TAKİP ET

Göçmenler – Terimler – Ders Modelleri 

Son aylarda, Alman eğitim sistemine katılan mülteci öğrencilerin sayısında ciddi bir artış gözlenirken, toplumda konuşulan dillerin okul müfredatı çerçevesinde de okutulması çağrıları yeni ivme kazandı. Bu istek, yıllardan beri Türkiye kökenli göçmenleri temsil ettiğini iddia eden birçok STK’nın da ajandasında bulunuyor: En son Almanya’nın Hessen eyaletinde Türkçenin genel ders programına alınmasına yönelik eyalet hükümetine çağrı yapıldı.

Söz konusu – Türkçe adına şüphesiz sevindirici – gelişmeler yaşanırken, bir kavram kargaşası da oluşuyor. Konu, politik anlamda çok ciddi olduğu için, hata kaldırmıyor… Türkçenin Alman eğitim kurumlarında okutulmasına dair, aktüel üç başlık kullanılıyor: Muttersprachenunterricht | Anadili Dersi – Herkunftssprachenunterricht | Kökendili Dersi – Fremdsprachenunterricht | Yabancı Dil Dersi.

Muttersprachenunterricht | Anadili Dersi

Anadili dersleri, 1980 yılından itibaren, değişik eyaletlerde, Avrupa Ekonomik Topluluğu’nun göç alan ülkelere, 1977’de göçmenlerin kültürlerini ve dillerini korumaya yönelik programlar geliştirmeleri yolundaki yaptığı çağrı doğrultusunda, “Konsolosluk Dersi Modeli” olarak verilmeye başlandı. Almanya’nın değişik eyaletlerinde bu ders modeli uygulamaya konuldu. Dersin öğretmenleri ve müfredatı, göçmenlerin geldiği ülkelerin diplomatik temsilcilikleri tarafından sağlanıyor. T.C. Berlin Büyükelçiliği Eğitim Müşavirliği’nin verdiği rakamlara göre, Almanya’da şu anda 477 öğretmen bu çerçevede “Türk Dili ve Kültürü” dersleri veriyor.

Dersin hedefi, göçmen kökenli öğrencilerin kültürlerini ve dillerini unutmamaları; aileleriyle geri dönüş yaptıklarında, geldikleri ülkenin eğitim kurumlarına adapte olmalarını sağlamaktır. Burada vurgu, göçmenlik olgusundan ziyade, anadilin göç sürecinde de mümkün olan en iyi seviyede öğrenilmesidir. O nedenle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu ders modeline ciddi anlamda personel istihdam ediyor ve kaynak ayırıyor.

Herkunftssprachenunterricht | Kökendili Dersi

1980’li yılların ortalarından sonra; Kuzey Ren-Vestfalya, Bavyera, Hessen, Aşağı Saksonya ve Rheinland-Pfalz gibi göçmenlerin yoğun yaşadığı eyaletler, toplumun çokkültürlü ve dilli yönde geliştiği konusunda birleşip, göçmenlerin kültürlerini ve dillerini unutmamaları için, okullara kendi kökendili dersini koydular. Bu doğrultuda, anadili derslerinin yerini “kökendili dersleri” aldı ve bunun için müfredat hazırlandı. Dersler, Bavyera’da olduğu gibi, Konsolosluk öğretmenleri ve/veya eyaletlerin eğitim bakanlıklarına bağlı kadrolu Türkiye kökenli öğretmenler tarafından veriliyor.  Dersin hedefi, göçmenlik olgusuna vurgu yapıp, göçmen kuşakların kökendilini unutmaması sağlamaktır. Dersler, genelde öğleden sonra veriliyor ve öğrencilerin – akademik bir dil düzeyine erişmelerinden ziyade – yeterli düzeyde kökendilinde okuma-yazma ve konuşma becerilerinin geliştirmesine odaklanıyor.

Fremdsprachenunterricht | Yabancı Dil Dersi

Türkçe, günümüzde beş eyalette yabancı dil statüsünde – hatta Abitur’a kadar – seçilebiliyor. Bunun için, eyaletler bazında hazırlanmış ders müfredatları mevcut olmakla birlikte, belirli bir (akademik) dil düzeyi hedefleniyor.

Sözü edilen ilk iki modelin tersine, yabancı dil dersine, ilgi duyan bütün öğrenciler katılabiliyor. Dersi verebilecek öğretmenler şu anda sadece Duisburg-Essen Üniversitesi Türkistik Enstitüsü’nde yetiştiriliyor.

Bu model, Türkçeyi göçmenlik olgusundan çıkarıp, toplumun itibar atfettiği diller düzeyine çıkarıyor ve ona katma değer (prestij) yüklüyor. Sertifika (ders notu) verildiğinden, meslek eğitimi ve akademik eğitim için de ayrıca önem kazanıyor.

Özetle: Göç tarihi ilerledikçe, Alman toplumunda göçmenlere ve dillerine yönelik tutum da değişiyor. Bu bağlamda, kısaca sözü edilen dil dersi modelleri, göçmenlik tarihinin değişik aşamaları olarak okunabilir. Üç model, birbirine tezat gibi dursa da göçmen dillerinin eğitim sistemindeki konumunu güçlendiren modeller olarak anlaşılmalıdır… mail@havvaengin.de

05.01.2016 16:39