TAKİP ET
İsmail Kul

İsmail Kul

Herkesin fiyatı var mı?

Herkesin bir fiyatı var mıdır?

Geçen arkadaşlarla sohbet ortamında bu tür sorular gündeme geldi.

Şöyle ki:

Bugünlerde “Ne olacak bu memleketin hali?“ standart sohbet konulardan biri.

Deutsche Bahn içinde işe gelirken yine konu memleket meselelerine, oradan da havuz medyasına geldi. Orada arkadaşımız Sezai beyin bir uyarısı oldu:

“Onları yargılamamak lazım. Biz onların yerinde olsaydık farklı davranır mıydık?.. Onları yargılarken kişi bunu kendine sormalı..”

Düşündüm, doğru..

O kadar para verilse kim hayır diyebilir? Kaç kişi hayır diyebilir?

İşte bu sözler verimli bir tartışmayı başlattı.

***

Sonra düşüncelere daldım:

Kişi kaç paralık maaş karşısında dik duruşumu koruyabilir..?  Beş bin, bilemedim on bin Euro’luk maaş vicdanın sesini bastırmaya yeter mi?

Sonra kendimi onların yerine koydum. Aslında kafalarında şöyle bir savunma mekanizmasının çalışmaya başladığını tahmin edebiliyorum:

– Para kazanmanın neyi kötü?

– Herkes para kazanma peşinde değil mi?

– Ayağıma gelen fırsatı niye tepeyim? Bu aptallık olmaz mı?

– Hem, çocuklarıma iyi bir gelecek hazırlarım, Amerikalarda okuturum, bunun neyi kötü?

– İyi yaşamak bu memleketin has evlatlarının hakkı değil mi? Hep bu memleketin öz değerlerine tepeden bakanlar mı iyi yaşayacak?

– Hatasız kul olmaz.. Hatamız varsa gideriz hacca temizlenip geliriz..

– Biz dava adamıyız. Bu İslam davası da o kadar büyük ki, bu yolda ufak tefek sürçmelerin lafı olmaz. Ameller niyetlere göredir diye hadis-İ şerif var. Bizim niyetimiz temiz. Bizim niyetimiz bu davayı nihai zafere kavuşturmak, her ne kadar şu olağanüstü dönemde olağanüstü adımlar gerekse, bir miktar rutin dışına çıkmak zorunda kalınsa da..

– Hem.. Atalarımız da böyle yapmadı mı? Devletin bekası için Osmanlı uleması çocuk katline cevaz vermedi mi, padişahlar hac farizasından feragat etmek zorunda kalmadı mı?..

– Ayrıca o kadar kelli felli, güvendiğim alim, bilim adamı, itibar sahibi insan bu davaya sahip çıkıyor, paralel söylemlerini destekliyor ki!.. Hepsi mi yanılıyor?.. Mümkün değil.

– Dememiş miydi peygamber “Benim ümmetim dalalette birleşmez“ diye.. Bazı şeyleri kafam almasa da kesin bizim bilmediğimiz şeyler de vardır..

***

Evet..

Kişi bir defa böyle bir yola girdi mi savunma mekanizması devreye girecektir.

Yukarıdaki gibi niçin öyle davrandığına dair onlarca, belki de yüzlerce bahane üretecek, vicdanının sesini bastıracak, bastırmaya çalışacaktır.

Yukarıdaki soruların cevabına gelince.. Herkesin bir fiyatı var mıdır?

Zor bir konu.

Her insanın bir fiyatı vardır demek zor. Bu sağlam karakterli insanlara hakaret anlamına gelir.

Ama her insanın olmasa da genel olarak insanların bir fiyatı yoktur demek de bence zor. Hayat birçok insanın bir fiyatının olduğunu da gösteriyor.

Ama..

Durum böyle olsa da sonuç değişmiyor:

Çoğu insan zayıf olsa da, yanlışlarını bir davaya fatura ederek vicdanını susturmaya çalışsa da yanlış yanlıştır.

Dolayısıyla:

Tamam.. Havuz medyasında her gün çamur atanları yargılamayalım. Bu insanı tanımanın gereğidir.

Ama bu yaptıkları doğrudur manasına da gelmez. Ahlakı tanımanın, vicdanın sesini dinlemenin gereği de budur.

01.12.2014 19:30