TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Hitler’in gizli milyonları

Geçen bir haber yer aldı gazetelerde. İngiliz kanalı Channel 5 bir belgesel yayınlamış. ’Hitler’in gizli milyonlarını arayış’ başlığını taşıyor.

Kanalın ortaya çıkardığı bilgi şu:

Meğer Hitler kendini halka tanıttığı gibi değilmiş. Halka kendini belirli bir gelirle yaşayan biri gibi göstermişmiş. Halbuki gizli banka hesapları ve para kazanma yöntemleri varmış. 1945’te Berlin’de intihar ettiğinde geriye bıraktığı serveti 1,1 milyar Reichsmark’ı buluyormuş.

Bugünün parasıyla ifade olacak olursak:

4,3 milyar Euro (4.300.000.000).

***

Bu şaşırtıcı mı?

Hani Hitler ne yaparsa Alman milleti için yapıyordu?

Eğer hayata bir çocuk saflığı ile bakıyorsanız bu bilgi tabii ki şaşırtıcı. Tilkinin tavukları çok sevdiği sözünden bu sevginin tavukların etine değil içindeki cevhere, horozların sabah erken kalkma gibi özelliklerine yönelik olduğunu sanıyorsanız, şaşırtıcı.

Ben gazetelere düşen bu bilgiyi tam da Sebastian Haffner’in 1939’da Londra’da yazdığı kitabını okurken öğrenmiş oldum. Haffner’in kitabının başlığı: ’Germany: Jekyl & Hyde. 1939 – Deutschland von innen betrachtet.’

Haffner kitabında Nazi yöneticilerinin yolsuzluğuna da değiniyor. Okuyunca bu ’vatanseverlerin’ bu derece yolsuzluk yapabilmiş olmalarına neredeyse şaşırmadan edemiyorsunuz.

İşte bazı ifadeler:

“Nazi Almanya’sında iktidarı elinde bulunduran ekibin yolsuzluğunun derecesi ve boyutları eşsizdi. Parti yönetimindeki tanınmış yöneticilerin altı yıl içinde 142 milyon Mark çalmış olmaları – hem de kendileri tarafından çıkarılan ve bu tür suçlar için idam cezasını öngören yasalara rağmen – bir istisna değildi. Tam tersi, bu uygulamanın ne kadar yaygın olduğunun bir göstergesi idi..“

“Bunların yolsuzluğu sadece para işlerini kapsamıyordu. Göring müzelerde eğer hoşuna giden tablo olursa yardımcılarına söyler, beğendiklerini evine aldırırdı. Propaganda ve film sektöründen sorumlu Goebbels film oyuncuları noktasında kendisi için adeta bir harem sahibi gibi tekel oluşturmuştu..“

“Yolsuzluklarını savunmak için Nazi yöneticileri kendilerinin iş bitirici özelliğine dikkat çeker, halkın kendilerini seçtiğini söylerlerdi..“

“Eğer onlardan biri gözden düştüğünde ve ortadan kaldırılması gerektiğinde yolsuzlukları gerekçe gösterilirdi..“

Peki…

Halk ne derdi bu işe?

“Onları savunanlar da, ’Ama kabul etmeliyiz ki, iş de yaptılar’ derlerdi..“

“Şaşkın Alman kamuoyu Nazilerin ele geçirdiği servetin boyutunun büyüklüğü nedeniyle yolsuzluk diyemezdi. Bu soyguncular o kadar büyük haydut idiydi ki, artık beyefendi olmuşlardı. Ele geçirdikleri güç ve cesaretleri o kadar büyüktü ki, halk soyulmayı protesto edeceğine sofradan kendilerine bırakılan kırıntılardan dolayı onlara karşı şükranlık duyguları besliyordu..“

***

Aslına bakılırsa..

Tarihte isimler ve kişiler değişse de insan doğası, karakteri değişmiyor. Belli yanlış tercihler belli acı tecrübeleri yaşatıyor.

Nasıl ki lokantada menüyü okumakla karın doymuyor, domates biber patlıcan demekle vejetaryen olmuyorsunuz. Dolayısıyla sağlıklı beslenmiş olmuyorsunuz.. Onun gibi, vatanseverim demekle vatanı sevmiş, millet millet demekle milleti sevmiş olmuyorsunuz.

Eğer birilerine verilen güç ölçüsüzse, denetim yoksa, bunun sonuçları da belli sonuçlar oluyor. Ama gelin de bunu anlatın anlatabiliyorsanız.

26.11.2015 15:48