TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Aldi ve Müslüman hassasiyeti

Tarih kitaplarında anlatılır:

Bir tarafta Türkler vardır. İstanbul’u fethedeceklerdir.

Öbür tarafta ise Bizanslılar. Tehlike ile burun burunadırlar. Ama alimleri meleklerin cinsiyetIni tartışmaktadır.

Bu ne kadar gerçek bilmiyoruz. Ama neyin önemli, neyin o kadar önemli olmadığını ayıramayan bir topluluk için iyi bir örnek bu.

Bugünden geriye baktığımızda Bizanslıların bu tavrına biraz alaycı bir şekilde bakanlar var. Ancak bizim durumumuz çok mu farklı, ondan pek emin değilim.

İşte bakın son örnek Aldi olayı.

Aldi-Süd bir sabun piyasaya sürüyor. Adı ’Ombia – 1001 Nacht’, üzerinde de bir caminin kubbesi ve iki minare şekli.

İşte bazıları bundan rahatsız olmuş.

Bu sabun lavabolara girecek, oralarda da böyle bir şeklin işi yok, bu bizim duygularımızı rencide ediyor demişler.

Aldi de – ne de olsa ticaret kafası – aman müşterileri küstürmeyelim diyerek sabunu raflardan kaldıracağını duyurmuş.

Sen misin bunu duyuran! Bu sefer de karşı taraf devreye giriyor.

„Aldi omurgasız çıktı, hoşgörüsüz Müslümanlar karşısında geri adım attı, Batılı değerlerimiz tehlikede“ diye basıyorlar feryadı.

Düşünün, bütün bunlar Paris’teki terörist saldırının, Almanya’da Pegida gösterilerinin yapıldığı bir dönemde yaşanıyor.

Görüyor musunuz, iki taraftan da çoğunluğu temsil etmeyen zihniyet nasıl gündemi belirliyor..

***

Bilmeyen de sanır ki, helal olsun, Müslümanlar ne kadar da duyarlı. Peki, şu örneklere ne diyeceksiniz:

Gazi’nin ürünlerinde de cami resmi var. Bunlar kullanıldıktan sonra üzerindeki resimlerle çöpe gidiyor. Ama kimse bundan rahatsız olmuyor.

Genel olarak dini sembol ve kavramlar Müslümanlarda daha çok kullanılıyor.

Medine kasapları, Mekka veya Zemzem Cola’larını gördük. Neden bunlardan kimse rahatsız olmadı?

Örnekler çoğaltılabilir. Ancak bana öyle geliyor ki, Müslümanlar rahatsız olmaları gereken konulardan rahatsız olmuyorlar, basit şeyleri ise büyütüyorlar.

Mesela:

Türkiye’de Suriyeli sığınmacı kadın ve kızların insan ticaretine konu olduğunu gösteren haberler var. Asıl bundan rahatsız olmak gerekmiyor mu? Bir Müslümanın başına başka bir Müslüman ülkede bu tür şeyler mi gelmeliydi?

Daha geçenlerde İstanbul’da çekilmiş bir fotoğrafta Suriyeli küçük bir kızın soğukta bir otobüsün egzozuzun arkasına geçip çıkan zehirli dumanla ısınmaya çalıştığı görülüyordu. Asıl bundan rahatsız olmak gerekmiyor muydu?

Daha birkaç gün önce Samsun’a gelen küçük bir domuz oradakilerce acımasızca öldürülmüş. Yaratıklara karşı böyle acımasız ve duygusuz olmak. Asıl bu durumun rahatsız etmesi gerek miyor muydu?

Veya karikatür meselesi.

Karikatürler – bana göre – temsil ettiği iddia edilen kişiyi değil, çizen kişinin duygu ve düşüncelerini ifade eder. Onlar aslında çizen kişiyi gösterir.  Bunlardan rahatsız olmadan önce dinin siyaset için kullanılması, birleştirici olması gereken değerlerin belli bir partinin emrine verilerek birer ayrıştırıcıya dönüştürülmesi, böylelikle içinin boşaltılması.. Asıl bu durumun rahatsız etmesi gerekmiyor muydu?

Bir de dini konularla hakaret eden kişinin kimliğine göre tavır belirlemek var ki, oraya hiç girmiyorum.

***

Bizanslı alimlere gülmeyelim.

21.01.2015 18:30