TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Auschwitz’in bize anlattığı

Bundan 70 yıl önce Rus askeri Auschwitz’e ulaşmıştı.

Bugün Polonya topraklarında bulunan toplama ve imha kampının bulunduğu Auschwitz’e. Kızıl Ordu askeri 27 Ocak 1945 günü bu kampa ulaştı, halen orada bulunan 7 bin insanı kurtardı.

Kampa ilk ulaşanlardan kameraman Aleksander Woronzow gördüklerini şöyle anlatıyor:

“Kamp alanında piramit şeklinde yığınlar vardı. Biri kıyafetlerden oluşuyordu, diğeri tencerelerden, bir diğeri de takma insan dişlerinden.“

Kampın depolarında ise 350 bin erkek kıyafeti, 837 bin kadın kıyafeti, 7 tonun üzerinde insan saçı bulundu. Ayrıca yığınlarca bebek ve çocuk kıyafeti…

Bugün Auschwitz Almanya’da nasyonal sosyalizm döneminde gerçekleştirilen soykırımın sembolü. 6 milyon Yahudi kökenli insan, ayrıca onbinlerce Sinti ve Roma ve başkaları öldürülmüştü.

Auschwitz kampının kendisinde ise bir milyonun üzerinde insan öldürüldü, yakıldı. Soykırımdan canlı kurtulup da hayatta olanların sayısı bugün 300 civarında.

Ayrıca şu meşhur Dr. Mengele de Auschwitz kampında bulundu. Normalde hayvanlar üzerinde yapılan tıbbi deneyleri insanlar üzerinde yapan, ancak ismi kıyamete kadar tıp tarihinin sayfalarına kara harflerle yazılacak olan Dr. Mengele.

***

Aradan 70 yıl geçmiş.

Ama bugün dahi kafaları meşgul eden, cevap arayan sorular var:

Auschwitz nasıl mümkün oldu? Almanlar gibi Avrupa’nın göbeğinde kalkınmanın öncüleri arasında girmiş, düşünür ve şairler milleti denen bir millet (Das Volk der Dichter und Denker) nasıl böyle bir vahşete düştü? Bugün Auschwitz’in bizim için önemi ne? Auschwitz bize ne anlatıyor, ne anlatmalı?..

Üzülerek söylemem gerekir ki, bugün hala Müslümanlar arasında aslında 6 milyon Yahudi öldürülmedi, şöyle oldu böyle oldu diye komplo teorileri ile meşgul olan kişiler var. Avrupa’daki ırkçı çevrelerin tezlerini paylaşan, meseleyi anlamamış kişiler bunlar.

Diyelim ki, altı milyon kişi öldürülmedi de bir milyon kişi öldürüldü, hatta 10 bin kişi öldürüldü. Neyi değiştirir bu? Fırınları daha masum mı kılar?

Bu tür şeyleri paylaşanları ciddiye almaya gerek yok.

Evet, Auschwitz nasıl mümkün oldu, bugün bize neyi anlatıyor sorusunun cevabını arıyoruz. Benim bulduğum cevap şöyle:

Auschwitz’in öncesinde toplum içinde bir grubun insanlıktan çıkarılması ve toplum için tehdit ve tehlike olarak gösterilmesi var.

Bir kesim hakkında bu iki şey yapıldığında onları yok etmek artık suç olmaktan çıkıyor, hatta bir gereklilik haline geliyor. Dolayısı ile, bir toplumda birileri toptancı bir yargılamaya maruz bırakılıyorsa, ötekileştiriliyor, düşmanlaştırılıyorsa, hain deniyorsa orada dikkatli olmak gerekir.

Çıkaracağımız ikinci derse gelince..

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bu konuda oldukça fazla tarihi, psikolojik araştırmalar yapıldı. Meşhur Asch deneyi, Milgram deneyi.. Yine Hannah Arendt’ın Eichmann’ın yargılanması ile ilgili söylediği “Kötülüğün Sıradanlığı“ (Banalität des Bösen) sözü, imha timlerine katılan polisler ile ilgili araştırmalar (Polizeibataillon 101) hep şunu gösteriyor:

Suça bulaşanlar normal insanlar. Dolayısı ile kimsenin birilerine tepeden bakma, kendisinin böyle şeylere bulaşmama garantisi yok!

Yargılayıcı değil, dikkatli olmak gerekiyor.

***

Son olarak şunu da sorabiliriz:

Tamam da, bu Almanların meselesi, Türkiye kökenli insanların konuyla ilgisi ne?

İlgisi şu:

Almanya böyle bir şeyin tekrarlanmaması için bu olayı anıyor. Bugünkü insanların suçundan dolayı değil, tekrar böyle şeylerin yaşanmaması sorumluluğunu hissettiği için. Bu Almanya’yı küçültmüyor yüceltiyor, toplumu haksızlık eğilimleri karşısında daha duyarlı kılıyor.

Ben bu sorumluluğu paylaşmıyorum diyenlere şunu diyebiliriz:

Olabilir. O zaman gidin, Pegida’cıların arasına karışın. Muhtemelen kendiniz gibi düşünenleri orada bulacaksınız

27.01.2015 18:30