TAKİP ET

İcra davası hakkında bilgiler

İcra davası belki bilindiği kadar kolay bir süreç değildir. Mahkemede davayı yürütüp kazanmak ayrı bir durum, hakkını elde etmek ayrı bir süreçtir.

Bu haftaki konumuz icra takibine gidildiği takdirde dikkat edilmesi gereken noktalar olacaktır. Alacaklı olan kişi veya şirket icra takibi için başvuruda bulunduğunda, öncelikle masrafları baştan karşılamak zorundadır. Onun için hangi başvuruların yapıldığına dikkat edilmeli.

Neden böyle? Çünkü Alman hukukunda sadece tek bir icra yolu yoktur. İcra takibinin, bankadaki hesaba el koyma, maaşa el koyma, evdeki değerli eşyalara el koyma, mal varlığı hakkında bilgi verme zorunluluğu gibi şekilleri vardır.

İcra takibi için başvuru yapıldığında, karşı tarafın bilgilerinin doğru verilmesi gerekiyor. Aslında çok sıradan olan bir durum bu, fakat küçük bir hatada icra memuru icrayı gerçekleştirmez.

Karşı tarafta yaşanan en büyük problemlerden biri, borçlunun adresinin belli olmamasıdır. Başvuru yapılmadan önce mutlaka adresin doğru olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. İcra memurundan başvuru boş dönerse, tekrar başvuru yapmak zorunda kalınır ve masrafların da yeniden ödenmesi gerekir.

Karşı taraf şirket olursa, şirketin temsilcilerinin veya yöneticilerin adı ve adresi gerekir. Onları önceden öğrenip, başvuruyu yapmanız gerekiyor. Başvuruyu yapmadan önceden isim, adres gibi bilgilerden sonra, elinizde başka ne gibi bilgilerin mevcut olduğuna bağlı olarak icraya gidersiniz.

Mesela borçlunun banka bilgileri veya iş yeri bilgisi varsa, ona göre ‘Banka hesabına el koyma, maaşa el koyma“ başvurusuna gidebilirsiniz. Fakat bunlardan hiç biri yoksa sadece ‘düz icra takibine’ gidersiniz.

Bunun anlamı şudur: İcra memuruna önce isterseniz, ‘Borçlunun evine git ve orada mal varlığını tespit et’ diyebilirsiniz.

Evde neye el konabilinir sorusuna gelirsek, özetle şunu söyleyebiliriz; Günlük hayatınız için önemli olan bütün eşyalara el konulamaz. Ama mesela evde 2 tane televizyon varsa, bir tanesi fazla sayılır ve ona el konulabilir. Ziynet eşyalarının tamamına el konulabilir. Araba sözkonusu olunca, şayet araba iş yerine gitmek için kullanılırsa, el konulamaz. Bunun gibi çok teferruatlı durumlar vardır.

Eğer dediğimiz gibi, ev eşyalarından bir şey elde edilmezse, o zaman icra memuru borçludan ‘mal varlığı hakkında bilgi edinme’ hakkına sahiptir. Bu konuda borçlu olan kişinin, gelir gider durumunu, ailevi durumunu ve iş durumunu bildirmesi gerekir. Bunu yapmak mecburiyetinde. Eğer yapmazsa, mahkeme kararı ile en kötü ihtimalle hapis cezasına çarptırılabilir.

Özetle, alınan bilgilere dayanarak, ona göre icra takibinin hangi usulle (banka hesabına el koyma veya maaşa el koyma gibi) devam edeceğine bakılır.

Bu konuda yine kanuni uygulama vardır. Her insanın yaşaması için belirli miktarda maaş/gelir olması veya hesabında para bulundurma hakkı vardır. Bunun miktarı elbette borçlunun medeni haline de bağlı.

Kaç kere icraya başvurulur sorusuna gelince, kanunen öyle bir sınırlama yoktur. Alacaklı aslında borçlu olan kişiyi istediği zaman icraya verebilir. Fakat her başvuru masraflı olduğu için, bunu iyi düşünmeli.

SORU:

Benim birine borcum var. Borcumun hepsini bir defada ödeyemiyorum. Karşı tarafa borcumu taksitle ödemek istiyorum, kendisine gelirimin yeterli olmadı için en fazla 50 euro taksitle ödeyebileceğimi söyledim, fakat kabul etmedi bunu. Kabul etmek zorunda değil mi?

CEVAP:

Alacaklı kişi, sizin taksit ödeme teklifinizi kanunen kabul etmek zorunda değildir. Geliriniz borcu ödemeye yetmezse bile, bunu karşı taraf yine de yapmak zorunda değil. Nitekim sizinki sadece bir ödeme teklifidir. Kabul edip etmemek alacaklının elinde. Belki haklı olursa icra takibine gider ve sizden gerçekten bu meblağdan daha fazla bir şey alamaz, fakat bu icrada ayrıca hesaplanması gereken bir olaydır.

12.04.2015 21:00