TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Boş gelecekler, hoş gidecekler

Hani 7 Haziran yaklaşıyor.

Kılıçdaroğlu’su, Bahçeli’si, Perinçek’i, Davutoğlu’su.. Hepsi geliyor. Önümüzdeki hafta Almanya’da vatandaşa seslenecekler.

Oy isteyecekler.

Zaten hep öyle olur. Seçimlerin öncesinde kısa süreliğine millet kıymete biner, sonrasında ise vekilleri.

Gelmesine gelecekler de, ne anlatacaklar dersiniz?

***

Cevap belli aslında:

Hamaset yapacaklar. Kimlik siyaseti yapacaklar.

Biri çıkacak, kuru Türkçülüğün ne kadar önemli bir şey olduğunu anlatacak, “Türklüğüm olmadan asla” diyecek. Bir başkası vatanseverlikten, iç ve dış düşmanlardan söz edecek. Baş bakan yol’suzluğun kötü bir şey olduğunu, buna karşı ne ne kadar duble yol yaptıklarını anlatacak.

Buradaki insanların sorunlarına pek değinmeyecekler. Hoş.. Zaten değinseler de yapabilecekleri fazla bir şey de yok.

Yüksek askerlik bedeli gibi bir sorun var mesela. Ama bu konuda vaat edebilecekleri bir şey yok. Muhalefetin iktidar olma şansı şüpheli olduğu için, hükümetinin başının da bu işi önce bir yukarı sorması gerektiği için.

Diyeceksiniz ki, siyasetçi hamaset yapmasın da ne yapsın? Siz de haklısınız.

Bugüne kadar Almanya’ya gelen bazı parti başkanlarına tanık oldum. Bazıları Türkiye’den gelen misafir önünde önce bir ceketini ilikleyip rükuya gider gibi eğilir, bazıları elini öpmeye kalkar. Liderin gözünün içine bakılır, o konuşmazsa konuşulmaz. Fırsatını bulan hatıra fotoğrafı çektirir.

Bu hatıra fotoğrafı işi sadece siyasilerle sınırlı değildir. Bazıları değişik toplantılarda konsolosları falan gördüğü zaman da fotoğraf çektirmek için yarışır. Konsolosla fotoğraf çektirilir de konsolosluktaki veznedar ile niye çektirilmez anlamış değilim, sonuçta ikisi de devlet memuru.

***

Bunlar bazılarımıza abes gelebilir ama kendine göre mantığı var.

Konsolos ile fotoğraf çektiren sanıyorum kendini de onunla eşleştirerek özgüvenini artırdığını düşünüyor. Vatandaşın parti başkanları karşısındaki tavrına ve onların da hamaset edebiyatına alıcı olmasında ise psikoloji aydınlatıcı olabilir.

Psikolog Henri Tajfel insanların kendilerini beğenmek ihtiyacı içinde olduğunu, kendileri ile ilgili imajın kişisel ve grup mensubiyeti kimliğinden oluştuğunu belirtir ve özetle şöyle der: “Eğer kişisel kimlik ayağı aşağılık kompleksi veya öz şüphe ile eksideyse kişi mensup olduğu grubu göklere çıkararak bu açığı gidermeye çalışır..”

200 sene önce filozof Schopenhauer ise şöyle demiş bu konuda: “Önemli kişisel özellikleri olanlar kendi milletinin hatalarını en iyi görenlerdir. Diğerleri ise kendini iyi hissetmek için son çare olarak milli gurura başvurur, milletinin tüm hatalarını körü körüne savunur..”

***

Ne anlatacaklar, en iyisi bekleyip görelim. Belki eğlenceli de olabilir.

20.04.2015 20:30