TAKİP ET
Muhammet Mertek

Muhammet Mertek

Gerçekten son kararın mı?

Her gün birçok şey için karar veririz. Farklı seçeneklerden biriyle karşı karşıya kaldığımız anlar az değildir. Bazen bir kararımız hayatımızı derinden etkiler. Doğru da olabilir, yanlış da. Ya acı acı bedelini öder ya da bir ömür boyu şükür vesilesi ederiz.

Karar vermek neticede bir tercih. Biyografimiz büyük ölçüde hayat boyu verdiğimiz karar ve tercihlerimizle şekillenir. Arkadaş çevremizden zararlı ya da faydalı alışkanlıklara kadar tercihlerimizin zebunu olmadığımızı kim iddia edebilir? Arkadaşlık için birini tercih ederiz, ama o da meslek seçimimizde veya kötü/iyi alışkanlıklar karşısında bizim tercihimizi etkiler. Yani karar ve tercihlerimiz karşılıklı etkileşimle hayat bulur. Gençlerimiz arkadaş çevresine, insanî ilişkilerine, kimin yönlendirdiğine niçin dikkat kesilmeli, işte sebebi…

Bir de başka insanları doğrudan etkileyen kararlarımız var ki, ciddi sorumluluk ister. Mesela ebeveynin kararı çocuklarını, öğretmeninki öğrencilerini, doktorlarınki ise hastalarını… Her karar aslında bir riski de içinde barındırır. Riski minimize etmenin yolu ise belli: Karar vermeden önce iyi düşünmek, doğru karar vermek için sağlıklı donanıma sahip olmak. Hele hele stres altındayken, travma hali yaşarken, âni reflekslerle, kızgınlık halet-i ruhiyesinde karar vermek, ateşe körükle gitmek kadar tehlikeli neticeler doğurabilir.

Psikologlara göre karar verme durumlarında beyin ilk saniyelerde evvela tanıdık gelen veya bildik alternatifleri tarıyor. Yani insanlar neyi iyi biliyorsa, araştırmışsa tercihlerini ona göre daha rahat kullanabiliyor. Gelirine göre kira yardımı alındığını bilmeyen biri imkânları dahilinde sobalı, basit bir evde oturmayı tercih eder. Fakat kirasının yarısını yardım olarak alma hakkı varsa kaloriferli, daha kullanışlı bir eve çıkar. Hakları ve alternatif imkânları tanımak tercih değişimine vesile oluyor.

Bilhassa geleceklerini kurgulayan öğrencilerin okul zamanlarında, iş hayatını düşünenlerin bir işe atılmadan önce, evlenecek genç insanların eşlerini seçmede baştan etraflıca düşünüp bilinçli karar vermeleri kendi menfaatlerine. Bazı kararlar vardır, insanın bütün hayatını etkiler, bazıları boşu boşuna zamanlarını berbat eder, bazıları ise gereksiz yere sıkıntılara gark olur.

Doğru karar vermede başkalarına danışmak da önemli bir esas. “Benim aklım yok mu?” gibi bencilce davrananlar genellikle bir yerlere öyle tosluyorlar ki, güzelim hayatlarını kendi elleriyle zehir edebiliyorlar.

Karar verirken akıl ve duygular karşı karşıya gelebiliyor. Bu durumda akıl devre dışı kalırsa duygular istediği gibi at koşturabilir. Burada tercih edilecek şeyin olumlu ve olumsuz yanlarının, avantaj ve dezavantajlarının tartılması bir ipucu verebilir. Gençlerde duygusal veya başını sonunu düşünmeden karar verme riski ağır bastığından başkalarının tecrübelerine başvurmaları faydalı olur.

Tabii böyle söyleyince bazıları hemen şu görüşü ortaya atıyor: Gençlerin de tecrübe etme hakları yok mu, insan hatalarından da öğrenir vs.. Elbette hatasız kul olmaz. Fakat hataları en aza indirgeyebilir. Amerika’yı yeniden keşfetmeye çalışmak, hem zaman kaybı hem de boşa çaba değil mi? Demem o ki, karar verilecek hususun önceden iyi araştırılması, başkalarının tecrübelerinden istifade edilmesi, bir değerler süzgecinden geçirilmesi en azından ibrenin doğru istikamete dönmesini sağlar.

Kararlarımızı aceleciliğe kurban etme gibi bir riski de hatırlatalım. Kararı bazen yarına, ileriki bir zamana ertelemek de doğruyu yakalama adına yerinde bir yaklaşım. Bilgi topladıktan, üzerine bir gece geçirdikten sonra sakin kafayla tekrar değerlendirmek gibi. Ya her şeye rağmen yanlış karardan sonra ne yapacağız? Zararın neresinden dönülse kârdır, deyip önümüze bakacağız.

Velhasıl herkes kendi hayatının kararını veriyor. Sonuçlarına herkes kendisi katlanacağına göre en akıllıca adım, baştan iyi düşünmek, doğru kararlar vermede gerekli kriterlere uymak. Nihayetinde mutlu, başarılı bir hayat, tercihlerimizi doğru ve yerinde kullanmaktan geçiyor.

22.05.2015 20:30