TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Hükümet sözcüsü Seibert 2012 yılında Müslümanların bayramını kutlamış, haberiniz oldu mu?

Önce peşinen belirteyim ki, bu yazı, başlıkta kullandığım ifadenin hikayesiyle ilgili. Başlığı merak etmeyenlerin yazıyı okumasına da gerek yok.

Bayramlarda gözler biraz da devletlulara döner. Hani artık Almanyalı olduğumuzdan acaba cumhurbaşkanımız ve/veya başbakanımız bayram vesilesiyle bir şeyler diyecek mi diye merak ederiz. Elbette siyasetin girdiği her işe biraz çıkar, biraz nifak, biraz da reklamın girdiğini bilmiyor değiliz. Ama yine de ‘yarım elma gönül alma’ şeklinde de olsa devletluların bize ait bir değeri hatırladıklarını görmek insanı rahatlatıyor.

Bayramın birinci günü devletlulardan herhangi bir açıklama gelmeyince acaba gizli bir Kurban Bayramı tebrik mesajı yayınladılar da bizim mi haberimiz olmadı diye merak ettik. Hani başka gazeteciler bizi atlatır ve haber yaparsa biz ne yaparız? Yakında yıllık abone kampanyası başlıyor. Gündemi yakından takip eden bir okur, ‘Alman başbakanı ve cumhurbaşkanı bayram mesajı yayınladı, neden vermediniz?’ derse nasıl cevap veririz acaba?

Olayın bir de Alman vatandaşı olmamızla ilgili bir yönü var. ABD Başkanı Barack Obama ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin bangır bangır tüm Müslümanların Kurban Bayramı’nı kutlarken bizimkilerin sessiz kalması vatandaş olarak gururumuza dokunuyor. Almanya’nın Rusya’dan ve ABD’den nesi eksik? AB’nin patronu dünya ihracat şampiyonu bir ülke nitekim.

Uzun lafın kısası; hem meslek itibarımızı kurtarmak hem de vatandaş olarak devletlulardan tatlı birkaç söz koparmak için federal başbakanlığa ve köşke birer elektronik posta gönderdik. Bildiğiniz gibi birincisinin eski ve yeni sakini Angela Merkel. Bir papazın kızı. İkincisininki ise Joachim Gauck. Papaz. Üstelik ikisi de doğulu. Yani azınlık psikolojisinden anlamaları gerekir.

Elbette istediğimiz bilgiye ulaşmak için yetkilileri telefonla da arayabilirdik. Yetkili derken Merkel ve Gauck’u kastetmiyorum. Onların cep telefonu elimizde yok. Ama onlar adına konuşanlar var. Biz telefon yerine elektronik postayı tercih ettik. Çünkü elimizde yazılı metnin olması önemli. Belge lazım ki haberleştirelim. Ya yapacağımız haber gündem oluşturur, herkes bizim haberi tartışır ve açıklama yapan yetkililer, ‘ben böyle bir şey demedim’ derse?

Neyse. Biz yazdık onlar da cevap verdi. Hem de aynı gün. İşte yazının başlığı o cevaptan alınma. Cevabın konumuzu ilgilendiren bölümün Almancası şöyle: Regierungssprecher Steffen Seibert hat bereits 2012 auf seinem Twitter account  zum Opferfest gratuliert.

Türkçesi: Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert 2012 yılında Twitter hesabı üzerinden Kurban Bayramı’nı kutlamıştı.

Şimdi iki dili iyi bilenlerle tercümenin doğru olup olmadığını tartışabiliriz. Ancak şu bilgiler tartışmasız doğru. Kutlayan: Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert. Söz konusu olan 2012 yılı Kurban Bayramı. Kutlama aracı: Twitter hesabı.

Tabii tekrar yazarak bizim 2012 değil de 2013 yılı Kurban Bayramı ile ilgili bir mesajın, sanal alemde değil de, gerçek dünyada ve hükümet sözcüsü tarafından değil de başbakan veya cumhurbaşkanı tarafından yayınlanıp yayınlanmadığını sormamız farklı bir cevabın gelmesine sebep olmadı. Hikaye burada bitiyor.

Aklıma takılan iki soru ile yazıyı sonlandırayım:
• Bu ülkede uyum zirveleri ve İslam konferansları neden yapıldı?
• Acaba Kurban Bayramı seçimlerden önce olsaydı durum farklı olur muydu?

Geçmiş bayramınız mübarek olsun.

20.10.2013 19:48