TAKİP ET
Süleyman Bağ

Süleyman Bağ

Her ne kadar Almanlar bunu kabul etmek istemese de

Irkçı saldırılara kurban gidenlerin yakınları çektikleri acıların onlara kazandırdıkları bilgelikle sanki Almanyalı Türklerin vicdanı olmuş topluma sesleniyor, tarihe not düşüyor: Neden bütün bunlar oluyor?

Irkçı NSU terör örgütü cinayet serisinin ilk kurbanı Enver Şimşek idi. Enver Şimşek’in kızı Semiya da aynen 20 yıl önce Solingen’de iki kızı, iki torunu ve bir yeğenini alevlerde kaybeden Mevlüde Genç gibi acısını bağrına basıp dostluk ve barış mesajı vermeye devam ediyor. Doğru da yapıyor. Irkçı saldırılara kurban gidenlerin yakınları çektikleri acıların onlara kazandırdıkları bilgelikle sanki Almanyalı Türklerin vicdanı olmuş topluma sesleniyor, tarihe not düşüyor: Neden bütün bunlar oluyor?

Aslında Alman ırkçılardan gelen kin, nefret ve şiddet, gündelik hayatta yaşanan ayırımcılıklar, devletin ihmalleri en azından ırkçı şiddetin kurban yakınlarında Alman toplumuna karşı kin ve nefretin doğmasına sebep olmalı değil miydi? Belki düz mantığa göre böyle olmalıydı. Bu insanlar Alman toplumuna sırtını dönmeli ve ‘Bıktım usandım sizden. Bizi işçi olarak davet eden, işgücümüzle zengin olan siz. On yıllarca yanlış siyaset takip edip sorunların oluşmasına göz yuman ve sonrada yığın haline gelmiş sorunları çözümsüz bırakan siz. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de sevdiklerimizi, yakınlarımızı öldürüyorsunuz. Yetmez mi çektirdiğiniz acılar?’ gibi hissi tepki verebilirler. Sevdiklerini kaybeden bu insanların bu şekilde duygusal tepki vermelerini de herkes anlayışla karşılar. Ancak ne Mevlüde anne, ne de NSU cinayetine kurban gidenlerin yakınları bu yolu seçmedi.

Semiya Şimşek kitap yazarak çektiği acıları toplumla paylaşmanın yolunu seçti örneğin. Şu sözleri Şimşek Berlin’de yazdığı kitabın tanıtımında sarf etti: “Kitapta senelerce yanlış yapılan hatalar nasıl yapıldı, nasıl böyle bir yabancı düşmanlığı olduğunu ve nasıl insanların bize ırkçılık ve ön yargıyla yaklaştıklarını yazdım. Bu kitabın insanların gözünü açmasını istiyorum. Biz Türk olarak normal insanlardık, hayatımızı yaşıyorduk. Önyargılı muameleyi de hak etmedik.” Semiya Şimsek daha başlamadan tartışmalı hale gelen NSU davası hakkında ise şunları söylüyor: “Bu davayı senelerdir bekliyorduk. İçimizde cevabını hala bulamamış olan sorular var. Bu sorulara cevap verecek tek insan Beate Zschäpe olduğu için konuşmasını çok istiyoruz. Mahkemede nasıl oturacak? En çok da gözlerini merak ediyorum. Nasıl bakacak? Senelerdir içimde taşıdığım sorular var, onları Zschäpe’ye sormak isterdim. Neden benim babamı seçtiler? Onu tanıyorlar mıydı? Kurbanları sadece yabancı oldukları için mi öldürdüler yoksa aralarında bir ilişki olduğundan mı? Cinayetleri işlerken hiç aileleri akıllarına geldi mi? Aileler hakkında bir düşünceye sahip oldular mı? Nasıl bu kadar çok sene hiç göze batmadan yaşayabildiler?”

Enver Şimşek’in kızı asıl dikkat çeken sözleri ise sonunda söylüyor: “Alman devletine önceden güvenim vardı, ama artık kalmadı. Fakat insan yaşadığı ülkeye tekrar güvenmek istiyor.Ben burada doğdum, burada okula gittim, burada üniversiteyi bitirdim. Vatanımız Türkiye desem yalan olur. Vatanımız Almanya. Her ne kadar bunu Almanlar kabul etmek istemese de…”

NOT: Stuttgart yakınlarındaki Backnang kasabasında bir binada çıkan yangın sonucu aynı aileden 8 Türk’ün yaşamını yitirdiği bilgisini ajanslar geçti. Ölen bir anne ve 7 yavrusu. Şimdiye kadar yetkililerden yangının arkasında herhangi ırkçı bir kundaklamanın olduğu doğrultusunda açıklama gelmedi. Hassas bir konu. Olayın tam aydınlatılarak geride herhangi bir şüphenin kalmaması, sadece yangında ölenlerin yakınlarının değil kamuoyunun da en büyük beklentisi. Ölenlere Allah’tan rahmet, geride kalan yakınlarına ise sabır diliyorum.

11.03.2013 11:43