TAKİP ET

Facebook nefret suçlarının üzerine gitmezse yeni düzenlemeler gelebilir

Federal Adalet Bakanı Heiko Maas, Facebook’u halkı kin ve nefrete tahrik eden paylaşımların üzerine söz verdiği halde gerektiği ölçüde gitmemekle suçladı ve Avrupa çapında yeni düzenlemeler getirmekle tehdit etti. Hukukçular ise, son günlerde özellikle Hizmet Hareketi mensuplarına karşı işlenen nefret suçlarını çekinmeden polise ihbar etmelerini istiyor.

Sosyal medya üzerinden yürütülen nefret söylemleri dünya çapında önemli bir sorun haline geldi. Facebook ise bu konuda verdiği sözleri tutmadığı için başta Almanya olmak üzere birçok ülkede eleştiriliyor. En son Almanya Federal Adalet Bakanı Heiko Maas, Facebook’u konuyla ilgili olarak verdiği sözleri tam anlamıyla tutmamakla suçladı ve konuyla ilgili bir düzenleme getireceği uyarısında bulundu.

Maas, Facebook’un Berlin ve Londra’daki üst düzey lobi yöneticilerine mektup yazdı ve geçen yıl kurulan çalışma grubunda (Task Force) verilen halkı kışkırtıcı nefret söylemlerinin paylaşılmasını azaltmakla ilgili olarak verilen sözlerin tümüyle tutulmasını istedi. Mektupta, “Çabalarınızın sonucu bugüne kadar çalışma grubunda birlikte sözleştiğimizin çok gerisinde kaldı” eleştirisine yer verildi.

Facebook’un hala çok az, çok yavaş ve sıklıkla da yanlış paylaşımları sildiğine dikkat çeken bakan, kullanıcıların problemli paylaşımları ile ilgili ihbarların çabuk ve itina ile işleme alınmasını istedi. Maas, aksi takdirde Avrupa çapında bir düzenleme getirilebileceğini söyleyerek Facebook’u uyardı. Nefret söylemlerinin toplumsal barış için önemli bir tehlike içerdiği konusunda AB’li meslektaşlarıyla hemfikir olduğunu anlatan bakan, “Sosyal medya şirketleri sorumluluklarını ne kadar iyi bir şekilde yerine getirirlerse, başka düzenlemelere olan ihtiyaç da o derece azalır” ifadesini kullandı. Maas geçtiğimiz eylül ayında Facebook’tan halkı kin ve nefrete tahrik eden paylaşımlarla ilgili ihbarları Alman hukukunun gereği olarak 24 saat içinde gözden geçirmekle sorumlu kılmıştı.

14-59 YAŞ GRUBUNUN YÜZDE 77’Sİ MAĞDUR

Almanya’da internetteki kin ve nefretin mağduru olanların sayısı bir hayli yüksek. Bir araştırmaya göre 14-59 yaş grubundaki mağdurların oranı yüzde 77’yi buluyor. Bu yüzden devletin yetersiz kaldığı bu sorunun üzerine giden sivil toplum örgütleri var. Bunlardan biri de #NoHateSpeech Movement adlı hareket. Bu hareket, mağdurların yalnız olmadığını göstermek için susmak yerine kin ve nefreti tahrik edenlere karşı atağa geçmeyi hedefliyor

NEFRET SUÇU MAĞDURU OLAN HİZMET GÖNÜLLÜLERİ POLİSTEN YARDIM İSTEYEBİLİR

Son günlerde internetteki kin ve nefretin en büyük mağdurları arasında Hizmet Hareketi mensupları geliyor. Darbe girişimi sonrası Almanya’da ve bazı Avrupa ülkelerinde bazı kurumlara ve şahıslara yönelik yapılan saldırı, hakaret, nefret söylemleri ve kışkırtmalarla ilgili hukukçular ve polis uyarıyor. Bu tarz tepkilere maruz kalan bütün vatandaşlar polisi arayıp yardım isteyebilir. Almanya’da her yerden 110 acil durum telefon numarası aranıp polise ulaşılabiliyor. Almanya’nın yetkili makamları kışkırtmalardan haberdar. Gerekli yardımları yapacaklarını da duyurmuş durumdalar. Vatandaşlar çekinmeden gerekli makamlara şikayetlerini bildirebilir.

Bu konuda Zaman’ın görüşlerine başvurduğu birçok hukukçunun ortak açıklaması şöyle: “Demokratik yollarla yönetime gelen hükümetleri ve meclisleri demokratik olmayan yollarla devirmeye teşebbüs etmek suçtur. Bunu hiçbir demokratik ülke veya toplum kabul edemez. Böyle bir girişimde bulunanlar tespit edilerek yargılanır ve en ağır şekilde cezalandırılırlar. Ancak, demokratik yönetimlerde ve hukuk sistemlerinde yargısız infaz da yasaktır. Suç işlediği şüphesiyle bir kişi bağımsız mahkemelerce yargılanmadan ve mahkûm edilmeden suçlu ilan edilemez, ceza uygulanamaz. Mahkûm olana kadar o kişi masumdur. Bu kural aynı zamanda toplumsal barışı sağlayan bir evrensel hukuk kuralıdır. Aksine hareket edenler kim olursa olsun suç işlemiş olur. Yine her demokratik hukuk sisteminde nefret söylemleri de yasak ve suçtur. Bu evrensel hukukta, özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde insanlık suçu sayılmıştır. Hele toplumu, bir kişiyi milliyeti, dini, meşrebi,  mezhebi, dünya görüşü veya bir gruba aidiyeti dolayısıyla hedef gösterip tahrik ederek nefret söyleminde bulunulması daha da ağır bir suçtur. Dolayısıyla Türkiye’de olduğu gibi içerisinde yaşadığımız ileri demokrasi uygulayan ülkelerde bu nefret söylemlerine uyarak yargısız infaz yapmak, kişi ve kurumlara bedeni ve maddi zarar vermek suçtur. Bunlar asla tasvip edilemez, hoşgörü ile karşılanamaz. Mağdur olanlar, suç olan şiddet ve nefretle hareket etmeden hukuk sistemi içerisinde gerekli girişimlerde bulunarak haklarını aramalıdır. Unutmamak gerekir ki, hukuk herkese lazımdır ve toplumsal barışı sağlayan en güzel yoldur.” ESAT SEMİZ BERLİN

Richard Allen (r), Manager of Policy bei Facebook Europe, und Bundesjustizminister Heiko Maas (SPD) geben am 14.09.2015 in Berlin nach ihrem Gespräch eine Pressekonferenz. Thema der Unterredung war die Möglichkeit, rassistische Inhalte in dem sozialen Netzwerk zu löschen. Foto: Soeren Stache/dpa +++(c) dpa – Bildfunk+++ | Verwendung weltweit

18.07.2016 17:55