TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Claudia Dantschke’yi dinlerken

10 sene önce bu manzara mümkün müydü?

Berlin’de Dialog ve Eğitim Vakfı’ndayız.

Burası Hizmet Hareketi’nin Berlin diyalog bürosu diyebiliriz.

Mekan olarak  Berlin’in merkezinde, tarihi Gendarmenmarkt meydanının hemen yanında.

Konuşmacı ise Claudia Dantschke.

Dinleyiciler arasında avukat Seyran Ateş de var.

Claudia Dantschke selefilik, radikalizme kayan ve Suriye’ye giden gençler, toplumun buna vermesi gereken cevaplar konusunda konuşuyor.

***

Bilenler bilir:

Bu saydıklarım yolculuklarını ta başından beri yan yana yapmış aktörler değil.

Hatta bugün bile birtakım konularda farklı düşündüklerini tahmin etmek büyük kahinlik başarısı sayılmaz.

Claudia Dantschke’nin Hizmet Hareketi ile ilgili eleştirileri de söz konusu oldu.

Ancak hayat bir süreç.

Hepimiz farklı noktalardan, içine doğduğumuz ve bulunduğumuz kesimden, o kesime tarihin miras bıraktığı kültürden yola çıkıyoruz.

İlerliyoruz, gelişiyoruz. Bazen yollarımız kesişiyor.

Önemli olan aynı düşünmek değil, demokratik kurallar içinde hareket etmek. Futbol tabiri ile konuşacak olursak:

Futbol oynamak için çıktığımız sahada maç ortasında – bugün birilerinin yaptığı gibi – Amerikan futbolu moduna geçerek topu ele alıp rakipleri de sağa sola iterek kaleye koşmamak. Futbol niyeti ile başladığın maçı yine futbol niyeti ile bitirmek.

Dialog ve Eğitim Vakfı’nın kendini eleştiren veya eleştirmiş olanlara bile kapısını açması.. Claudia Dantschke’nin de orada konuşması bence önemli bir aşama.

***

Bu gayet doğal bir şey, üzerinde durmaya ne gerek var diyenler olabilir.

Ben öyle düşünmüyorum. Neden öyle düşünmediğimi de söyleyeyim.

Lütfen Türkiye’ye bir bakın.

Baskıcı bir iktidar yanlış yola sapmış. Bastırdıkça bastırıyor. Şu an ilk hedefte Hizmet Hareketi bulunuyor. Ancak bu yolda son hedefin Hizmet hareketi olmadığı da Doğu Anadolu’da herkesin gözü önünde yükselen Ağrı Dağı gibi ortada.

Peki, baskıcı iktidarın peşinde gitmeyenler ne halde?

Birçok insan hala eski hesapları görmenin derdinde. Birisi geminin tabanını delmeye başlamış, gemi su alıyor, ama gemidekilerin önemli kısmı sen-ben derdinde. Su alan kısma en yakın oturan için oh olsun diyor..

Oysa, İş Bankası ile ilgili yayınlar meselenin sadece bank Asya ile sınırlı kalmayacağının işareti değil mi?

Bir de Almanya’ya bakın..

Dresden’de Pegida ortaya çıkmıştı. Sonra aniden tüm Almanya genelinde Anti-Pegida gösterileri belirdi.

Sizce anti Pegidacılar Müslümanları çok sevdiği için mi, her halini onayladığı için mi çıktı?

Hayır. Demokratik ortama sahip çıktılar o kadar. Eleştirilerine yine devam edeceklerdir, ama düşmanlaştırmadan.

***

Dialog ve Eğitim Vakfı önceki akşam güzel bir programa ev sahipliği yaptı.

Devamını diliyorum.

11.03.2015 18:30