TAKİP ET
Ebu Abdurrahman

Ebu Abdurrahman

Uganda hatıraları

Mustafa İnce amcam, e-mail ile bir hatıra yazıp göndermiş. Ben de bu enterasan hatırayı sizinle paylaşmak istiyorum:

Uganda‘ya ilk defa 1997 yılında Ahmet Şahin Bey okul açmak için gidiyor. İlk önce bir ev kiralanıp 20-30 civarında öğrenci ile eğitime başlanıyor. Daha sonra Uganda‘da yaşayan hayırsever bir Türk vasıtasıyla şu anda içinde erkek lisesi olan 110 dönüm arazi çok ucuz bir fiyata satın alınıyor. Sene 1999 okulun maddi desteği Türkiye‘den gelmektedir ama çok sıkıntı vardır. Ahmet Bey, Uganda eğitim sisteminde yaygın olduğundan yurt binası yapıp yatılı öğrenci almak istemektedir ama para yoktur.

Bu arada liseye bir iki öğretmen ile beraber iki üniversite öğrencisi okumak için gelir. Bu iki öğrenci bir taraftan üniversiteye devam ederken okulda kalarak aynı zamanda belletmenlik de yapmaktadırlar. Bu iki arkadaş Amerika‘da bir üniversite ye kayıt başvurusu yaparlar ve kabul edilirler. Heyecanlı bir şekilde hocalarına bilgi vermek isterler. Konuyu Ahmet hocaya açıkladıklarında beklenmedik sert bir tepki görür ve şaşırırlar. Aslında onlar konuyu açınca Ahmet hocanın aklına parlak bir fikir geldiğinden bilinçli olarak sert tepki göstermiştir. Kendilerine istişare etmeden izin almadan Amerika‘ya üniversiteye başvurdukları için ve gitmek için izin istemelerinden dolayı uzun bir nasihat eder ve cok kızar. Tam iki kafadar yaptıklarından dolayı nerdeyse bin pişman olup vazgececekken Ahmet hoca bu seferde aniden yumuşak bir şekilde şunu söyler: Madem gitmek istiyorsunuz bir şartım var. Biliyorsunuz ki biz yurt binası yapmak istiyoruz ama paramız yok.Sizin gittiğiniz yerde zengin insan çok eğer yurt için para bulabilirseniz size hakkımı helal ederim. Aksi takdirde hakkım sizde kalır der. Çaresiz bizim öğrenciler kabul ederler ama kendilerini de ciddi bir sıkıntı alır. Amerika‘ya gidince her ortamda bu yurt meselesini açarlar. Gene bir gün bir esnafa konuşurken esnaf olan kişi şöyle der. Geçenlerde yaşlı sakallı mübarek biriyle tanıştım. Sanırım varlıklı da birisi idi isterseniz ona bir gidelim bakarsınız yardımcı olur der. Böylece o kişi ile telefonla randevu alıp giderler. Konuyu açarlar. O zat size ne kadar para lazım ve nasıl ödenmesi gerekiyor diye sorar. Talebeler çok ciddi heyecana kapılırlar. Uganda‘ya haber verilir. Ahmet hoca da çok sevinir.100 bin dolar para lazımdır ve aylık 20 bin dolar ödenirse bu iş olur derler. O kişi bunu kabul eder. Para Uganda‘ya aylık gitmeye başlar ve yurt inşaatı hızlı bir şekilde yapılmaya başlanır. Ancak evdeki hesap çarşıya uymaz. Para tamamlanır ama yurt bitmez. Bunun üzerine Ahmet hoca öğrencileri arar. Kendilerine teşekkür eder dua eder ve durumu anlatır. Biraz daha para lazım der. Öğrencilerde bu hayırsever kişiye tekrar müracaat etmeye karar verirler. Önce telefon açarlar randevu için ancak böyle bir telefon kayıtlı değil cevabını alırlar. Madem öyle adresine gider bizzat görüşürüz derler. Ama gittikleri adreste büyük bir sürpriz kendilerini beklemektedir. Adres doğru olduğu halde ne öyle bir mekan nede öyle bir şahıs o adreste hiç olmamıştır.

28.04.2016 21:03