TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Bayrakları bayrak yapan.. üzerindeki yıldızdır

Hatay’ın İskenderun ilçesinde Atatürk Anıtı’ndaki bayraklar yenilenirken tuhaf bir şey olmuş:

Asılan bayraklardan birinde yıldız yok!

Ancak vatandaşların tepkisi üzerine bayrak değiştiriliyor.

Haberlerin bazılarında bayrakta yıldız unutuldu diyordu, bazılarında ise AKP’li Belediye Başkanı Dingil’in (gülmeyin, adı böyle) Türk Bayrağından yıldızı kaldırdığı belirtiliyordu.

Unutulmuş olabilir mi? Hadi unutuldu diyelim, fark edilmemiş olabilir mi?

Brezilya’da Futbol Dünya Şampiyonasında Almanların kamp yeri önüne Brezilyalılar Alman Bayrağını ters aşmışlardı. Siyah normalde yukarıda olması gerekirken aşağıya gelmiş, Schwarz-Rot-Gold (siyah-kırmızı-altın rengi) olmuştu Gold-Rot-Schwarz.

Bunu Brezilya işçilerin Alman bayrağını iyi tanımaması ile açıklayabilirsiniz. Adamlar nereden bilsin Alman bayrağının altını üstünü.

Ama ya Türk bayrağında yıldızın olmaması? Hem de Türkiye gibi bir yerde. Bayrakta yıldızın olmamasını fark etmemek yerine asan kişinin sabah evinden çıkarken arabasının yerinde traktör görmesine şaşırmaması bana daha inandırıcı gelirdi.

İçinden geçtiğimiz dönem de insanı kuşkulandırıyor.

Düşünün:

Olayın yaşandığı yer bir Atatürk anıtının olduğu yer. Ülkede adeta ne anayasa kalmış, ne bilmem ne. Belli bir kesim zafer sarhoşluğu yaşıyor. Kısmen eski dönemden intikam alınıyor. Bugüne kadar bastırılmış duygular gün yüzüne çıkıyor.

İleride birileri Atatürk heykellerine fes giydirir veya başka şeylerle ortaya çıkarsa şaşırmayın. Zafer sarhoşluğu insanlara böyle şeyleri yaptırır mı yaptırır.

***

Başka bir konu:

Almanya’nın Nobel ödüllü yazarı Günter Grass öldü. 88 yaşındaydı, hayat tecrübesi olan ve ileriyi düşünenler bir gün böyle bir acı haberin geleceğini tahmin ediyordu.

Günter Grass 1959’da yayınlanan Blechtrommel isimli romanı ile uluslararası ün kazanmış, aynı zamanda refah içinde kendini kaybetme tehlikesi yaşayan topluma daha 15 seneyi bulmayan geçmişinde neler olduğunu hatırlatmıştı.

Günter Grass aynı zamanda siyasi angajmanı olan bir yazardı, kalbini sosyal demokrasiye kaptırmıştı. 2006’da ’Beim Häuten der Zwiebel’ romanında gençliğinde Waffen-SS’de üye olduğunu açıklaması tartışmaları da beraberinde getirmişti. Günter Grass 2012’de İsrail’in nükleer silahları olmasını eleştiren şiiri ile de ülke gündemine oturmuştu.

Günter Grass’ın ölümü ile ilgili Hessen İslam Toplumu (irh) adına yapılan yazılı basın açıklaması dikkatimi çekti.

Günter Grass 88 yıllık hayatına roman, hikaye, dram gibi 30’dan fazla eser, artı heykel vs. gibi yaklaşık 40 eser sığdırmış. Eserlerinin sayısı 70’i geçmiş.

Ama irh’nin açıklamasında sadece İsrail konusundaki şiiri dikkate alınmış. Şiir baştan sonra tekrar verilmiş, girişinde de deniyor ki:

Günter Grass bu şiiri ile bu ülkenin siyasi elitleri ve medyasının korkaklığını, çifte standardını ve oportünizmini ortaya çıkardı. Bunların kariyer düşkünlüğünü gözler önüne serdi. Sonra deniyor ki:

“Allah adil olanları sever. Kendisine rahmet eylesin.“

Vay be.. Bilmeyen de sanır ki, sanki prensiplere bağlılıkta Kant, cesarette Cüneyt Arkın ve adalete bağlılıkta Hz. Ömer konuşuyor. Bu arkadaşların fetvasına çok güvensem şunu sormak isterdim:

Allah halkı bölenleri, iftira atanları, kendi emrinde olmayan basına akreditasyon uygulayanları, cadı avına çıkanları, evindeki paraları sıfırlayanları da sever mi?

İki: Günter Grass söz konusu şiirini 2012’de yazmıştı. Mart 2014’te ise Ankara’daki hükümete açık mektup yazmış, twitter ve youtube yasağının kaldırılmasını istemiş, basın da bu olayı “Grass’dan Erdoğan’a sert eleştiri“ gibi başlıklarla vermişti.

Soru: Grass bu mektubu yazarken de adil miydi, Allah kendisini sever miydi?

***

Eskiden Batı’ya çifte standartlı denirdi, Müslüman kardeşlerde kaç standart var doğrusu ben çözemedim. Say say bitmiyor.

14.04.2015 20:30