TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Demirel’i geçtiler

Numan Kurtulmuş’un açıklamalarını gördünüz mü?

Bir haber kanalında AKP öncesi dönemdeki sözleri hatırlatılıyor. Açıkça orada AKP hükümetine yükleniyor. Harun gibi gelmek, Karun gibi gitmekten bahsediyor.

Ancak şimdi kendisi AKP’li.

Ne demesini beklersiniz?

O sözleri ile aslında kimseyi hedef almadığını, genel prensipleri ifade ettiğini söylüyor.

Eskiden bu gibi durumlarda “Dün dündür, bugün bugündür” derlerdi. Demirel’in bu sözü meşhurdur.

Almanya’da da var bu sözün karşılığı. CDU ve SPD birbiri ile yarışır. Sonuçta iki taraftan biri kazanır.

Geçenlerde Sigmar Gabriel’e rakip bir politikacının seçim döneminden bir sözü hatırlatıldığında, “Seçim propagandası sırasında söylenen her sözü altın terazisinde tartmamak lazım” demişti.

Ama bugün Türkiye’de olup biten bunun ötesinde bir şey. Evet, öyle söyledik, ama o o dönemin gereğiydi, seçim dönemiydi vesaire yok. Herkesin gördüğü, duyduğu şeyin insanların gözünün içine baka baka inkarı var.

Şimdiye kadar geçmişle ilgili konuşmalarda “Eğer hafızam beni yanıltmıyorsa..” diye cümle kurulurdu. Bundan sonra herhalde “Eğer şu an gördüklerim konusunda gözlerim beni yanıltmıyorsa..” denecek..

Peki, Numan Kurtulmuş’un söyledikleri şaşırtıcı mı?

Değil tabii!

Numan Kurtulmuş bugüne kadar bizim dünya ile iletişimimizi sağlayan duyularımıza güvenemeyeceğimizi söyleyen ilk örnek değildi ki!

Baba oğul konuşur, evdeki paraları sıfırla sözleri geçer, bunların montaj-dublaj olduğu söylenir.

Suriye topraklarındaki toprak parçası savunulamaz hale gelir, apar topar sınıra taşınır, zafer diye ilan edilir.

Gazeteciler içeri atılır, içerdeki gazeteci sayısı artar, işten atılan gazeteci sayısı binlerle ifade edilir, dünyada basının en özgür olduğu ülkeyiz denir.

Şimdi..

Diyelim ilerde Öcalan İmralı’dan çıkarıldı. “Aslında Öcalan çıkarılmadı, ama yeri dar geliyordu, hareket alanını kısıtlıyor, psikolojisini bozuyordu.. O nedenle sadece hapishane Diyarbakır’a taşındı ve sınırları genişletildi” denebilir. Veya, “Burası Müslüman coğrafyadır, Müslümanlar için dünya hayatı aslında bir tür hapishanedir. Öcalan İmralı’da da olsa, dışarıda da olsa aslında hapishanede sayılır. Çıkarılma yok, mekan değişimi var” dense kim itiraz edebilir.

İşsizlik arttı diyelim. “Aslında işsizlik artmadı, iş taliplilerinin sayısı arttı. Yüksek talipli sayısı ekonomimizin cazibesinin göstergesidir. Türkiye’yi bu noktada da dünyada ilk 10’a sokacağız Allah’ın izniyle; Batı bizi kıskanıyor” denebilir.

***

Modern dünya büyük ölçüde din ve devlet işlerini ayırmış. Dinlerin siyasetin bir parçası olmasını istemiyor. İslam’a yönelik de bugüne kadar din ve devlet işlerini ayırmadığı itirazı yapılırdı.

Bizimkilere bakıyorsunuz, din ve devlet işlerini değil ama, din ve ahlak işlerini ayırmış görünüyorlar. Bu sisteme la-ahlakizm mi denir, makyavelizm mi, ya da Yeni Türkiye mi bilmiyorum.

Ama belki de göz ve kulaklarımız bizi yanılttı, Numan Kurtulmuş televizyonda bambaşka bir şey söyledi. Yarın AKP gitsin, Numan Kurtulmuş şimdiki sözlerinin aslında bambaşka şekilde anlaşılması gerektiğini söyleyecektir.

Var mısınız iddiasına?

19.03.2015 21:30