TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Baha Güngör’e cevap

Baha Güngör Almanya’daki en tecrübeli gazetecilerden.

Deutsche Welle’nin Türkçe bölümünün başında bulunuyor. Deutsche Welle’ye Almanya’nın Sesi Radyosu da diyebiliriz.

Baha Güngör’e cevap verme ihtiyacı duymamın nedeni yazdığı son yorumu. Deutsche Welle’nin sayfasında yayınlandı;  ’Türkiye Yanlış Yolda’ başlığını taşıyor.

Bu yorumda şahsımla ilgili bir şey yok.

Ancak dile getirdiği konu öyle temel bir konu ki, birçok insanın kafasında dolaşan bir soru olduğunu düşünüyorum.

Bu nedenle ben de cevap verme, kendi düşüncelerimi yazma ihtiyacı hissettim.

***

Baha Güngör son gazeteci tutuklamalarını yorumlamış.

Yorumunun bir bölümünde şöyle bir görüşe yer veriyor:

Bu Erdoğan ile Gülen arasında bir iktidar kavgasıdır. İkisi arasında tercih yapmaya gerek yok.

Çünkü ikisi de birdir. Gülen de ağzına demokrasi, insan hakları, azınlık hakları gibi kavramları alsa da aralarında fark yoktur.

Bu kavgada Erdoğan’a karşı Gülen’i tutmak bir kötünün yerine başka bir kötüyü koymak olur..

Evet.. Görüş bu.

Peki, doğru mu?

Tabii ki doğru değil.

Bu görüşün arkasında şöyle bir ön kabul var:

İslam demokrasi ile bağdaşmaz, inanan Müslüman demokrat olamaz.

Bu yanlış. Mesele bu kadar basit değil.

Ama ben meseleyi orada bırakmanın da doğru olmadığını düşünüyorum. Bu ön kabul yanlış ise, Müslüman demokrattır sözünü de karşısına koymak istemiyorum.

Peki o zaman nedir?

Kendimden örnek vereyim..

Zaman’da çalışıyorum. İlgi alanım geniş. Dini kitaplar da okudum, okuyorum. Her şeye katılıyor muyum? Hayır.

Benim de kendi beynim var.

Bugün birçok Müslümanların tarihle ilgili, dinle ilgili birçok şeyi körü körüne kabul ettiğini, sormadığını, sorgulamadığını düşünüyorum.

Eskiden olsa, “Müslümanların söz hakkı olsa her şey daha güzel olur. Her şeyin iyisi, her şeyin çözümü bizde var“ sözüne inanırdım. Şimdi inanmıyorum.

İnandığım şey ise, insanla ilgili görüşüm ise şu:

Düşünce sistemleri mükemmel olsa da insan mükemmel değil. Değişik zaafları var. Ancak insanların seviyesi kadar bazı şeyler hayata geçer.

Zaaflar kalıcı. Her an onlarla karşı karşıyasınız. Zaten olgunlaşmanız da bir ölçüde onlarla mücadelenize bağlı. Almanca tabiriyle ’innere Schweinehund’unuza haddini bildirmek, “Aus!“, “Sitz!“, “Ab!“ demek durumundasınız.

Bunun dışında bazı yaşanmış şeyler, psikolojik koşullar bazı insanları daha katı, daha tavizsiz, müsamahasız yapabilir.

Ama bu Müslümanlarla sınırlı değildir. Her kesimde böyle insanalar çıkar; ılımlı insanlar da hiçbir kesimin tekelinde değildir.

***

Baha Güngör..

Yanılıyorsun.

Bu bir iktidar savaşı değil.

Sanıyorum hata biraz da düşüncenizi hayali bir son noktadan hareketle ifade etmeniz.

Bugün Hizmet Hareketi tüm gücü elinde bulundursa nasıl bir düzen olurdu diyorsunuz, bu tabloyu olumlu görmüyorsunuz ve bahis konusu sonuca varıyorsunuz.

Aynı şeyleri kısmen aslında ben de düşünüyorum. Bugün herhangi bir dini grup mutlak iktidarı ele geçirse her şeyi onaylar mıyım? Hiç sanmıyorum.

Ama bunu her grup için düşünebilirsiniz. Sol Parti’nin mutlak iktidar olduğu bir Almanya hepimizin beğendiği bugünkü Almanya olur mu? Sanmıyorum. Aynı şey FDP için, başka partiler veya anlayışlar için de söylenebilir.

Ama toplum farklı gruplardan, anlayışlardan meydana geliyor. Demokratik kurallar kabul edildiğinde, herkesin temel hakları kabul edildiğinde işler böyle bir aşırılığa gitmeyecektir.

Ben yaşadığım toplumda herkesle aynı evi paylaşmak istemem açıkçası.. Ama herkesin istediği gibi var olma hakkını da sonuna kadar savunuyorum.

Baha Güngör..

Fethullah Gülen’e sahip çıkmayın. Kimse sizden bunu beklemiyor. Ama Türkiye’de demokrasiye sahip çıkın. Onu çiğneyenlere de karşı çıkın.

Beklenen bu; başka bir şey değil.

18.12.2014 19:30