TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Fikri olan yazsın

Bugünlerde etik-ahlak kitaplarına yoğunlaştım.

Ahlak nedir? Karakter nedir?

İnsanlar ne zaman ahlakı önemser? Karakter oluşumu neye bağlıdır, karakter zaafı hangi şartlarda gelişir?..

Bu gibi soruların cevaplarını arıyorum.

Nedeni basit:

Türkiye’de bir anket şirketi AKP’nin oylarını yüzde 40’ın altında, yüzde 39 gösterdi diye ertesi gün polisler geldi.

Demek ki yüzde 39’u az bulmuşlar.

Ben ise yüzde 39’u çok fazla buluyorum. Bunu nasıl bulurlar diye soruyor, cevabını arıyorum.

Atatürk’ün bir zamanlar, “Türk milleti zekidiiiirrrr..“ dediği millet 80 sene sonra bu mu olacaktı?

Böyle olmamalıydı diyorum.

Düşünün, yolsuzluk soruşturması ortaya çıkıyor, bize darbe yapacaklardı diyorlar.

Evden para çıkıyor, polis koydu diyorlar. Ama parayı polise değil ev sahibine veriyorlar.

Sonra binlerce suçsuz memura dokunuyorlar. Hukuku bu kadar mı umursamaz olduk?

Eğitim yönüyle ortaya çıkmış bir hareketin başına terörist diyorlar. PKK’dan daha tehlikeli olduğunu söylüyorlar. Bunlar da yetmiyor, Sümeyye Erdoğan’a suikast gibi saçma sapan iddiaları ortaya atıyorlar.

Sonra yurtdışındaki tek Türk toprağı denen yer apar topar terkediliyor, zafer diye sunuyorlar.

Ama anket yüzde 39.

Şimdi, tüm bu iddialardan sonra yüzde 39 nasıl çıkar?

Bu insanlar 30 yılı aşkın yaşadığı terörün ne olduğunu anlamadı mı? Açılan okullardan hangi asker cenazesi geldi?

Bu insanlar iyilik ve kötülüğü bu derece mi tanıyamaz hale geldi? Yok, eğer tanıyorsa, nasıl bu kadar hissiz hale geldi?

Bütün bunlar değil, ama maaşlarımız arttı, duble yol yapıyorlar denecekse eğer:

O zaman dinimiz imanımız, karakter ve değerlerimizin ancak üç kuruşluk kıymeti mi vardı?

Bunları ve yüzde 39’u düşünürken bu sefer başka bir haberle karşılaştım:

Bugüne kadar aklına ve vicdanına güvendiğim bir ’tanıdığım’ Almanya’daki görevinden istifa etmiş. Sonra adını Türkiye’de AKP’nin aday adayları arasında gördüm.

AKP’nin politikalarına eleştirel baktığını sanırdım, meğer adaylık için fırsat bekliyormuş. Eğer bu partiden aday oluyorsa demek ki bugüne kadarki politikayı benimsiyor.

Benimsesin, ona bir şey demiyorum. Benim problemim anlamak, daha doğrusu anlayamamak.

Nasıl olur da insanlar bu kadar haksızlığı umursamazlıkla karşılar? Nasıl olur da bu kadar iftirayı destekler? Bütün dindarlıklar, hassasiyetler, kendi medeniyetimiz hamasetleri gelip bugüne dayanmak için miydi?

Merak etmeyin, anlama adına ilerleme kaydedersem paylaşacağım.

Bu arada sizden de ben anladım, bu konuda fikrim var deyip de bildiren olursa onu da paylaşırım.

Sonuçta bizim yapabileceğimiz bu. Başkalarının tercihinden sorumlu değiliz. Ama neden böyle tercihte bulunduklarını anlarsak daha iyi bir gelecek için donanımımızı artırmış oluruz.

26.02.2015 20:30