutuluyor. Alman basınında zaman zaman Almanlar arasında Türkçeye ilginin arttığı ile ilgili haberler okuyoruz. Bazen de devlet okullarında Türkçenin istenmediği ile ilgili haberler çıkıyor.

Türkçe Türkiye’den gelen ve sayıları 600’e yaklaşan Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı öğretmenler tarafından okutulduğu gibi eyalet eğitim bakanlıklarına bağlı ‘yerli öğretmenler’ tarafından da okutuluyor.

Bütün bunlara rağmen burada doğan Türk çocukları arasında Türkçe dil bilgisinin azaldığını gözlemliyoruz. Türkçe öğretmenleri ise velilerin ilgisizliğinden şikayetçi: Türkler Türkçeye yeteri kadar ilgi göstermiyor. Veliler ve çocuklar Türkçeye neden ilgi duymuyor? Almanya’da Türkçe’nin geleceği ne olacak? Almanya Türkçesi diyebileceğimiz bir tür yeni dil oluşuyor mu? İş dünyası için Türkçenin önemi nedir? Alman mevzuatından Türkçe’nin yerli dil olması için neler değişmesi gerekir? Almanya’da Türk edebiyatı ne durumda?

Bunlar cevapları olmayan ve üzerinde yeteri kadar bilimsel çalışma ve kamuoyu yoklaması yapılmayan konulardır.

Almanya’da çok sayıda Türk sivil toplum kuruluşu bulunuyor. Bunların Türkçe ile ilgili etkisi başkent Berlin’de hissedilecek kadar ciddi çalışmaları yok. Berlin’de meclis yakınında temsilciliği olan ve profesyonel bir şekilde bu konuyu takip eden bir tek kuruluş tanımıyorum.

Eğitim politikalarının eyalet yönetimlerinin sorumluluğu altında olduğunu biliyorum. Zaten benim sorum Türkçenin Alman okullarında okutulup okutulmayacağı ile sınırlı değil. Almanyalı Türkler 50 yıl sonra da İtalyan dondurmasını severek yedikleri kadar aşkla ve rahat bir şekilde Türkçe konuşabilecekler mi? İtalyan dondurma üreticileri Türklerin on yıllar sonra da dondurmaya ilgi duymaları için gerekli çalışmaları yapıyor. Ya Türk dilinin gelecek nesillerde de yaşaması için kendini sorumlu hissedenler?

Alman demokrasisi için kullanılan tanımlamalardan biri de örgütlü demokrasi tanımlamasıdır. İtalyan dondurma üreticileri bunun farkına çok erken vararak hem nitelik hem de nicelik açısından örgütlenme başarısı göstermiş durumdalar. Türkçenin geleceğini kendilerine dert edinenler için bu iyi bir örnek. Çünkü demokrasilerde esas olan sorunları devletin çözmesini beklemek değildir. Çerçevesini anayasal düzenin oluşturduğu hukuk devleti size örgütlenme ve hak arama kapıları açar. Bu kapılardan siz geçmezseniz hiç kimse sizi buna zorlamaz.

Mesele Berlin ve ya Ankara’nın ne yaptığı veya bizden ne beklediği değil, bizim onlardan ne istediğimizdir.

13.10.2013 21:27