TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

İslam üzerindeki kara bulutlar

İslam söz konusu olduğunda bir kısım Almanların akıl almaz ve önyargılı yaklaşımlarını genellikle tek yanlı ve itici bulurdum. IŞİD ve Selefilikle ilgili haberler gündemi belirlediğinden beri ilk defa kim olursa olsun Alman medyasındaki eleştirilere büyük ölçüde katılıyorum.

Hatta bir adım daha öteye giderek açık yüreklilikle ifade edelim: Şiddeti meşrulaştıran Selefî akımlar İslam içi bir problemdir ve birinci derecede Müslümanlar bu terörist ve insanlık dışı eğilimlere karşı kesin bir duruş ortaya koymalılar. Başta da şiddeti reddeden selefiler…

Lafı eğip bükmeyelim. Almanya gibi bir ülkede yaşayan Müslümanların ana toplumun hassasiyetlerine ve o ülkede geçerli hukuk düzenine azami derecede dikkat etmeleri gerekmez mi? Maalesef kendi içimizdeki şiddet yanlısı ve gayri insanî marjinal gruplara Alman Neonazilere duyduğumuz öfke kadar tepki gösteremedik şimdiye kadar.

Şiddeti meşrulaştıran Selefîlerin neye/kime hizmet ettiklerini anlamak güç. Ama Kur’an ve İslam’a hizmet etmediklerine inancım tam. Dış görünüşleriyle bile güven telkin etmeyen üç-beş kişi çıkıyor, ahlak zabıtalığına soyunarak, en kalabalık yerlerde Kur’an dağıtarak, sosyal medyayı ve retoriği iyi kullanarak, bazı problemli gençlerin hissiyatına tercüman olabiliyor ve çeşitli propagandalarla ağlarına düşürmeyi başarabiliyorlar. Peki bunların sadaka-i cariye cinsinden ortaya koydukları bir hizmetleri var mı? Tek silahları ses getiren propaganda araçları. Hangi aklı başında insana mutlu bir hayat sundular, Müslümanların hangi sosyal problemini çözdüler, İslamiyet’in daha iyi anlaşılması adına hangi çalışmada bulundular? Netice itibariyle becerebildikleri, topluma korku salmak, İslam’dan soğutmak ve ürkütmek, Müslümanların imajını tümden yerle bir etmek…

Bu Selefî güruhun reaksiyoner fanatiklerden oluştuğu malum. Ne İslam medeniyetinin güzelliklerini temsil eden ne de modernitenin insana kazandırdığı olumlu değerleri taşıyan hayat perspektifleri var. Bazı zaaflarını kullanarak gençleri kestirmeden cennet vaatleriyle şiddet ve terör tuzağına çekiyorlar. Onlara kalırsa cennet de katil ve zalim insanlarla dolacak demek. İslam’da böyle bir cennet tasavvurundan söz edilebilir mi? Cennet o kadar ucuzmuş gibi, vahşice kelle keserek, masum insanlara zulmederek, terörle, tecavüzle, her türlü insanlık dışı eylemlerle şehit olup oraya gireceklermiş! Bu kafayla gitse gitse insan cehennemin gayyasına yuvarlanabilir. En büyük din düşmanlarının yekunu bile dine bu kadar zarar vermemiştir herhalde. Hem terörist ve zalimlerin insanî bir medeniyet kurdukları nerede görülmüş? Milliyeti, inancı, dili, rengi, düşüncesi sebebiyle masum insanların katledilmesine İslam’ın hangi kaynaklarında cevaz var?

Düşman içimizde… Onu artık dışarıda aramaktan vazgeçip içimize eğilmek, evvela kendi bahçemizi yoluna koymakla mükellefiz. Dinin ruhuna ters bu gelişmeler, çocuklara verilen (dini) eğitimi gözden geçirmeye vesile olursa ne âlâ. Müslümanlığın, Müslümanlar eliyle bu kadar zelil edilmesini daha uzun süre sineye çekemeyiz. Almanya’nın özgürlükçü, sosyal ve demokratik hukuk devleti olmasının bütün nimetlerinden istifade edip de, artı hiçbir değer ortaya koyamayan bazı kişilerin, kendilerini anayasanın üzerine çıkarıp halka nizam vermeye kalkması patolojik bir vak’adır. Çocuk ve yetiştirme parası, kira yardımı, işsizlik parası gibi sosyal devletin birçok imkanını kullanıp da Alman devletine “kâfir” yaftasını yapıştırmak, kendileri gibi düşünmeyen herkese savaş açıp şiddet kullanmak akıllara ziyan bir yaklaşım değil mi?

Müslümanların kendi içindeki bu urla başta eğitim yoluyla, halkı bilgilendirerek, bilhassa şiddeti bir yol olarak seçen bütün marjinal gruplara karşı açık bir tavırla mücadele yürütmesi kaçınılmaz. Dışarıya hoş(görülü) görünüp, içeride alabildiğine ceberut bir anlayışla sadece kendimizi aldatırız. Demokrasiyi, insan haklarını, çoğulculuğu, özgürlüğü, hukuk devletini samimiyetle savunarak, gereklerini yerine getiriyor muyuz, getirmiyor muyuz? Çünkü anayasal hukuk normlarıyla herkesin eşit olduğu bir zeminde bir arada güven içinde yaşamanın yolu buradan geçiyor.

26.09.2014 19:30