TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Haltung

Almanya’nın en iyi gazetecisi kimdir?

Böyle bir soruya cevap vermek zor. Bu ülkede hepimizin beğendiği, iyi gazeteciler var. Bunlar herkese göre değişebilir de. Ancak öyle sanıyorum ki Almanya’nın en iyi gazetecisi kim dendiğinde birçok insanın en iyileri arasına girecek bir isim var:

Heribert Prantl.

Heribert Prantl’in gazetecilik ile, gazeteciliğin geleceği ile ilgili cesaret verici sözleri var. Birçokları gazeteciliğe ömür biçerken, online’in yazılı basını bitirdiğinden filan bahsederken o gazeteciliğin en iyi döneminin arkamızda değil önümüzde olduğunu söylüyor.

Ben de tekrar onu okumaya başladım. Bugünlerde elime geçen “Die Welt als Leitartikel“ isimli kitabını okuyorum. Kitap Prantl’in 2011 yılında Viyana’da gazetecilik üzerine yaptığı üç konuşmadan ve kendisinin bazı yazı örneklerinden oluşuyor.

Bir ifadesine takıldım ve burada anmayı uygun buldum. Çok önemli bir nokta gibi geldi bana. Prantl gazetecilik ilkesini, anlayışını Haltung sözcüğü ile anlatıyor. Haltung, ki buna duruş, tutum, ilke diyebiliriz.

Dediği şu: “Gazetecinin taraf olmaya ihtiyacı yoktur. Gazetecinin Haltung sahibi olmaya, yani bir duruşa, ilkeli tutuma ihtiyacı vardır..

Ve:

“Haltung sözcüğü içinde Halt sözcüğü vardır (bir yere tutunma). Toplum temel değerlere tutunmalıdır. Ben siyasi gazeteci olarak görevimi hep temel haklar ve temel değerleri savunmak olarak gördüm. Azınlıkları savunmakta, toplumsal sorumlulukta, kanun önünde eşitlikte gördüm..“

Başka bir yerde de Prantl Haltung sözcüğünün anlamını şöyle açıklıyor: “Haltung bir şeyi savunmak demektir. Haltung eğilmeme, kısa vadeli modaya, gerçek dışı kar beklentilerine kapılmama demektir. Haltung siyasi güce yaklaşırken onun etkisi altına girmeme, kendi duruşunu koruma demektir..“

Şu ifadeler de onun:

“Gazeteciler için en önemli mesele nasıl tıklama sayısını, tirajı artırırım meselesi değildir. Asıl mesele nasıl güven oluştururum meselesidir. Güven oluştuktan sonra tık sayısı ve tiraj da gelecektir.“

Prantl internetin gazeteciliği öldürmediğini, tam tersine gazetecilerin muhatap kitlesini bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde genişlettiğini, titiz çalışan, önemli bilgiyi önemsizden ayıran, büyük resmin parçası haline getiren, iyi analiz ve arkaplan bilgileri ile okuyucu için dünyayı açıklayan iyi gazetecilere her zaman ihtiyaç olacağını söylüyor.

***

Heribert Prantl güzel söylemiş. Eklenecek bir şey var mı?

Evet var!

Prantl aslında eksik söylemiş. Haltung sadece gazetecilerde olması gereken bir özellik değil ki! Şu Türkiye’de olup bitenlere bir bakın. İşler bu noktaya geldiyse hep Haltung sahibi olmayan, onun yerine rüzgara göre eğilen, çıkara göre yağlayan tipler yüzünden gelmedi mi?

Sadece son gün ve haftalarda olup bitenleri bir hatırlayın..

Televizyondaki rolüne bakıp taş fırın erkek sanıyorsunuz, hafif sıklet çıkıyor.

Milletvekili diyorsunuz, konjonktüre göre anında attığı twitleri siliyor.

Başbakan diyorsunuz, hangi gözüne inanacağınızı şaşırıyorsunuz. Sonra anlıyorsunuz ki, evet gerçekten de baş bakan.

***

Allah’tan, Haltung’un sadece Almancada bir kelime olmadığını, Türkçede de bir karşılığı olduğunu gösterenler de var.

10.02.2015 19:30