TAKİP ET

“Akıllı” olayım derken, sağlığınızdan olmayın – Ditijal medya araçlarının sağlık üzerindeki etkisi

Amerika Birleşik Devletleri’nde NTP –National Toxicology Program– adı altında, bilim insanları, laboratuar farelerini, iki yıl boyunca, her gün dokuz saat, cep telefonlarının da salgıladığı ışınlara/elektromanyetik dalgalara maruz bırakıp, etkilerini ölçtü. Sonuç olarak, özellikle erkek farelerde –ışına tabi tutulmayan farelerle kıyaslandığında– dikkat çekici bir şekilde beyin ve kalp tümörü oluştuğu saptandı.

Önümüz bayram ve eminim, birçok ebeveyn –yoğun istek üzerine– çocuğuna bir dijital medya aleti (akıllı telefon, tablet, oyun konsolu) alacak. Dijital aletler ve mobil araç-gereçler, modern hayatın vazgeçilmez bir parçası oluverdi. Gündelik hayatta bilgiye ulaşmak için, kolaylık sağlıyorlar. Önemli olan, onları doğru şekilde kullanabilmek..

Dijital medya araçlarının arkasında, öncelikleri ürünlerini büyük sayıda tüketiciye ulaştırabilmek amacındaki uluslararası büyük şirketler bulunuyor. Bu bağlamda, yeterince dile getirilmeyen konuysa, dijital mobil medya araçlarının insan sağlığına ve özellikle çocuk sağlığına etkileri. Yıllardan beri konuya yönelik ciddi çalışmalar yapılıyor; ama ne hikmetse, araştırmaların sonuçları geniş tüketici kitleleri tarafından istenilen şekilde dikkate alınmıyor.

2005 yılında İngiltere’de ‘National Radiological Protection Board NRPB’nin yaptığı araştırmalar sonucunda, cep telefonlarının sakıncalı düzeyde ışın/elektromanyetik dalga saçtığı saptanmış ve ebeveynlere çocuklarına bu araçları vermemeleri öğütlenmiş. Aynı yıl, Viyana Tabipler Odası da cep telefonuyla konuşmanın sağlığa etkileri üzerine 10 maddelik bildiri yayınlayıp, 16 yaş grubu çocuk ve gençlere, mecbur olmadıkça, bu aletlerle konuşmamalarını tavsiye etmiş. Fransa’da 2009 yılından beri, Halk Yüksek Eğitim kurumlarında akıllı cep telefonlarının kullanımı yasaklanmış durumda; 2010 yılından itibaren 14 yaş altı gençlere hitabeden, cep telefonu reklam kampanyalarına izin verilmiyor.

En ciddi uyarı 2011 yılında Dünya Sağlık Örgütü–WHO tarafından yapılıyor. Örgüt, mobil telefon sistemlerinin (örneğin WLAN, DECT, Bluetooth vs.) insan sağlığına olumsuz etki yaptığına dikkat çekiyor ve potansiyel kanserojen özellikler taşıyabileceğinin altını çiziyor. Bu yönde yapılan en aktüel araştırmanın sonuçları Nisan 2016’da yayınlandı. Amerika Birleşik Devletleri’nde NTP –National Toxicology Program– adı altında, bilim insanları, laboratuar farelerini, iki yıl boyunca, her gün dokuz saat, cep telefonlarının da salgıladığı ışınlara/elektromanyetik dalgalara maruz bırakıp, etkilerini ölçtü. Sonuç olarak, özellikle erkek farelerde –ışına tabi tutulmayan farelerle kıyaslandığında– dikkat çekici bir şekilde beyin ve kalp tümörü oluştuğu saptandı.

Konuya eleştirel yaklaşan uzmanlar, hayvanlar üzerinde yapılan deney sonuçlarının, insanlara aktarılamayacağını belirtse de bir gerçek var: O da mobil haberleşme sistemlerinin ışınlarının yaşayan hücrelerde ciddi tahribata yol açtığı.

Nisan 2016’da İsrail’in Hayfa Belediyesi, şehirdeki bütün okullarda ve anaokullarda kablosuz mobil haberleşme sistemlerinin kullanımını yasakladı. Gerekçe olarak, bu sistemlerin yaydığı ışınların çocuklar üzerine etkisinin olumsuzluğuna yönelik yoğunlaşan şüpheler olduğu belirtiliyor. Bu bağlamda, Almanya’da da “Bundesamt für Strahlenschutz” veya BUND (Bund für Umwelt und Naturschutz – Çevre ve Doğa Koruma Birliği) gibi ciddi kurumlar tarafından yapılan çalışmalar sonucu, kullanıcılara önemli tavsiyelerde bulunuluyor: Özellikle BUND – Çevre ve Doğa Koruma Birliği velilere, küçük çocuklarını mümkün olduğunca kablosuz mobil haberleşme sistemlerini kullanan dijital medya araçlarından uzak tutmalarını öğütlüyor; zira, son yıllarda bu aletleri yoğun kullanan çocuklar arasında baş ağrısı, konsantrasyon bozukluğu ve görme bozukluklarının arttığı görülüyor. Gerekçe olarak, gelişim sürecinde olan çocukların, kafatası kemiğinin, büyüklere göre daha ince olduğu; elektromanyetik dalgaların daha hızlı ve geniş bir şekilde çocuk beynine intikal edip, fonksiyonlarını olumsuz şekilde etkilediği ileri sürülüyor. Bunun yanısıra yapılan başka tavsiyeler şöyle: Sekiz yaşından küçük çocuklara kesinlikle akıllı telefon alınmaması ve kullandırılmaması; daha büyük çocukların mümkün olduğunca bu aletlerle çok kısa konuşmaları ve kesinlikle aletleri üzerlerinde taşımamaları… mail@havvaengin.de

04.07.2016 11:51